Genel 15 TEMMUZ 2009 / 07:30

ITIL şirketlere ışık tutuyor

Türkiye’de he geçen gün bilinirliği artan ve yaygınlaşan ITIL, iş süreçlerinin sağlıklı şekilde yürütülmesine olanak tanıyor.

Türkiye’de he geçen gün bilinirliği artan ve yaygınlaşan ITIL, iş süreçlerinin sağlıklı şekilde yürütülmesine olanak tanıyor.


Küreselleşen dünyada rekabet koşulları her geçen gün daha zorlu hale geliyor. Bu koşullarda şirketler her zamankinden daha dinamik yapılara sahip olmak; daha atak hareket etmek durumunda. Bu noktada teknolojinin kurum ve kuruluşlara katkısı yadsınamaz bir gerçek. Dolayısıyla iş süreçlerinin teknolojilerle doğru şekilde bütünleştirilerek sağlıklı şekilde yürütülmesi kritik önem taşıyor. Standardizasyonlar, BT ile desteklenen iş süreçlerinin sağlıklı şekilde yürütülmesinde önemli bir rol üstleniyor. ITIL (Information Technologies Infrastructure Library-Bilgi Teknolojileri Altyapı Kütüphanesi) günümüzde bu anlamda öne çıkan bir metodoloji. ITIL’ın tanımı ve işletmelere sağladığı artılar hakkında Cogito İnsan Kaynakları Danışmanlık Bilişim Genel Müdürü Ahmet Tahan’dan bilgi aldık.


ITIL kavramını tanımlar mısınız?


ITIL, operasyonel bilgi işlem hizmetlerinin eksiksiz ve beklenen kalitede yürütülmesi için geliştirilmiş hizmet yönetim metodolojisidir. ITIL, Birleşmiş Krallık Ticaret Ofisi tarafından 1980’li yılların sonlarına doğru geliştirilmiş olan standartlardır. Hazırlanma amacı; Birleşik Krallık Hükümeti’nde bilgi işlem servis yönetimini iyileştirmektir. ITIL, bilgi işlem servislerini en başarılı yöneten örnek uygulamaları esas alarak oluşturulan, süreçleri bütünleşik olarak anlatan bir dizi yazılı rehberdir. Bu kavramın iş yaşamında uygulama alanları açısından tanımı ise operasyonel bilgi işlem hizmetlerinin eksiksiz ve beklenen kalitede yürütülmesi için geliştirilmiş uluslararası hizmet yönetim metodolojisidir. BT hizmet yönetimi ve dağıtımı süreçleri için en uygun referans olarak kabul edilen bu metodoloji, dünyada BT hizmet yönetimi konusunda  standart olarak benimsenmiş durumda.


Bu kavramı uygulamada yer alan bir başka yönüyle tamınlamamız gerekirse; ITIL aslında bir kütüphane. Sekiz  kitaptan oluşuyor. Asıl amacı iş ve teknoloji arasındaki boşluğu yazılım, altyapı, servis ve teknolojinin yönetimi fazlarıyla birleştirmek. Bu sekiz kitabın içinde iki kitap ön plana çıkıyor. Bunlardan biri servis destek, diğeri ise servislerin hizmete alınması.


ITIL’in ana amacıysa kaliteli BT hizmet yönetimi için yol göstermektir. BT organizasyonlarının kendi ana iş süreçlerine özgü uyarlamalarla BT yönetimine yönelik süreçlerini ve kontrollerini oluşturan bir metodoloji sunmaktır.


Bu metodoloji Türkiye’de ne derece yaygın?


ITIL, Türkiye’de Avrupa’ya göre yeni bir kavram olarak görülüyor. Bu kavramın önemi her geçen gün artıyor. Uygulamada gelecekte yaygınlığının bir standart olarak artacağını öngörüyoruz. Şirketler ITIL’ın önemini fark etmiş durumda. BT organizasyon ve iş akışlarını oluştururken ITIL’ı referans olarak kullanıyorlar. ITIL sertifikasyonu yakın gelecekte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem servis veren hem de servis alan şirketler için özellikle aranan bir kriter olacak.


