Genel 08 MAYIS 2009 / 13:30

RÖPORTAJ: Anadolu’nun önsözü Kültepe, sanal müze olma yolunda

Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olan Kültepe, 60 yıllık kazı çalışmalarının ardından dijital ortama taşınıyor.

Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olan Kültepe, 60 yıllık kazı çalışmalarının ardından dijital ortama taşınıyor.


Kayseri sınırları içinde yer alan Kültepe, Anadolu'da 5 bin yıl öncesine giden bir geçmişin izlerini taşıyor. Anadolu`da yazının ilk bulunduğu yer olan bölge, Anadolu tarihinin de başladığı yer olarak biliniyor. Bir höyük ve onu çevreleyen aşağı şehirden oluşan Kültepe'de 1948'den bu yana kazı çalışmaları aralıklarla devam ediyor. Beş ayrı kültür çağına ait 18 yapı katının saptandığı bölgede, en erken yerleşim Eski Tunç Çağı ile tarihleniyor. Buluntular arasında ise M.Ö. 2000 yıllarında yaşayan ve bölgede ticaret yapan Asurlular'a ait çivi yazılı tabletler yer alıyor. Kültepe''nin bir diğer özelliği ise bugünkü ticaret odası benzeri bir oluşumun burada yer alıyor olması. "Bit Karim" adını taşıyan oluşum, Anadolu'daki ilk ticaret odası olma özelliğini taşıyor. Bugüne kadar 24 bin adet çivi yazılı tablet ve 50 bin arkeolojik ve filolojik eserin ortaya çıkarıldığı Kültepe'de son günlerde çalışmalarına başlanan bir proje ile tüm verilerle dijital bir havuza oluşturulması planlanıyor. Proje, 3 senede yapılan çalışmaları 1 ay gibi bir zamana indirgerken, dijital canladırmalara da kaynaklık edecek.


Biz de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kültepe Kazısı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu ile Kültepe'yi, önemini ve yeni projeyi konuştuk.


 


Kültepe'yi bize biraz anlatır mısınız? Diğer eski yerleşim bölgelerine göre önemi nedir?


Anadolu'da ilk ticaret odasının kurulduğu ve ilk ticari belgelerin kullanıldığı bir yer Kültepe. Kaniş ve Karum'da yapılan kazılarda, bölgenin tarihinin günümüzden 5 bin yıl öncesine kadar gittiği görülüyor. Anadolu'nun bu süreç içinde geçirdiği tarihsel, ekonomik veya kültürel aşamalar ülkemizdeki diğer höyüklerden veya yerleşim yerlerinden de takip edilebiliyor ancak milattan önce 2 binin ilk çeyreğine ait bilgiler, başka bir merkezde karşımıza çıkmıyor. Kültepe, Anadolu tarihinin başladığı yer olarak olarak kabul ediliyor. Bu özelliği ile de tüm arkeoloji literatüründe yerini almış durumda. Bugüne kadar, Kültepe'de yaklaşık 25 bin çivi yazılı belge keşfedildi. Bu belgeler, başında milattan önce 2 binin ilk çeyreğinde, Anadolu'da yerel krallıkların olduğunu ve bunlar arasında da en büyükleri ve en güçlüleri arasında olan Kaniş Krallığı'nın idare merkezinin burada olduğunu gösteriyor. Milattan önce 2 binin başlarından itibaren Assurlu tüccarlar, Anadolu'nun zengin maden varlığı ile doğal kaynaklardan yararlanarak, ticaret yapmak amacıyla kuş uçumu bin kilometre uzağındaki Kuzey Mezopotamya'da bulunan Asur'daki gelişmiş ticaret sisteminin de desteğini alarak, Kaniş'e gelmeye başlamışlar. Kaniş ve Karum Kültepe-Kaniş Örenyeri de, 550 metre çapında, 20 metre yüksekliğinde bir höyük ve onu çevreleyen yaklaşık 2-2,5 km çapındaki bir aşağı şehirden oluşuyor ve höyükteki yerleşim Eski Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı (Asur Ticaret Kolonileri Çağı), Demir Devri, Hellenistik ve Roma dönemlerini içeren kültür katmanlarına sahip bir alan.


Bugüne kadar yapılan kazılarda ortaya çıkan bulgular neler?


