Genel 26 HAZİRAN 2008 / 13:53

Sayısal yaşama keyif ve kalite katmak

BenQ Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika’daki Bölgesel Pazarlama ve Satış Operasyonlarından Sorumlu Başkanı Adrian Chang geçtiğimiz günlerde ülkemizi ziyaret etti. Kendisiyle yaptığımız sohbette bizi BenQ’nun faaliyetleri, tasarım çalışmaları, yeni teknolojilere olan yaklaşımları ve şirketin gelecek planları hakkında bilgilendirdi.

BenQ Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika’daki Bölgesel Pazarlama ve Satış Operasyonlarından Sorumlu Başkanı Adrian Chang geçtiğimiz günlerde ülkemizi ziyaret etti. Kendisiyle yaptığımız sohbette bizi BenQ’nun faaliyetleri, tasarım çalışmaları, yeni teknolojilere olan yaklaşımları ve şirketin gelecek planları hakkında bilgilendirdi.



BenQ’nun tarihçesi ve çalışmaları hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

 

BenQ’nun tarihi aslında 1984 yılına dayanıyor. Şirket Acer’ın yan kuruluşlarından biriydi ve OEM üretimi yapıyordu. Zamanla PC çevre ürünlerine yöneldi ve Aralık 2001’de kendi markasını çıkarmaya karar verdi. BenQ bir kısaltma ve açılımı “Bringing Enjoyment and Quality to Life” (Hayata Keyif ve Kalite Katmak). Geçmişte bilişim teknolojileri sektörüne kurumlar ivme veriyordu. Kişisel bilgisayarların ortaya çıkmasıyla birlikte ofis verimliliği arttı. Son yıllarda sektörün bireysel tüketiciler tarafından yönlendirildiğine tanık oluyoruz. Her gün daha fazla birey teknolojiyi yaşam tarzının bir parçası olarak kabul etmeye başlıyor. Bu yüzden BenQ markasını sayısal yaşam tarzı kavramı dahilinde konumlandırdık. Pazarda kurumsal rengi mor olan tek markayız belki de. Bunun ilginç bir öyküsü var. Geçmişte kurumsal bilişim pazarına logoları mavi olan şirketler hakimdi diyebiliriz. Bu yüzden maviyi kurumsal renk olarak kabul edelim. İster elektronik ister otomotiv olsun, bireysel tüketici pazarına hitap eden şirketlerin logolarına dikkat edin. Genellikle kırmızı renktedirler. BenQ ise sayısal yaşam tarzı felsefesine yönelik tasarımlar yapan, “Aslolan Keyiftir” sloganını kullanan bir şirket. O yüzden bu iki kavramı da kendisinde buluşturduğu için iki rengin karışımını kullanmayı tercih ettik.

 

BenQ’nun Ar-Ge ve tasarıma yaklaşımını değerlendirir misiniz?

 

BenQ Şirketler Grubu’nun bir üyesiyiz. Grup 2007’de yaklaşık 22 Milyar dolar ciro yaptı. Bu cironun yüzde 4’ünü Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Bünyesinde tasarım ofisi bulunan az sayıda firmadan biriyiz. 180’den fazla tasarım ödülü aldık. Tasarım merkezimiz, daha önce Porsche Design tasarım ekibinde de çalışmış Tayvanlı tasarımcılardan biri tarafından yönetiliyor. Kendimizi bireysel tüketici markası olarak konumladığımız için tasarıma önem veriyoruz. Bireysel tüketiciler kişiselleştirilmiş ürünler istiyorlar ve tasarımı da üründen alacakları keyfin bir parçası olarak düşünüyorlar. Teknoloji tarafına baktığımızda her üründe az çok aynı işlevselliği görüyoruz. Biz ürünlere daha çok duygu katılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden tasarım markamızda ve ürünlerimizde anahtar özelliklerden bir haline geldi. Bunun için de belli sayıda tasarımcı istihdam etmek durumundayız. Ayrıca bir çok tasarım eviyle de yakın ilişki halindeyiz.

