Genel 20 EKİM 2009 / 12:15

IBM önünde sendikal özgürlük için eylem

Sendikal Özgürlük Hareketi, Yapı Kredi Plaza önünde IBM’in sendikal örgütlenmeye karşı tutumunu protesto etti.

Sendikal Özgürlük Hareketi, Yapı Kredi Plaza önünde IBM’in sendikal örgütlenmeye karşı tutumunu protesto etti.


Sendikal Özgürlük Hareketi, yasal boşlukları kullanarak çalışanların sendikal özgürlüğüne engel olmaya çalıştığını savunduğu IBM yönetimini protesto etmek için IBM'in bulunduğu Yapı Kredi Plaza önünde bir eylem yaptı.

Eyleme Sinter Metal, Entes, Kurtiş, Esenyurt Belediyesi, ATV, Yol TV, Hava İş, Desa, Katı Atık gibi birçok şirkette sendikal özgürlük için mücadele eden emekçiler de destek verdi.

Sık sık sloganlarla kesilen basın açıklamasında özetle şu ifadelere yer verildi: IBM'in önünde buluşmamızın nedeni, IBM'in sendikal örgütlenmemize karşı devam eden yokedici tutumunu protesto etmek ve sendikal özgürlüklerimizin önündeki engelleri ortadan kaldıracak çözümleri oluşturmak kararlığımızdır. Biz IBM'ciler 1968 yılında kurulmuş Bil-İş sendikamızın bizlere verdiği güçle, haklarımızı aramak için tam 1,5 yıl önce yola çıktık. Bildiğiniz üzere yüzde 80 gibi bir çoğunlukla Tez Koop İş sendikamızda örgütlendik.

5 yıl boyunca çalışanlara ücret artışı yapılmaması, çalışanlar arasında ücret ve sosyal haklarda adaletsizlikler olması, özel emeklilik, sağlık sigortası gibi kazanılmış hakların sürekli olarak tırpanlanması ve ortadan kaldırılması gibi sebepler yüzünden yola çıktık. Bizleri vasıfsızlaştırarak ve taşeronlaştırarak üzerimizden daha fazla para kazanma hedeflerine engel olmak için.

IBM'in bizleri köleleştirme arzusu, aydınlanmamıza, toplu sözleşme ve grev hakkı olan bir sendikada örgütlenmemize vesile oldu. 12 Eylül yasalarından istifade eden IBM yönetimi, örgütlenmemizin önünü kapamak için yasal ve yasal olmayan her türlü adımı attı.

Sürecin en başında sendika üyeleri tek tek evlerinden arandı. Kariyer ve para havuçları verildi. İnsan kaynakları yöneticiliğine bir ilaç şirketinden yönetici atadılar. Yurtdışından sendika yok edici yöneticiler getirildi. Sendikayı destekleyen üst düzey yöneticiler işten çıkarıldı. Sendika temsilcileri işten çıkarıldı.

IBM'in sendika düşmanlığı devam ediyor. Üç ay önce kendi çalışanlarını taşeronlaştırmak için yeni bir şirket kurdular. Sendikal üyelikleri bitirmek için çalışanların bir kısmını zorla bu şirkete geçirdiler. İki hafta önce de taşeronlaştırmak maksadıyla kurdukları şirkete geçirdiği çalışanlar üzerine baskı uygulayarak sendikadan istifaya zorladılar. IBM bu yaptıklarıyla sırtından milyonlarca dolar kazandığı çalışanların iradesini yok saymaya devam ediyor. Gelişmiş tüm ülkelerde sendikalara ve sendikalaşmaya açık olan ve herhangi bir engellemede bulunamayan IBM, bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğumuz için, bir Alman veya Fransız olmadığımız için sendikal özgürlüğümüze ipotek koyuyor. Başlattığımız yargı süreci devam ediyor.

Ofis çalışanı olduğumuz, IBM'in iddia ettiği gibi bir belediye işçisi olmadığımızın yargıda ispatlanması 15 ay sürdü.

Ama bizler yılgın değiliz ve asla da yılgınlardan olmayacağız.