Höyük kazılarında Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nın anıtsal yapıları, saray ve mabetler açığa çıkartılmış durumda. Burada milattan önce 2 binin ilk çeyreğine tarihlenen ve ana toprağa kadar kalınlaşarak 8 metreyi


bulan dört yapı katı açığa çıkartıldı. Çivi yazılı belgeler, üstten aşağıya doğru, 1'inci ve 2'nci yapı katlarında bulundu ve bu tabakalarda belgelerin çağdaşları olan saraylar da açığa çıkarıldı. Keşfedilen belgeler, MÖ 1970-740 yılları arasında Anadolu, Mezopotamya ve Kuzey Suriye arasında ticaret aracılığı ile oluşan kültür ilişkilerinin aydınlatılmasını sağladı.


Kültepe'de bugünkü ticaret odası benzeri bir yapılanmadan sözediliyor. Bu konuda bilgi verir misiniz?


Eldeki bulgular, Kültepe`de geçmişi yaklaşık 4 bin yıla dayanan ve factoring benzeri işlemlerin de yapıldığı bir ticaret odasının varlığına işaret ediyor. M.Ö. 1900`lü yıllarda; bugünkü Irak`tan gelen Asurlu tüccarların, Kayseri`nin 6 kilometre kuzeydoğusundaki Kültepe`de kurdukları koloni merkezinde, ticaret sisteminin en önemli kurumu olan ve günümüzdeki "ticaret odası"nın işlevini gören "bit karim"in (beyt karim, karum/liman evi) varlığı, burada keşfedilen çivi yazılı tabletlerden biliniyordu. "Bit karim" tüccarların kendi katılım paylarını ödeyerek oluşturduğu bir kurum. Üzerinde ticari bilgilerin yer aldığı binlerce tablet arşiv odalarında saklanmış durumda. Tabletlerde kille kapatılarak zarf haline getirilme ve üstlerine de balmumu ile mühürlenme şeklinde bir saklama sistemi kullanılmış. Borç vesikalarının özetlendiği tabletler de yapılmış.


Kazı Başkanı olarak Kültepe ile ilgili olarak yaşadığınız sıkıntılar neler ? Verilerin dijital bir havuza geçirilmesi projesi nasıl ortaya çıktı?



Ben 2005 yılında kazı başkanlığına geçtim. Sıkıntımız hep Kültepe'yi yeterince anlatamamak oldu. Öncelikle bizim 60 yıldır yapılan kazılardaki verileri yönetmeye ihtiyacımız vardı. Elimizdekilerin tam olarak belirlenmesi ve ondan sonra da onları yönetecek hale getirmemiz gerekiyordu. Bizim şu ana kadar maalesef manuel ortamda tutulmuş bilgilerimiz vardı. Bu ortamda da elimizdeki veriye ulaşmak kimi zaman sıkıntı yaratıyordu. Biz veriye ulaşamadığımız için elimizde ne olduğunu da bilmiyorduk. 50 bine yakın eser müzelerde korunuyor ancak hangisi nerede, onları takip etmek de uzun soluklu bir kazı olmasının etkisi ile güçleşiyordu. Biz mevcut veriyi üzerinde çalışılabilir, okunabilir ve istendiği zaman kullanılabilir bir hale getirmek istedik. Bu noktada döküman yönetimi hizmetleri sunan Doxoft ile yapılan bir Sosyal Sorumluluk Projesi bizim isteklerimiz karşıladı.


Proje kapsamında neler yapılıyor? Elde edilen kazanımlar neler olacak?


Elimizde bulunan yaklaşık 50 bin arkeolojik ve filolojik eserin 12 bin tanesini biz kendimiz çalışarak ancak 3 senede elektronik ortama aktarabildik. Doxoft, bu proje kapsamında bize mevcut bilgilerin dijital ortama aktarılması için destek verdi. Onların bizim için önerdikleri sistemle 3 senede yapılan iş bir ayda bitecek. Dolayısıyla bu sistem bizim can damarımız. Bilgiye ulaşmamız için bir can damarı. Akademik anlamda bu bilgilere ulaşmak bizim için hayati önem taşıyor ve oluşan elektronik bilgi havuzundan herkes yararlanabilecek. Projenin önemli bir diğer noktası ise sadece envanter boyutunda kalmaması. Proje aynı zamanda dijital canlandırmalara da kaynaklık edecek. Çünkü envanter yapılırken sadece işlenmemiş word dokümanı şeklinde bir kayıt olmayacak, fotoğrafı da çekilecek. Üç boyutlu taranarak direkt olarak envanter sistemine aktarıldığında sanal ortamda bu eserlere görme, dokunma ya da sanal bir müze oluşturma şansına sahip olacağız. Eğer 3 boyutlu tarama sistemini de gerçekleştirirsek, envanter sisteminin içine o da girmiş olacak. Sonraki aşamada ise Kültepe'nin sanal müzesinden söz edebileceğiz.


www.kultepe.org.tr