 

BenQ bilişim, iletişim ve tüketici elektroniği alanlarının üçünde de faaliyet gösteriyor. Günümüzde hangi pazar daha ön planda?

 

Aslında çekirdek teknoloji olarak iki alanda faaliyet gösteriyoruz. Mobil bilişim ve görsel teknolojiler odaklandığımız ana alanlar. Birincisi görsel teknolojiler ya da ekran teknolojileri. Burada TFT LCD ekranlar ve projektörlerdeki optik parçalardan bahsediyoruz. Bu alanda grup şirketleri içinde çok yatırım yapıyoruz. TFT LCD ekranlar için son yirmi yılda 7 milyar dolardan fazla yatırım yaptık. BenQ Grup bünyesindeki AU Optronics dünyanın bir numaralı LCD panel üreticisi. Günümüzde neredeyse her elektronik cihazda büyük veya küçük, ekran var. Dünyadaki her dört sayısal fotoğraf makinesinden birinin LCD ekranı BenQ üretimi. Cep telefonlarında da yüzde 10 pazar payımız var. Dizüstü bilgisayar ve TV gibi büyük ekranlarda da pazarda önemli bir yere sahibiz. Görüldüğü gibi görsel teknolojiler odaklandığımız çok önemli bir alan. Günümüzde mobilite günlük yaşamda yerini almış durumda. Mobil bilişim ve iletişim ürünleri insanlara hem işlerinde hem de özel hayatlarında büyük kolaylıklar sağlıyor. Bu küçük cihazlarda 200’ü aşkın parça bulunuyor. Bu parçaları küçük bir cihazda bir araya getirmek, uzun pil ömrü ve yüksek bilgi işleme gücü kazandırmak minyatür tasarım teknolojileri gerektiriyor. Ürünlerimizi tasarlarken bu teknolojilerden de yararlanıyoruz. Bu sayede kullanıcılara hareket özgürlüğü sunan küçük ve ince dizüstü bilgisayarlar ile cep telefonları üretebiliyoruz. Ürünlerimizin her parçasını kendimiz üretmemiz mümkün değil. Ancak anahtar parçaları üretebiliyoruz. Örneğin; projektörlerde hayati öneme sahip optik motoru kendi üretebilen birkaç şirketten biriyiz. Bununla birlikte projektör ampulü için Osram gibi üreticilerle işbirliğine gitmek durumundayız. Bir şirketin ürünlerinin tüm parçalarını kendinin üretmesi maliyet açısından çok da anlamlı değil. Ancak anahtar bileşenleri üretebilmek de son derece önemli.

 

Dünyada hangi bölgelerde, ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

 

BenQ küresel satış operasyonları Asya Pasifik/Orta Doğu/Afrika, Çin, Kuzey Amerika, Latin Amerika ve Avrupa olmak üzere beş bölgeye ayrılmış durumda. Bu ayrımın nedeni tabii ki her bölgenin ayrı tüketici profiline sahip olması. Ürünlerimizi tasarlarken bölgenin tüketici profilini, müşteri ihtiyaçlarını göz önüne alıyoruz. Özellikle Asya Pasifik ve Avrupa pazarları şu anda bizim için önemli konumdalar. Bazı bölgelerde belli ürünler satılmıyor. Örneğin; TV Amerika, Avustralya ve Singapur hariç, dünyada en yüksek gümrük vergisine sahip ürünlerden biri. Ülkeye bağlı olarak TV vergi oranı yüzde 30 ila 50 arasında değişiyor. TV gibi ürünlerin bilişim ürünlerinden yüksek vergiye sahip olmasının nedeni şu: Bilişim ürünleri ithal edildiğinde ülkede çalışma ve eğitimde verimliliğinin artırıldığı düşünülüyor. Çoğu ülkede bilişim ürünleri ithalatında vergi alınmıyor. TV ise eğlence ürünü olduğu için yüksek vergiye sahip. Bu ülkelerde TV satmak istiyorsak ya fiyatları yüksek olacak ya da o ülkede üretim yapmalıyız. Bu yüzden aralarında Türkiye’nin de olduğu bazı pazarlara LCD TV ürünlerimizi sunmuyoruz. Bununla birlikte ülkenizdeki yerel üreticilere TFT LCD panel tedarik ettiğimizi de vurgulayayım.

