Genel 26 EYLÜL 2008 / 13:35

MIT bilim adamları asırlık akışkan sorununu çözdü

Prandtl'ın sadece çift boyutlu akışkanlarda uygunlanabilen akışkan ayrımı teorisi üçüncü boyuta geçirildi.

Prandtl'ın sadece çift boyutlu akışkanlarda uygunlanabilen akışkan ayrımı teorisi üçüncü boyuta geçirildi.


Akışkanların ayrışımı, kan akışından jeofiziksel ısı yayımına kadar dünyada neredeyse herşeyi etkiliyor. Bilim adamları ayrışımı kontrol ederek kaybı azaltmak ve etkinliği artırmak için sürekli çalışıyor. Bu alanda en son başarılardan biri de Pekin Olimpiyatları’nda kullanılan mayolar.



MIT bilim adamları ise yakıt etkinliğinde potansiyel etkileri kontrol etme yolları arayan bir çalışma yapıyor. Bu kapsamda, aerodinamik ayrışımın nerede meydana geleceğini saptamayı hedefleyen yeni matematiksel ve deneysel çalışmalarla yeni bir teori oluşturuldu.


Yeni teorinin yaratıcıları arasında yer alan MIT makine mühendisliği departmanından George Haller: “Araştırma, yüz yıllık bir akışkan mekanik sorununu çözüyor” diyor. Deney belgeleri ve teori 25 Eylül’de Akışkan Mekanikler Gazetesi’nde ve çeşitli kaynaklarda yayımlandı.


1904 yılında Ludwig Prandtl akış ayrışımının oluşması için gereken matematiksel şartları bulmuştu. Ancak çalışması iki kısıtlama içeriyordu: sürekli düşük hızda yol alan bir aracın etrafındaki akışkan gibi, yalnızca durağan akışkanlarda ve idealize edilmiş çift boyutlu akışkanlarda uygunlanabiliyordu. Bir çok mühendislik sisteminin değişken oluşu Prandtl’ın teorisini üç boyutlu akışkanlara taşıma gereğini ortaya çıkardı.


Ve tam bir asır sonra George Haller, bir grup oluşturarak gerekeni yaptı. 2004 yılında Haller, çift boyutlu ayrım konusunda ilk yazısını yayımladı. Bu ay ise teorinin üçlü boyuta taşındığı açıklandı. United Technologies’den Amit Suana, MIT öğrencileri Oliver Grunberg ve Gustaaf Jacobs, Haller’in çalışmasında yer alan diğer isimler.


Başlangıçta MIT Ferry Fonu tarafından desteklenen araştırma, şu anda Bilimsel Araştırma ve Ulusal Bilim Kurumu Hava Kuvvetleri Ofisi (Air Force Office of Scientific Research and the National Science Foundation) tarafından destekleniyor.


Araştırmacılar uçak ve arabaların performans gelişim seviyesini sayısallaştırmanın çok yakında mümkün olacağını söylüyor. Ticari teknolojilere uygulanmadan önce bir çok çalışma yapılması gerektiğini de ekliyor.