ITIL uygulamaları sektörden bağımsız her sektörde uygulanabiliyor. Bu kavram başta finans ve üretim sektörlerinde özellikle büyük şirketler  için oldukça kritik önemi taşıyor. Bankalar  için Basel II, yazılım sektörü için CMMI  gibi standartlar giderek önem kazanıyor. Bu kapsamda şirketler ITIL’ı uygulayarak bilgi sistemleri süreçlerin yönetiminde standartlara uyumlarını kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyorlar.


ITIL  şirketlere ne gibi avantajlar sağlıyor?


Günümüzün değişen rekabetçi iş ortamında bilgi, özellikle disipline edilmiş bilgi şirketlerin rekabet avantajı haline gelmiş durumda. Genel anlamıyla ITIL işletmelerin bilgiyi süreç bazlı izlemesini, kontrol edebilmesini ve kurum adına rekabet unsuru haline getirilmesine katkı sağlıyor. Bu standartlarla şirketler; süreçlerini kontrol edebiliyor, iyileştirebiliyor ve sürdürülebilir bir proaktif süreç yönetimiyle kendilerini farklılaştırabiliyor. BT, sadece teknoloji odaklı olmanın bir adım ötesine geçerek işi büyütme ve rekabet fırsatı yaratıyor. İşletmeler BT’yi artık sadece maliyet etkili olarak değil; aynı zamanda fırsat yaratıcı, iş stratejilerine uyum sağlayıcı, ölçülebilir iş değeri ve geliştirilmiş müşteri hizmeti olarak da değerlendiriyor.


Bilgi sistemlerinin gelişimi, birbirleriyle iletişime geçemeyen ve hatta bazen ortak bir şekilde çalışamayan teknoloji siloları meydana getirmiş durumda. ITIL, bu olumsuzlukların üstesinden gelmek ve BT’nin iş süreçlerine etkisinden faydalanmak adına, BT’nin iş ihtiyaçlarına esnek bir yapıda hizmet sunması, iş avantajlarına katkıda bulunması ve standartlarla hareket etmek açısından uluslararası bir standart olarak önemli katkılar sağlıyor.


ITIL, temel süreçlerin planlanması, rol ve aktivitelerin ilişkilendirilmesi ve roller arasındaki bilgi akışının nasıl olacağı konularında denenmiş yöntemler sunuyor. Roller arasındaki bilgi akışı ya da işbirliği eksikliğinden çıkabilecek sorunları en baştan tümüyle engelliyor ya da en aza indiriyor. BT süreçlerinin tanımlanmasının ve standartların kullanılması nedeniyle  strateji ve hedefleriyle kullanıcı istekleri doğrultusunda servis sağlanmasını mümkün kılıyor. Gereksiz  ve verimsiz kaynak kullanımı azaltıyor. Kaynak verimini artırıyor. İş tekrarını önleyen bu metodoloji, gereksiz yapılan işleri ortadan kaldırıyor. Zaman planlaması kolaylaştırıyor. Kritik öneme sahip BT servislerinin kullanım, güvenirlik ve güvenliğini iyileştiriyor. ITIL’da BT süreçleri kalite sistemlerinin öngördüğü şekilde tanımlanarak dokümante edildiğinden ISO Sertifikası alınması çabuklaşıyor.


Teknoloji liderleri için ITIL sertifikasyonunun faydaları nelerdir? Bu sertifikasyon CIO'lara kendilerini farklılaştırma anlamında neler katıyor?


IDC'nin verilerine göre son dört yılda bilişim sektörü yüzde 21 büyüdü. 2001 yılında 80 bin çalışan sayısı 2008 de 130 bine yaklaştı. Bilişim sektörü ülkelerin kalkınmalarında stratejik öneme sahip. Bilişimdeki gelişmeler diğer tüm sektörleri etkiliyor. Hindistan, Çin, İrlanda, İsrail gibi birçok ülke kalkınmasını bilişim sektörüyle gerçekleştirmiş durumda. Artık bilişim ülkelerin rekabet avantajı olacak.