 

OLED ve dokunmatik ekranlar gibi yeni nesil teknolojiler üzerine ne gibi çalışmalarınız var?

 

Bu alanlarda da uzun süredir çalışmalarımız var. Aslında yaklaşık dört yıl önce OLED cep telefonu ekranını pazara sunan ilk markayız. Mayıs ayında Taipei’de 106 cm genel amaçlı dokunmatik ekranımızı tanıttık. Yakın bir gelecekte caddelerdeki büyük reklam panolarının LCD ekranlarla yer değiştireceğini öngörüyoruz. Bu ekranlar da dokunmatik olacaklar. Böylece dış mekanlarda etkileşimli reklam çağı başlayacak. Teknoloji tarafında biz buna hazırız. Ancak uygulamalar da önemli. Uygulamalar yaygınlaştığında ve teknoloji ucuzladığında biz de seri üretime geçebiliriz. LED ekranlar da gündeme oturmuş durumda. Ayrıca, özel bir gözlüğe ihtiyaç duymayan 3 boyutlu TV de gelişiyor. Öncelikle teknolojilerin geniş kapsamda uygulamalarının yaygınlaşması gerekiyor. Zamanlama çok önemli. Gelişmiş bir teknolojiyi erken ve pahalı olarak pazara sunarsanız geleceği ile oynarsınız.

 

Tayvanlı üreticiler sektördeki diğer oyunculara göre daha sessiz ve derinden gitmeyi tercih ediyorlar. Bunun sebebi ne?

 

Tayvan pazarda anahtar teknoloji ve parça tedarikçisi olarak tanınıyor. iPhone parçalarının yüzde 80’i Tayvan üretimi. Tüketici bakış açısıyla çözüm ve uygulamalar sunmak çok önemli. Diğer Asya ülkeleri gibi Tayvan da, özellikle teknoloji ürünleri üretiminde ustalaşmış durumda. Örneğin; yüksek hacimde TFT LCD panel üreten sadece birkaç ülke var. Neden iPhone gibi eğilim belirleyen ürünler bu ülkelerden çıkmıyor? Çünkü Amerika gibi pazarlarda tüketici uygulamaları çok ileri konumdalar. Bu gibi ürünlerde sadece gelişmiş teknoloji değil kullanıcı uygulamaları da büyük rol oynuyor. Gelecekte de bireysel tüketici pazarında kullanıcı uygulamaları kilit önem taşıyacak. Biz Tayvan olarak yeni teknolojiler geliştirebilme avantajına sahibiz. Kullanıcı uygulamaları güçlü ürünler kendini pazarda çabuk kabul ettiriyor. Sayısal yaşam tarzı ürünlerinin son 5 – 10 yıldaki gelişimlerine baktığımızda bir çok yeni sayısal ürünün Asya pazarında Avrupa’dan daha hızlı kabul gördüğüne tanık oluyoruz. Bunun nedenlerinden biri doymuş pazarlarda doğum oranının düşük olması diye düşünüyorum. Örneğin; Avrupa’da cep telefonları çoğunlukla sadece sesli iletişim için kullanılıyor. Özellikle orta yaş ve üstü kullanıcılar renkli ekrana bile ihtiyaç duymuyorlar. Geçmişte bilişim sektörü Amerikan ve Avrupalı şirketler tarafından yönlendiriliyordu. Çünkü bilişim ürünlerini sanayilerini verimli kılmak, otomasyon için kullanıyorlardı. Günümüzde sektör sayısal yaşam tarzını benimseyen tüketiciler tarafından yönlendiriliyor. Tabii ki internetin de bunda katkısı var. İnsanlar birbirleriyle bağlantı kuruyorlar. Teknoloji bilgisi de sürekli el değiştiriyor. Gelecek nesilde de teknoloji pek çok şeyi değiştirecek. TV’nin dünya çapında yaygınlaşması yaklaşık 50 yıl sürdü. Cep telefonu ise 15 yılda kendini kabul ettirdi. Kişisel cihazlarda bu süre artık daha kısa sürüyor. Özellikle kişisel cihazlarda Türkiye gibi gelişmekte olan pazarlarda büyük fırsatlar var.

