Genel 09 HAZİRAN 2010 / 04:33

Masanızın üstünden evrene bir pencere açın

Büyük şehirlerdeki ışık kirliliğinden dolayı artık yıldızları göremiyorsanız, teselliyi ekranda bulabilirsiniz.

Büyük şehirlerdeki ışık kirliliğinden dolayı artık yıldızları göremiyorsanız, teselliyi ekranda bulabilirsiniz.


Çağdaş yaşamın üzerimizde oluşturduğu baskı, hepimizi doğaya hasret bir hale getiriyor. Yoldan geçen herhangi birisinden büyük şirketlerin patronlarına kadar hemen herkesin emeklilik planlarında ya yeşillikler içinde deniz gören bir yazlığa çekilmek, ya da küçük bir bahçede domates yetiştirmek yatıyor. Tabii çağdaş yaşamın hengamesi içinde elimizde kayıp giden tek şey doğal yaşamdan ibaret değil, gökyüzü de bize iyiden iyiye yabancılaştı. Uzun komşu binaların arasında kalan dört tarafı kapalı balkonlara sahip olduğumuz, ışık kirliliğinin had safhada olduğu büyük şehirlerde yaşayanlar olarak samanyolunu gördüğümüzde bile şaşırır olduk.

Tabii bu işin tesellisi, gene bilgisayar ekranlarında yatıyor. Google ve Microsoft’un duyurduğu sanal teleskoplar, her ne kadar sırtüstü yatıp yıldızları saymak kadar keyifli olmasa da yakın evrenden hayal bile edemeyeceğiniz uzaklıktaki galaksilere kadar uzay hakkında çok detaylı bilgiler edinmenizi sağlıyor. Üstelik bunlarla uğraşan sadece kar amacı gütmeyen serbest çabalarla sınırlı da değil. Bilişim dünyasının en büyük iki oyuncusu, birbirleriyle olan dişe diş rekabetlerini bu platformlara da yansıtarak daha zengin bir içerik üretmek için çabalıyorlar.

Google Sky

http://www.google.com/intl/tr/sky/Evrenin kapsamlı bir haritasını çıkarmaya yönelik ilk çalışmalar önce dünyadaki tüm bilgiyi indekslemeyi kendine iş edinen büyük birader Google’dan geldi. Önceleri Google Earth yazılımının bir parçası olarak düşünülen Google Sky, daha sonra bu platformdan bağımsız olarak doğrudan kendi internet sitesi üzerinden çalışmaya başladı.

Google Sky sitesindeki yıldız haritası, Google Maps üzerinden alıştığımız bir sunum şekline sahip. Gezinti açısından tek fark bildiğimiz haritalardaki yolların ve şehirlerin yerine uzay boşluğunun, gök cisimlerinin ve gökadaların gelmiş olması. Yalnız burada opaklık filtreleri adı verilen, astronomi kaşifleri açısından güzel bir ekleme mevcut. Bu filtreler sayesinde uzaya sadece bizim görüşümüzle değil, infrared ve mikrodalga filtelerini kullanarak da bakabiliyorsunuz. Bu farklı görüş biçimleri, astronomlar tarafından değişik gökcisimlerini daha belirgin hale getirmek ve gökcisimlerinin kendilerine özgü niteliklerini ortaya çıkarmak amacıyla kullanılıyor. Eğer işin içine X ışını, morötesi ve kızılötesi görüntüleri de katmak istiyorsanız alt menüde yer alan galerileri ziyaret edebilirsiniz. Bu galeriler Chandra, Galex, Spitzer, Hubble gibi farklı teleskoplar tarafından değişik bakış açılarıyla çekilmiş birbirinden etkileyici görüntülere ulaşmak için birer geçiş noktası olarak hizmet veriyor.

