Genel 23 ŞUBAT 2009 / 07:07

Netbook Dosyası: Bölüm 1

Dosyamızın ilk bölümünde netbook kavramının nasıl ortaya çıktığına ve genel niteliklerine değiniyoruz.

Dosyamızın ilk bölümünde netbook kavramının nasıl ortaya çıktığına ve genel niteliklerine değiniyoruz.


Netbook Dosyası'nın tamamının PDF'sini buraya tıklayıp indirebilirsiniz...Bundan yıllar önce OLPC konsepti ilk duyurulduğuında hepimizi oldukça heyecanlandırmıştı. OLPC, yani adının Türkçe açılımıyla “Her çocuğa bir bilgisayar” projesinin amacı, özellikle gelişmekte olan ülkelerde çocukların eğitimi için kullanılmaya uygun, maliyeti düşük, kablosuz bağlantı yeteneklerine sahip ve sadece temel fonksiyonlara odaklanmış bir dizüstü bilgisayar üretebilmekti. Projede bilgisayar başına ulaşılması hedeflenen birim üretim maliyeti de 100 dolar olarak belirlenmişti.Çok sayıda araştırmacı, donanım platformudan işletim sistemine kadar bu sistemin hayata geçmesi ve hedeflenen maliyet noktasına ulaşabilmesi için büyük bir uğraş verdi. Bu çabalar süresince atılan her somut adım da anında kamuoyuna yansıtıldı ve bu alandaki çabaların ilgiyle izlenmesine neden oldu. Fakat bu alanda işler uzun vadede pek de umulduğu gibi gitmedi, zira zaman geçtikçe koyulan maliyet hedefine ulaşmanın beklenenden daha zor olduğu ortaya çıkmaya başlamıştı.Dünya heyecanla OLPC’nin çıkmasını beklerken, OLPC’nin vaatleri endüstrinin taşınabilir bilgisayarlara yeni bir bakış açısıyla yaklaşmasına neden oldu. O zamanlar taşınabilir bilgisayarlar çok kabaca iki sınıfa ayrılıyordu: Birincisi fiyatı nispeten uygun, fakat taşıması zor orta sınıf dizüstü bilgisayarlar (diğer bir deyimle çoğumuzun da şu an halihazırda kullandığı tipteki dizüstü bilgisayarlar); ikincisi taşıması kolay, fakat fiyatı oldukça pahalı olan ultra taşınabilir dizüstü bilgisayarlar. İşte OLPC’nin yarattığı onca gündemin ardından yeni bir fikir kafalarda dolanmaya başladı: Bir dizüstü bilgisayar neden hem ucuz, hem kolay taşınabilir olmasın? Sonuçta bu hayali gerçekleştirmek için ticari dizüstü bilgisayar üreticilerinin önünde 100 dolar gibi bir maliyet baskısı da yoktu.Bu alandaki fırsatı ilk gören ilk şirket Asus oldu. Asus’un 2007 yılında duyurduğu ve Eee PC adını verdiği dizüstü bilgisayar, gündeme bir anda bomba etkisi yarattı. 7 inç ekrana, küçültülmüş bir klavyeye ve kullanımı basit bir arayüzle desteklenmiş Linux işletim sistemine sahip olan bu cihazın boyutları standart A4 defterle kıyaslanabilecek düzeydeydi ve ağırlığı 1 kilonun altındaydı. Eee PC, bir bilgisayardan beklenebilecek temel fonksiyonlara sahip olmanın yanında farklı çevre birimlerini bağlamak için USB yuvalarına ve internet erişimi için kablolu ve kablosuz bağlantı yeteneklerine sahipti. Fiyatı ise bir ultra taşınabilir için hayal bile edilemeycek bir seviye olan 500 dolar civarlarında geziyordu.Hafif ve temel fonksiyonlara odaklanıyorAsus Eee PC’nin yarattığı ilginin diğer bilgisayar üreticilerini de harekete geçirmesiyle, bu yeni tasarım anlayışı dört bir koldan gelişmeye başladı. Bu arada bu yeni sistemlerin ana kullanım hedefi platforma zaman içinde netbook adının koyulmasına sebep oldu. Zira bu sistemler üreticileri tarafından gerçek bir dizüstü bilgisayar gibi değil, gündelik temel ihtiyaçlara ve özellikle de internet kullanımına odaklanmış bir cihaz olarak konumlandırılıyordu. Tüketici bu yeni yaklaşımı çok çabuk benimsedi. 