Sektörün bu durumu BT’nin şirketlerin faaliyetlerindeki önemini artırnış durumda. BT günlük hayatımızı daha fazla kolaylaştırır hale geliyor. İş dünyası ve kamu sektöründe yaşanan dönüşümün merkezinde, CIO’lar yani teknoloji liderleri bulunuyor. Günümüzde şirketler ve devlet kuruluşlarındaki değişimin önünü açmak da tıkamak da bugün bu kişilerin elinde.Büyük fırsatların bulunduğu her yerde büyük risklerin de olması kaçınılmazdır. BT de hayatı kolaylaştırması ve verimliliği artırmasının yanında karşımıza ciddi güvenlik riski gibi kritik sorunlar da çıkartabiliyor. Bu da CIO’ların yükselişini kaçınılmaz kılıyor. Sorunları ve fırsatları önceden görebilen, şirket yönetimini bunlardan haberdar ederek gerekli proje ve çözümleri sunabilen CIO’lar şirketler için hayati bir öneme sahip.


Sektördeki bu gelişmeler şirketlerin bilgi sistemleri yönetimine bakış açısını değiştirirken buna bağlı olarak BT yöneticilerini stratejik bir hale dönüştürmüş durumda. Önceleri operasyonel süreçleri yöneten birimler olarak algılanan BT bölümleri artık şirketlerin karar destek birimlerinde kritik görevler üstlenen birer katma değer merkezi haline dönüştü. ITIL ve benzeri metodolojiler CIO’ların iş süreçlerini, sistemleri ve örgütsel yapıları tasarlayıp oluştururken, mevcut kuralların gelecekte alabilecekleri şekli de öngörmeye zorluyor. İş süreçlerini basitleştiren, daha güçlü ve etkin ortaklıklarla tedarikçi ilişkileri kurmayı sağlayan BT, diğer yöneticilerle birlikte çalışarak olasılıkları ve engelleri belirlemeyi kolaylaştırıyor. Bu yapılarla teknoloji liderleri BT’nin şirket stratejileriyle bütünleştirilmesiyle oynayacağı rolün açığa kavuşturulmasına sağlıyor ve harcamalarla hedefleri ilişkilendirebiliyor. Diğer yandan CIO’lar şirket içindeki gelişme hedeflerinin geçerliliğini kontrol ederek başarı düzeyini belirleyebilmek için performansı düzenli olarak değerlendirebiliyor.





BT bölümlerine yeni roller


Değişen iş yaşamı ve rekabetçi dinamiklerin yüklediği yeni rollere işaret eden Ahmet Tahan, ana işlerine odaklanırken diğer hizmetlerin dışarıdan sağlanması yani dışkaynak kullanımı örneklerinin arttığına dikkat çekti:“Değişen iş yaşamı şirketlerdeki organizasyon yapılarında da radikal değişiklikler oluşturmaya başladı. Bu değişen ve gelişen şartlar, BT bölümlerini şirketler için destek birimi olmaktan çıkarak, stratejik önemi olan, üst düzey karar destek birimlerinde önemli roller üstlenen ve tüm birimlere hizmet sunan bir hale dönüştürdü. Teknik özellik içeren işlerin diğer bölümlerce anlaşılması ve aynı standartlarla ifade edilmesi, özellikle BT bölümlerinin yaptıkları işin sonuçlarının ve süreçlerinin anlaşılmasına katkı sağladı. Şirketlerin bünyesindeki BT grupları bu doğrultuda diğer gruplarla eş güdümlü hareket etmek; kalite ve müşteri ihtiyaçlarını dikkate almak zorunda. Dolayısıyla BT servisleri çeşitleniyor. Teknik altyapılar karmaşıklaşıyor. Bu durum yönetim ve güvenliği güçleştiriyor.”





 


 


 


 


 


 


 


(İŞ'TE LİDER Dergisi - Temmuz 2009)