Genel 01 OCAK 2011 / 09:04

İşte 2010 yılında teknoloji gündemine damgasını vuranlar

Geride bırakmak üzere olduğumuz yılda gündeme damgasını vuran ilk 10 olayı sıraladık.

Geride bırakmak üzere olduğumuz yılda gündeme damgasını vuran ilk 10 olayı sıraladık.



2010 yılı, teknoloji gündemi açısından oldukça hareketli bir yıl olarak hafızalara kazındı. Birçok ilki yaşadığımız bu yılda, oldukça ilginç gündem maddelerini geride bıraktık. Peki BTnet.com.tr ekibi olarak bizce 2010 yılı teknoloji gündeminde en çok hatırlanacak olan olaylar hangileriydi?

10. 3 boyutlu televizyonların hayatımıza girmesi



Daha önce yıllarca konuşulan bir kavram olan 3 boyutlu televizyonlar, 2010 yılı içinde parasını verip satın alabileceğiniz ürünler olarak hayatımızın bir köşesine yerleşti. İlk duyumlarını Nisan ayında vermeye başladığımız bu gelişme, Nisan ayının sonlarında hayat buldu ve diğer birçok şirket tarafından desteklenen bir akım haline dönüştü.

9. Tablet bilgisayarların doğuşu



Tablet bilgisayarlar endüstride uzun zamandır denenen bir kavram olmasına rağmen, bunu doğru dürüst hayata geçiren ilk marka iPad adlı ürünüyle Apple oldu. 700 gramın altındaki ağırlığı, yüksek çözünürlüklü ekranı, 10 saatin üzerine çıkabilen pil ömrü ve binlerce uygulamasıyla tablet bilgisayar kavramını adeta sıfırdan tanımlayan bu ürün, piyasaya çıktığı andan itibaren 3 aydan kısa bir süre içinde 3 milyon adet satarak "cep telefonundan sonra en hızlı satılan ürün" unvanını ele geçirdi. iPad'ın çıkışının ardından farklı şirketlerce yüzlerce yeni model duyurulmasına rağmen, 2010 yılının sonuna geldiğimizde halen Apple'ın karşısına ciddi olarak çıkabilecek bir üründen söz edilemiyor. Belki Galaxy Tab, ama o da belki...

8. Mark Hurd'ün HP'den ayrılması



Bugüne dek dev teknoloji şirketlerinden bir CEO'nun ayrılması Mark Hurd'ün ayrılışı kadar gürültülü olmamıştı belki de. Jodie Fisher adlı bir çalışanı taciz ettiği iddiasıyla suçlanan ve internet tarayıcısındaki kayıtlarla da bu olayı doğrulanan Hurd, bu iddialar karşısında görevi bırakmak zorunda kaldı. Buna en büyük tepkiyi gösteren ise Oracle'ın CEO'su Larry Ellison oldu. Hurd'ü bu şekilde harcadıkları için HP'ye ateş püsküren Ellison, fazla beklemeden kendisini Oracle'ın başkanlık koltuğuna oturttu. HP'de Mark Hurd'den boşalan yere ise SAP'nin eski CEO'larından Leo Aphoteker getirildi.

7. Oracle'ın SAP'yi 1,3 milyar dolar tazminata mahkum etmesi



HP'nin Mark Hurd'ü şirketten göndererek yerine SAP eski CEO'su Leo Aphoteker'i getirmesi, Hurd'ü çok seven Oracle'ın SAP'ye karşı tavrını sertleştirmesine neden oldu. Oracle, SAP'yi daha önce şirketin iş ortaklarından olan TomorrowNow isimli bir şirket aracılığıyla kendisinden bilgi sızdırmakla suçluyor ve o dönem işin başında Leo Aphoteker'in olduğunu söylüyordu. SAP ise bu iddiayı kabul etmiş, ancak zararın sadece 40 milyon dolar gibi bir rakam olacağını iddia etmişti. Bu işin sonunda da mahkeme masrafları dahil 160 milyon dolar gibi bir rakam ödeyeceğini öngörüyordu. Ancak mahkeme sonuçlandığında SAP'nin Oracle'a tam 1,3 milyar dolar ödemesine karar verildi.

6. Meksika Körfezi'ndeki petrol sızıntısı



Amerika'nın Meksika Körfezi'nde deniz dibinden petrol sondajı için kullanılan platformlardan birinde gerçekleşen ve 11 işçinin yaşamına mal olan patlama, son zamanların en büyük çevre felaketine neden oldu. Ellerindeki tüm teknolojiyle rağmen kimse aylarca denizin bin 500 metre altındaki kuyuyu nasıl kapatacağını bilemezken yapılan denemeler üst üste başarısızlıkla sonuçlandı. Kullanıcılara "siz ne yapardınız?" diye soruldu, ödüller ortaya koyuldu, sosyal medyada fırtınalar koptu ama sonuç hep nafileydi. BP'ye toplamda 50 milyar dolardan fazla para kaybettiren ve şirketin doğrudan Barack Obama tarafından tehdit edilmesine neden olan sızıntı, 20 Nisan'da başladıktan yaklaşık 3 ay sonra, 15 Temmuz'da kapatılabildi.