Yıldız haritası üzerinde gezerken haritayı dilediğiniz gibi kaydırmanız, fare tekerleğiyle istediğiniz bölgeye yaklaşıp uzaklaşmanız mümkün. Fare imlecini yıldız haritası üzerinde gezdirdikçe üst kısımda bulunduğunuz pozisyonun yıldızlararası ölçekteki koordinatları beliriyor. Haritada gördüğünüz her yıldızın veya gökcisminin adını görmek gibi bir seçenek yok, ancak aradığınız gökcisminin adını biliyorsanız yukarıdaki arama bölümüne girerek haritanın doğrudan o noktaya odaklanmasını sağlayabiliyorsunuz. Eğer alt menüden güneş sistemi ve takımyıldız gibi tanıdık görüntü biçimlerini seçerseniz, aradığınız cisimlerin doğrudan işaretlendiği görünümlere ulaşabiliyorsunuz. Uzayın tamamında dolaşmaktan sıkılanlar için, sağ üst köşede Ay ve Mars’a ait çok detaylı yüzey haritaları da tıklanarak keşfedilmeyi bekliyor.

Evrende dolaşmak için Google Sky’ın sadece internet üzerinden kullanılabilen bir yapı sunması büyük bir avantaj getiriyor. Fakat bu yapı evrende çıktığınız sanal gezintiyi tüm yönleriyle ortaya koymak için yeterli değil. Eğer bu yapının ortaya koyduğu sınırları genişleterek daha detaylı bir gezintiye çıkmak için, Google Sky’ın Google Earth uygulamasıyla bütünleştirilmiş sürümünü de tercih edebilirsiniz.

Microsoft WorldWide Telescopehttp://www.worldwidetelescope.org/Google’ın Google Sky atılımından sonra yerinde duramayan Microsoft, WorldWide Telescope adını verdiği projeyle rekabeti bu alana da taşımaya karar verdi. WorldWide Telescope doğrudan web üzerinden kullanılabilen bir ürün değil. Sitesine girip özel bir programı indirerek bilgisayarınıza kurmanızı gerektiriyor. Fakat kendi başına bir program olmanın getirdiği avantajla ortaya koyduğu ilk izlenim ve sunduğu çoğu özellik, Google Sky’ın ötesine geçiyor.

Programın sistem gereksinimleri ilk bakışta oldukça yüksek görünmekle birlikte, birkaç yıllık sistemlerde de düzgün çalışabildiğini bizzat gördük. Yaklaşık 20 MB’lık kurulum dosyası, beraberinde .Net Framework 2.0 veya üstünün kurulumunu gerektiriyor. Bu eklenti sizde kurulu değilse, nereden edinebileceğinizle ilgili gerekli yönlendirmeler yapılıyor. Program açıldığında alabildiğine zengin görüntüleme seçenekleriyle karşılaşıyorsunuz. Hele de gerçek bir gökyüzü tutkunuysanız, tabir yerindeyse programda nereye saldıracağınızı şaşırıyorsunuz.

İlk görünümde sizi bildik takımyıldızların çubuklarla işaretlenmiş haritası karşılıyor. Burada görünüm iki boyutlu düzlemsel bir harita şeklinde değil de, sanki boş bir kürenin merkezinden gökyüzüne bakıyormuşsunuz gibi şekillendiriliyor. Eğer o anda bulunduğunuz yerden gece gökyüzünün nasıl görüneceğini merak ederseniz, aşağıdaki menüden bulunduğunuz şehri seçmeniz yeterli. Gökyüzü haritası üzerinde dolanırken bir takımyıldıza denk gelirseniz, sistem otomatik olarak işaretleniyor ve hem kendisi, hem çevresindeki gök cisimleri hakkında bilgi veriliyor. Uzayda belli bir konuma bakmak için mutlaka dünyayı merkez olarak kabul etmek zorunda da değilsiniz. Örneğin Andromeda gökadasının Dünya yerine Alpha Centauri’den nasıl göründüğüne bakabiliyorsunuz. Ayrıca Güneş Sistemi’nde yer alan gezegenler ve gök cisimleri gibi tanıdık objelerin görüntüsü alabildiğine detaylı bir şekilde görüntülenebiliyor. Ayrıca ilginç veya tanıdık gök cisimlerine “Explore” seçeneği yardımıyla kolayca ulaşılabiliyor.