2008’de bilgisayar satışları düşme eğilimine girerken netbook satışlarında yüzde 17’lik bir artış yaşandı. Ayrıca netbook satışları, sadece bir yıl içinde toplam bilgisayar satışlarından yüzde 10 pay almayı başardı. Tabii bu hızlı kabullenmeye rağmen netbook cihazlarının ekonomik sınıfta konumlandırılan cihazlar olduğunu ve sundukları kolay taşınabilirlik avantajına rağmen doğuştan bir takım sınırlamalarla geldiklerini akılda tutmakta fayda var. Örneğin netbook ekranları belli bir büyükle sınırlandırılmış durumda ki, o büyüklük de şu ara 10 inç civarında geziyor. Bunun sebebi, ekran büyüklüğünün sistem izdüşümü üzerinde önemli bir etkiye sahip olması. Diğer bir deyişle ekranı büyütürseniz, doğrudan cihazı büyütmek zorunda kalıyorsunuz. Bu da netbook konseptinin kolay taşınabilirlik iddiasını zora sokuyor. İkincisi, netbook platformunda kullanılan sistem bileşenleri tamamen ekonomiye ve düşük enerji tüketimine odaklı. Bu da netbook sistemlerinin genel performansının normal bir dizüstü bilgisayara kıyasla yetersiz kalmasına neden oluyor. Gerçi bu performans konusu oldukça göreceli bir kavram. Örneğin eğer bilgisayardan beklentiniz ofis araçları kullanmak, internete bağlanmak, müzik dinlemek, film izlemek ve gelişigüzel oyun oynamaksa aslında bu sistemlerin performansında sizin kullanımızı zorlayacak bir durum yok. Ben HD kalitesinde film izlerim, üç boyutlu oyun oynarım, 30 tarayıcı penceresini aynı anda açarım derseniz performans farkının o noktada belirginleşeceğinden kuşku yok. Üçüncüsü, çoğu model izdüşüm sınırları nedeniyle halen tam boy klavyeye sahip değil. Bu da bazı modellerde kolay kullanımın önünde büyük bir engel olarak beliriyor.Yeni çağın bilişim fenomeni mi olacak?Sonuçta herşeye rağmen netbook cihazlarının hızlı gelişimi hızla sürüyor ve zorlu ekonomik koşullarda bile hız keseceğe benzemiyor. Bu yarışa katılan hemen her üretici de olaya kendince bir yorum getirme peşinde. Kimisi ekranı 12 inçe çıkarmaktan bahsediyor, kimisi pil ömrünü 11 saate uzatmaya çalışıyor, kimisi optik sürücüyü sisteme entegre etmekle veya tablet PC özellikleri kazandırmakla uğraşıyor. Tabii tüm bu çabaların getirdiği riskler de var. Örneğin optik sürücü ve ekran boyutundaki büyüme nedeniyle fiyatı neredeyse standart dizüstü bilgisayarlara yaklaşan bir bilgisayara, acaba halen netbook demeye devam edecek miyiz? Açıkçası halen bu tanımın kesin olarak çizilmiş sınırlara sahip olduğu söylemek mümkün değil. Endüstri deneye yanıla, tüketicilerin tepkilerini ölçerek ideal forma ulaşma çabasında. Bu noktada yakın gelecek için en çok göze çarpan eğilim ekran boyunu 10 inçe çıkarmak, dahili SIM kart bağlantısıyla  cihaza mobil internet şebekeleri üzerinden sürekli bağlantı yeteneği kazandırmak ve daha güçlü yonga setleriyle performansı artırmak yönünde. Hatta ürettiği grafik yongalarıyla bilinen Nvidia bile netbook platformu için üç boyutlu grafik hızlandırıcı içerek bir yonga seti geliştirmekte olduğunu duyurdu.Sözün özü, bilgisayar kullanımı konusundaki tercihlerimizi ve alışkanlıklarımızı değiştirmeye aday yeni bir tasarım anlayışıyla karşı karşıyayız. Acaba bundan sonra ne olacak? Netbook cihazlarını kim, neden alıyor? Üreticiler ürünleriyle ilgili ne gibi yenilikler planlıyor? Tüketicilerin bu cihazlardan beklentileri nedir? Konsept hangi alanlarda gelişmeye açık? Bu cihazlar kurumsal ölçekte de kabul görecek mi? Genel bilgisayar satışlarına nasıl bir hareketlilik getirecek?İşte tüm bu soruların cevaplarını dosyamızın ilerleyen günlerinde, bizzat bu ürünleri üreten ve pazarlayan sektördeki profesyonellerin görüşleriyle zenginleştirerek adım adım netleştireceğiz.Yarın: Netbook’ların standart dizüstü bilgisayarlardan farkları ne? Hangi kullanıcı kesimleri için daha uygunlar?