5. Akıllı telefonların kurbanı olan CEO'lar



2010 yılı akıllı telefonların yükseldiği bir yıl olurken, bu iş artık üreticiler tarafında da iki ucu keskin bir kılıca dönüşmeye başladı. Oldukça karlı bir iş olan akıllı telefon üretimi, cep telefonu üreticilerinin cirolarında ve karlılığında önemli bir unsur haline gelince bu konuda varlık gösteremeyen şirketlerin CEO'ları da bu başarısızlıktan nasibini aldı. 2010 yılı, bu nedenle Nokia CEO'su Olli-Pekka Kallasvuo ve LG CEO'su Yong Nam'ın birer hafta arayla görevden alınmasına şahit oldu. Ana faaliyet alanı cep telefonu üretimi olan Nokia'da bu alandaki başarısızlığın faturasının CEO'ya kesilmesi elbette beklenen bir şeydi. Ancak çamaşır makinesinden ağır sanayi makinelerine kadar hemen her şeyi üreten bir şirket olan LG'nin CEO'sunun sadece akıllı cep telefonlarında yeterince varlık gösteremediği için koltuğundan olması, bu işin ne kadar büyüdüğünü göz önüne serer gibiydi.

4. Sosyal medya sitelerinin astronomik yükselişi



2010 yılı, ücretsiz hizmetler veya toplu fırsatlar eşliğinde kullanıcıları bir araya getiren sosyal tabanlı internet oluşumlarının fiyatlarının roket eşliğinde tavan yaptığı bir yıl oldu. Bu tarz oluşumların başını çeken Facebook'un 2010 yılı geliri beklentinin iki kat ötesine geçerek 2 milyar dolara yükselirken, şirkete biçilen değer 50 milyar dolara fırladı (bu arada 2007 yılında sitenin yüzde 1,6 hissesine 240 milyon dolar ödeyen Microsoft o zamanlar siteyi 15 milyar dolara satın almak istediğini de itiraf etti). Kısa mesaj eşliğinde cıvıldaşma sitesi olan Twitter'in değeri geçen yıl 1 milyarken bu yıl 3 milyar dolara yükseldi. Ayrıcalıklı alışveriş sitelerinin atası olan Groupon'un ise daha 2008'de kurulmasına rağmen gösterdiği yükseliş ve geçtiğimiz günlerde Google'ın teklif ettiği 6 milyar doları elinin tersiyle geri çevirmesi çok konuşulan konulardan biri oldu.

3. YouTube'un açılması



Atatürk'e hakaret eden videolar nedeniyle Mayıs 2008'de kapatılan ve yaklaşık 2,5 yıl kapalı kalmasına rağmen Türkiye'deki en çok ziyaret edilen siteler sıralamasında ilk 5'teki yerini ısrarla koruyan YouTube, Kasım 2010'da nihayet erişime açıldı. Sayesinde bir ulusun DNS ayarlarını öğrenmesine neden olan sitenin ülkenin bilişim kültürüne olan katkısı da yadsınacak gibi değil.

2. Fizy'nin kapatılması



Türkiye'de hükümet, internet sitelerinin kapatılmasını zorlaştıracak ve bu işin ülke için bir utanç halini almasını engelleyecek önlemleri gündeme almaya hazırlanırken, Türkiye'den çıkmış en başarılı küresel oluşumlar arasında gösterilen Fizy.com'un MÜYAP başvurusuyla kapatılması 2010'un son hafta sürprizi olarak gündeme damgasını vurdu. Şu an için konuya dair üst düzey yetkililerden "Anlaşıp bu işi çözün" mesajı geldiği ve her iki tarafın anlaşmak için masaya oturduğu söylentileri dolanıyor. Bu arada kapatma gerekçesinin altındaki iddialar da son derece ilginç, takip etmekte fayda var.

1. WikiLeaks



Bu yıl sadece teknoloji gündemini değil, dünya siyaset gündemini sallayan en önemli haber şüphesiz ki Julian Assange ve WikiLeaks sitesi. Daha önce ABD'nin Afganistan ve Irak savaşlarında neler yaptığını ortaya koyan belgeleri yayınlayarak gündem oluşturan WikiLeaks, bu kez dünya genelinde neredeyse tüm elçiliklerin yazışmalarından ve gizli belgelerden oluşan 250 bin civarında belgeyi parça parça açıklayacağını ilan ederek gündeme oturdu. Açıklanan ilk belgeler Türkiye dahil birçok ülkede büyük yankıya neden olurken, hükümetler nezdinde WikiLeaks sitesi ve Julian Assange'a ait kaynakların kesilmesi konusunda birçok şirketin çabası gündeme geldi. Assange, son olarak İngiltere'de yargılandı ve kefaletle serbest bırakıldı.

Assange, üzerindeki devlet baskılarına rağmen oluşturduğu kamuoyu desteği nedeniyle imparatorun nefret ettiği ama şimdilik hiçbir şey yapamadığı Gladyatör filmindeki Maximus karakterini hatırlatıyor. İyi mi kötü olduğuna bir türlü karar verilemeyen platin saçlı adam, hayat sigortası olarak Torrent sistemi aracılığıyla milyonlarca kullanıcı tarafından indirilen ve tüm belgelerin içinde olduğu 1,4 GB'lık şifreli bir dosya kullanıyor. Assange, önceden kurgulanmış bağlantılar sayesinde kendisine bir şey olması halinde dosyaların şifresini çözecek olan anahtarların açığa çıkacağını söylüyor. Şu an birçok haklayıcı dosyaların şifresini çözmeye çalışmakla meşgul, ama hiç kimse bunu tamamen başarabilmiş değil.