WorldWide Telescope, temel yıldız haritasının yanı sıra tıpkı Google Sky’da olduğu gibi farklı kaynaklardan alınan görüntüler konusunda da baş döndürücü bir arşiv sunuyor. Hubble, Chandra, Spitzer gibi evreen farklı gözlerle bakabilen teleskopların sağladığı görüntüler burada da mevcut. WorldWide Telescope uygulamasını özel kılan niteliklerden biri de tur seçenekleri. Programın içinde hazır olarak yerleştirilmiş turlarla detaylı kullanım hakkında uygulamalı olarak bilgi alabileceğiniz gibi, belli gök cisimleri veya evrenin keşfedilmeye değer bölümleri hakkında bir rehber eşliğinde detaylı bir tura çıkabiliyorsunuz. Veya mevcut olanlarla yetinmezseniz, kendi turlarınızı düzenleyerek diğer gezginlerle paylaşabiliyorsunuz. Üstelik turları sadece konum üzerinde değil, zaman üzerinde de planlayabiliyorsunuz. Bu sayede örneğin güneş tutulması veya gece-gündüz eşitliği gibi olayların nasıl gerçekleştiğini programda canlandırabiliyorsunuz.

Sonuç olarak Microsoft WorldWide Telescope, ilk bakıştan itibaren kullanıcıyı etkileyen ve keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda özellikle birlikte geliyor. Tek dezavantajı, tüm bilgiler internetten gerçek zamanlı olarak indirildiği için yavaş bağlantılarda evren haritasındaki seçilen bölgenin görüntüsünün biraz yavaş gelmesi.

WikiSky (Sky-Map)http://www.wikisky.org/İnternet üzerinde genel erişime açık olan ve herkesin katkıda bulunabildiği Wikipedia ansiklopedisini biliyorsunuzdur. İşte Google Sky ve Microsoft WorldWide Telescope dışında evrenin haritasını ortaya koyabilmek için benzer anlayışla yola çıkan bir diğer site daha var: Wikisky.org. Tamamen gönüllü çabalarla ortaya çıkan WikiSky, bilinen evren hakkında oldukça faydalı bilgiler sunuyor.

Üstelik sitenin nispeten basit görünümlü yapısının altında oldukça etkileyici özellikle de mevcut. Bu sitede de tıpkı diğerlerinde olduğu gibi evrenin farklı bakış açılarıyla ve farklı filtrelerkle çekilmiş görüntülerine kolayca ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca o anda bulunduğunuz konumda gökyüzündeki yıldızların nasıl dizildiğini tek tıkla görmeniz mümkün. İmleci ekranda gezdirdikçe tanımlanmış tüm gök cisimlerine dair kodlar, isimler ve koordinatlar küçük bir pencerede beliriyor. Dilerseniz bunların üzerine tıklayarak geniş bilgi edinebileceğiniz sayfalara yönlendiriliyorsunuz. Eğer doğrudan ilginç bir yerlere gitmek istiyorsanız, sağ taraftaki listede yer alan önceden işaretlenmiş pozisyonlara tıklayabilirsiniz. Adını bildiğiniz herhangi bir gök cismini bulmak için de yukarıdaki arama kutusuna adını yazmak yeterli. Beğendiğiniz bir manzaranın resmini çekip doğrudan site üzerinden resim dosyası olarak kaydedebilme özelliği sistemin bir diğer güzel tarafı.

Sitenin içinde oldukça ilginç bir de iş modeli yer alıyor: Bir yıldızın üzerine yerleşmek. Bunun için isimlendirilmemiş bir yıldızın üzerine tıklayarak bu yıldızı kendi yıldızınız yapabiliyorsunuz. Bu iş sadece ücretsiz bir kayıt sürecini gerekiyor. Sonuç olarak gönüllü bir hareketle ortaya çıkan WikiSky sadece 500 milyonun üzerindeki gökcismini tanımlamakla kalmayan, aynı zamanda meraklıların bu alandaki katkılarına açık bir proje olarak dikkat çekiyor.

