Genel 24 NİSAN 2014 / 15:20

İhracatçılar ikinci çeyrekten umutlu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından geleneksel hale getirilen ve yılın çeyreklerine göre gerçekleşme ve beklentileri değerlendiren Eğilim Anketi çalışmasının 2014 ilk çeyrek sonuçları açıklandı. TİM İhracatçı Eğilim Anketi 2014 ilk çeyrek sonuçlarına göre, ihracatçıların yılın ikinci çeyreğinde ekonomi, talep ve üretim anlamında pozitif beklentisi artıyor. Sipariş alma oranları ise son 16 çeyreğin zirvesine çıktı. 

Anketten satır başları...
• Ocak-Mart döneminde dış finansman talebinde bulunan firmaların oranı yüzde 41,2

  • Her 10 ihracatçıdan 5’i sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor.


• İhracatçı firmaların yüzde 45’i döviz risklerinden korunmak için herhangi bir araç kullanmıyor. Aynı oran, firma büyüklükleri açısından irdelendiğinde İlk 1000 dışındaki diğer firmalar arasında ise yüzde 51’e yükseliyor.
• Döviz riskinden korunmak için döviz kredisi kullanan firmaların oranı yüzde 32, ‘forward’ yaptığını belirten firmaların oranı ise yüzde 28’dir.
• Döviz kuru riskine karşı herhangi bir araç kullanmama nedenleri arasında, döviz kurlarında artış beklentisi (yüzde 34,8) ve ithalatlarının da bulunması dolayısıyla riskin dengelenmesi (yüzde 29,1), ilk iki sırada öne çıkan unsurlar. Araçlar hakkında bilgilerinin olmadığını belirten firmaların oranı ise yüzde 18,5.
• İhracatçı firmaların yüzde 49,8’i yurt içinde, yüzde 72,4’ü ise yurtdışında yılın 1. çeyreğinde yatırım yapmadıklarını belirtmektedir. Bu dönemde yurt içinde yatırım yapan firmaların yüzde 32’si modernizasyon, yüzde 26’sı ise kapasite artırımına gittiklerini ifade etti.
• Yurt dışı yatırımlarında en yüksek oranda tercih edilen türler; yüzde 11,2 ile satış-dağıtım ağı genişletme ve yüzde 10,4 ile modernizasyon oldu. Yılın kalan kısmında ise firmaların yüzde 47’si yurt içinde, yüzde 71,2’si ise yurt dışında yatırım yapmayacaklarını belirtti. Yurt içinde yatırım planlamama nedenleri arasında; ülke ekonomisindeki istikrarsızlık / belirsizlik (yüzde 35,3), piyasada yetersiz talep (yüzde 31,9), yurt dışında ise dünya ekonomisindeki istikrarsızlık (yüzde 28,7) ile mevcut yatırımların halihazırda devam etmesi (yüzde 27,5) en belirgin bariyerler olarak ortaya çıktı.