Genel 15 KASIM 2012 / 15:45

Fatih Projesi eğitim sisteminde "Rönesans etkisi" yaratacak

İlk olarak 2004 yılında gerçekleştirilen “Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenilikler Konferansı” bu yıl 4.kez İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü öncülüğünde, Türkiye Bilişim Vakfı ve Türkiye Bilişim Derneği’nin katkılarıyla düzenlendi. 



14 Kasım tarihinde başlayan etkinlikte e-öğrenme modelleri ve Fatih Projesi’nin eğitim sistemi üzerine etkisi masaya yatırıldı. Bunun yanı sıra araştırmacı, eğitimci, kamu ve özel sektör çalışanları e-öğrenme süreçlerinin gelecekte neler getirebileceği konusunda bilgilendirildi.

“Sosyal platformlar geleceğin e-öğrenme modeli olacak”

Konferansın açılış konuşmacıları arasında bulunan BallState Üniversitesi Dekan Yardımcısı Prof. Sushil Sharma, “e-öğrenmenin değişen çehresi” adlı konuşmasında eğitim modellerindeki değişime ve bu değişimin yarattığı etkilere değindi.

Sharma, bir eğitimci olarak sürekli değişim ilkesini benimsediğinin altını çizdi. Öğrencilerin kendi öğrenme alanlarını yarattıklarını belirten Sharma, öğreticiler olarak öğrencilere bu konuda cesaret verdiklerini ifade etti. Bu konuda sosyal platformlar ve özellikle Facebook’un gelecekte en önemli e-öğrenme platformlarından biri olacağını vurguladı.

“Sosyal öğrenme daha hızlı öğrenmeye yardımcı oluyor”

[caption id="attachment_60662" align="alignleft" width="210" caption=" Dr. Pam Boiros"][/caption]

Skillsoft Ürün Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr Pam Boiros ve Ankara Üniversitesi’nden Prof. Haluk Geray’ın katılımlarıyla gerçekleşen “İş Dünyasında e-Öğrenme İpuçları” panelinde sosyal öğrenme ve e-eğitici konularına ışık tutuldu. Dünyadaki yoğun sosyal medya kullanımının etkisiyle sosyal öğrenme kavramının ortaya çıktığını belirten Dr. Pam Boiros, sosyal öğrenmenin doğru kullanılması halinde oldukça verimli bir eğitim modeli olduğunu vurguladı. Boiros, sosyal öğrenmenin öğrencilerin arama motorları ve diğer araştırma modellerinden farklı olarak, sağladığı birebir etkileşim sayesinde zaman kaybını ortadan kaldırabileceğinin altını çizdi. Kullanıcıların, kullanılan sosyal platform üzerinde konu üzerinde tartışarak ve bilgi paylaşımına giderek çok daha hızlı öğrenebileceklerini ifade eden Boiros, öğrencilerin ve eğitimcilerin yapacağı önerilerle çok daha fazla katılımcının sağlanabileceğini de sözlerine ekledi.

[caption id="attachment_60664" align="alignright" width="210" caption="Prof. Haluk Geray"][/caption]

“Fatih Projesi e-eğitmenlik taleplerini artırdı”

Boiros’tan sonra söz alan Prof. Haluk Geray, Fatih Projesi’yle birlikte “e-eğitmenlik” taleplerinin yoğun bir şekilde arttığını fakat Türkiye’de bu konuda eğitim ve sertifika veren herhangi bir kurum olmadığını söyledi. Geray, Ankara Üniversitesi bünyesinde kurdukları ANKUZEM’le 4 bin öğrenciye uzaktan eğitim verdiklerini belirtirken, gelecekte bu sayıyı artırmak istediklerini dile getirdi.

Konuşmasına korsan e-öğrenim içeriklerinin fazlalığına değinerek devam eden Geray, bunun yanı sıra yabancı içeriklerin Türkçe’ye çevrilmesinin yeterli olmadığını belirtirken, içeriklerin daha iyi benimsenmesi için mutlaka yerelleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Müfredat sürekli güncellenmeli”

Konferansın Fatih Projesi panelinde konuşan Okan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gonca Telli Yamamoto, gelişimin doğru sağlanması durumunda Fatih Projesi’nin Türk eğitim sisteminin Rönesans'ı olacağını söyledi. Yamamoto, tüm paydaşların bir araya gelerek yeni eğitim sisteminin geliştirilmesine katkıda bulunması gerektiğinin altını çizdi.

[caption id="attachment_60665" align="alignleft" width="210" caption="Prof. Dr. Gonca Telli Yamamoto"][/caption]

Fatih Projesi için düzenlenen çalıştaydan çıkan sonuçları masaya yatıran Yamamoto, özellikle öğretmenlere verilen eğitimlere ve oluşturulan müfredatın önemini vurguladı. Öğretmenlere verilen eğitimlerin bilgisayar tabanlı olmasının şart olduğunu söyleyen Yamamoto, öğretmenlerin motivasyonlarını artırmak için bu eğitimlerin internet üzerinden verilebileceğini dile getirdi.

Müfredat konusundaki sıkıntılara da değinen Yamamoto, müfredatın mutlak suretle daha dinamik ve çağdaş olması gerektiğinin altını çizdi. Yamamoto, dersler için oluşturulacak konuların MEB, öğretmenler ve akademisyenler arasında oluşturulacak bir kurul tarafından sürekli güncellenmesinin eğitimdeki verimi artıracağını vurguladı. Yamamoto, derslerdeki deneysel uygulamaların arttırılmasının yanı sıra mesleki eğitimlerde simülasyonların artırılmasının öğrencileri dersleri daha iyi anlamasını sağlayabileceğini sözlerine ekledi.