Celestiahttp://www.shatters.net/celestia/Evrende gezinti dendiğinde Celestia’dan söz etmeden olmaz. Düşünün ki saniyeler içinde galaksileri bir uçtan bir uca katedebilen bir uzay gemisinin içindesiniz. Canınızın çektiği gibi o yıldız senin, bu galaksi benim geziyorsunuz. İşte Celestia tam olarak bunu yapabilen bir yazılım. Üstelik Celestia diğer uygulamalardan farklı olarak doğrudan bilgisayara kuruluyor ve tüm gök cismi veritabanı kendi beraberinde geliyor.

Celestia ile ister gerçek zamanlı, ister zaamnı hızlandırarak evrenin bilinen her köşesine doğruyolculuğa çıkabiliyorsunuz. Bu sayede örneğin güneş sistemindeki gezegenlerin hareketini hızlandırılmış olarak görebileceğiniz gibi, dilediğiniz bir tarihte evrenin nasıl görüneceğini veya Andromeda’dan Samanyolu’nun nasıl göründüğünü izlemeniz mümkün.

Programda yıldızlar tamamen kendi niteliklerine uygun olarak temsil ediliyorlar. Örneğin bir kırmızı dev olan Betelgeuse yıldızına gittiğinizde, gerçekten de diğerlerine oranla çok daha büyük ve kırmızı bir yıldızla karşılaşıyorsunuz. Sirius’u ziyaret ettiğinizdeyse sizi aslında uygun olarak bir ikiz yıldız sistemi karşılıyor. Bilinen gök cisimleri için bu ayrıntılar çok daha detaylı. Örneğin Ay’a veya Satürn’ün halkalarına doğru bir yolcuğuğa çıktığınızda, ve dönüp bizim dünyamıza baktığınızda karşılaşabileceğiniz detaylar olanağanüstü. Neptün’ün denizleri, Mars’taki büyük kanyon, Jüpiter’in yüzeyindeki yüzyıllardır süren büyük bir kasırgaya ait büyük lekesi Celestia ile yanı başında gidip görebileceğiniz şeyler. Hatta Hubble uzay teleskopunun veya uluslararası uzay istasyonunun mevcut pozisyonuna gidip bunları yörüngelerinde yol alırken bile izleyebilirsiniz. Program tüm bu yönleriyle tam bir kişisel planetaryum görünümünde. Tabii kendi başına bir program olması veri tabanı kısıtlıymış gibi bir izlenim uyandırıyor, ama evrenin dört bir köşesini ziyaret ettiğimde isimlendirilmemiş tek bir gökada veya yıldız bile görmedim. Dilerseniz bu isimlere tıklayarak daha detaylı bilgi alabileceğiniz web sayfalarına da yönlendirilebiliyorsunuz.

Eğer yıldızlararası ölçekten çok güneş sistemi ilginizi daha çok çekiyorsa, Navigate menüsünün altındaki Solar System Browser seçeneğini kullanabilirsiniz. Bu özellik sayesinde güneş sistemini oluşturan bilindik tüm gezegenler ve gök cisimleri arasında kolayca gezinmeniz mümkün. Star Browser seçeneği de aynısının yıldızlararası öçekte yapılabilmesini sağlıyor. Aynı şekilde seçenekleri kullanarak takım yıldızları, gezegenlerin atmosferini, tutulumları ve kuyrukluyıldızların kuyruğunu görünür hale getirebiliyorsunuz.

Programdaki bazı detaylar sizin için yeterli değilse, eklenti desteği sayesinde diğer kullanıcıların oluşturduğu daha detaylı paketleri de programa ekleyebiliyorsunuz. Böylece bazı detaylar, örneğin mars yüzeyi çok daha belirgin hale geliyor.

Celestia, ücretsiz bir yazılım olarak evrende vaat ettiği gezintiyi büyük bir başarıyla yerine getiriyor. Tüm görüntülerin üç boyutlu olması sayesinde bakış açınızı da istediğiniz yöne doğru kolayca değiştirebilmeniz de büyük bir avantaj.