 

Çin pazarını yakından tanıyan biri olarak ülkenin ticari potansiyelini değerlendirir misiniz?

 

Çin’de BenQ için 3,5 yıl çalıştım. Bir Tayvanlı olarak benim için ilginç bir deneyim oldu. Bununla birlikte Tayvan ve Çin ilişkileri son yıllarda aşama kaydetti. Uzun yıllar önceki gerilim yok oldu. Tayvan tarafından baktığımızda, Çin dünyadaki en büyük pazarlardan biri. Ülkenin ekonomisi hızla büyüyor. Bireysel tüketici pazarı ve orta sınıfı da hızla büyüyor. Amerikalı yazar Sara Bongiorni “Made in China’sız bir yıl” adlı bir kitap yazdı. Günlük hayatında Çin malı ürünler kullanmayacak, deneyimlerini de kitaba aktaracaktı. Piyasada Çin malı almayan çok az ürünle karşılaştı ve buldukları da çok pahalıydı. Sonuç olarak bu durumu çağdaş dünyanın bir gerçeği olarak kabul etti. Aslına bakarsanız seçeneklerinin çok olması ve rekabet tüketiciler için avantaj. Amerika, Japonya, Kore ve Tayvan gibi ülkeler teknoloji geliştirip Çin gibi pazarlara satıyorlar, üretim tesisleri açıyorlar. Bu açıdan Çin bir tehdit olmasının yanında bir fırsat olarak da algılanabilir. Bu ülke kaynaklarının el değiştirmesi denilen kavramın çok iyi bir örneği.

 

BenQ çevre sorumluluğunu nasıl yerine getiriyor?

 

Çevre bilinci günümüzde çok değer kazandı. Özellikle petrol fiyatlarının artması gibi etkenler çevreci ürünlere yönelimi artırdı. Enerjinin yoğun tüketildiği bir sektörde çalışıyoruz. LCD paneller, yarı iletkenler üretiyoruz. Özellikle LCD panel üretimi en çok elektrik tüketen süreçlerden biri. Ortaya çıkan ürünlerin enerji tasarrufu da önemli. İki ay içinde oldukça düşük enerji tüketen yeni bir geniş ekran teknolojimizi tanıtacağız. Avrupa ihracat yaptığımız önemli bölgelerden biri. Burada çevreci ürünlere çok önem veriliyor. Ayrıca üretim tesislerinde de aydınlatmadan iklimlendirmeye, su kullanımına kadar her uygulamaya dikkat ediliyor.

 

Gelecek için ne gibi planlarınız var?

 

Yıl sonuna doğru yeni teknoloji ve ürünleri pazara sunmayı amaçlıyoruz. Bir tüketici markası olduğumuz için tüketici odaklı ürün ve teknolojilere yatırım yapmayı sürdüreceğiz. İnternet ve yerel ağ bağlantılı cihazlar tüketici tarafında önem kazanmaya başladı. Her cihazın birbiriyle haberleşmesi gerekli. Biz de ürünlerimizin bu kabiliyetlerini artırmaya çalışacağız.