Genel 13 EYLÜL 2012 / 08:42

Fatih Projesi Bilişim Zirvesi'nde enine boyuna tartışıldı

Fatih Projesi Bilişim Zirvesi'nde enine boyuna tartışıldı

12 Eylül’de gerçekleşen Fatih Projesi’nde Sonraki Adım Konferansı, Türk bilişim sektöründen beklentileri ve projenin kritik noktalarını ortaya koydu.



Bilişim Zirvesi'12 etkinliği, 12 Eylül’de eğitimin en kapsamlı projesi olan Fartih Projesi’ni mercek altına alan Fatih Projesi’nde Sonraki Adım Forumu’na ev sahipliği yaptı.

Forumun açılış konuşmasını yapan Dijital Türkiye Platformu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Fatih Projesi’nin eğitimdeki en kapsamlı ve organize girişim olduğunu belirterek bazı noktalara dikkat çekti. Projede kamuoyuna çok yansıyan teknoloji kısmının sadece işin bir boyutu olduğuna vurgu yapan Eczacıbaşı, “Pedagoji boyutu, öğretmen boyutu ve içerik boyutları çok önemli. Öğretmenlerin bu teknolojileri öğrencilere aktaracak şekilde eğitilmesi çok önemli. İçeriğin çağdaş olması çok önemli. 10 yılda 10 milyon 800 bin adet tablet dağıtılması planlanıyor. Tabletin sağlayacağı sürekli yeniliğin müfredata yansıması da diğer önemli nokta. Fatih Projesi başarıyla uygulanabilirse ülke olarak çok önemli sıçrama sağlayabiliriz ve ilgili kurumların proje ile ilgili çıktıları sürekli olarak paylaşmaları çok önemli” diye konuştu.

Fatih için bilişim sektörüne çağrı

Forumda projede gelinen son noktayı aktaran TÜBİTAK ULAKBİM Müdürü Dr. Ahmet Kaplan, gelinen noktada projeye Türk bilişim sektörünün katkı sağlayabileceği alanları dile getirerek, sektöre mesaj gönderdi.

Projenin Türk bilişim sektörün de önünü açabilecek bir proje olduğunun altını çizen Kaplan, özellikle yazılım sektörüne çağrıda bulunarak şunları söyledi:

“85 bin akıllı tahta öğrencilerle karşılaşacak. Lise düzeyi göz önüne alınarak oluşturulacak akıllı tahta yazılımlarına ihtiyacımız olacak. Bir diğer ihtiyaç olacak alan ise akıllı tahta ve ve tabletlerin uzaktam yönetimi yazılımları olacak. İçerik hak yönetimi konusu da çalışmalara ihtiyaç olan bir başka başlık.

Ders kitapları konusunda yayıncılar fedarasyonu belli bir metodoloji sağlamış durumda. E-içerikler için de aynı durumun sağlanabilmesi için çalışıyoruz. Bunun için bilişim sektörü yayıncılarla işbirliği ve proje geliştirebilir. Zenginleştirilmiş kitap alımı için dört ana kaynağın beslediği bir market yapısı üzerinde çalışıyoruz. İhtiyaç duyulacak bir başka alan da yayıncılar için E-kitap üretme araçları olacak.

Diğer taraftan IPV6 dönüşümünde önemli olacak ağ cihazları konusu da bilişim sektöründe sıçrama yaratacak bir başka alan olabilir. Öğretmenlerin eğitimlerinde Pardus kullanımı kararlaştırıldı. Bu tarafta da ofis yazılımları konusunda bazı ek özellikler tanımlanması konusunda da çalışmalar bekliyoruz.”

Kaplan, Fatih Projesi Ar-Ge çağrılarında da ilk defa 250 proje teklifi alındığını da belirterek en büyük hassasiyetle yaklaştıkları konunun yerli katkı oranı olduğunu da vurguladı.

Panelde neler konuşuldu?

Akurgal Teknoloji Genel Müdürü Ali Akurgal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ve YASAD Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Ufuk Güneş, Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Fikri Türkel, Netaş Ağ Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Gönül Kamalı, Arçelik Fatih Projesi Koordinatörü Özkemal Altun, Vodafone Türkiye İş Geliştirme ve Sabit Telekom alanından sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Derya Hatipoğlu, Türksat Bilişim Sistemleri İş Geliştirme Müdürü Mustafa Taylan Güvercin ve Okan Üniversitesi Fatih Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Gonca Telli Yamamoto’nun konuşmacı olarak olarak yer aldığı panelde şu başlıklar öne çıktı:

• Yazılım sektörü oyuncuları ürettikleri yazılımlarla projeye katkıda bulunmak ve yurtdışına bu konuda oluşturacakları bilgi birikimini ihraç edebilir hale getirmek istiyor. Proje yerel yazılım sektörünü küresek pazara götürecek önemli bir kaldıraç olarak görülüyor.

• Bundan sonraki süreçte içerik ve yayıncı şirketlere çok iş düşüyor. İçerikler doğru şekilde üretilebilirse Türkiye, içerik ihraç etme noktasında önemli bir üs haline gelebilir. Zenginleştirilmiş kitap içerikleri yakın coğrafyaya ihraç edilebilir.

• Tabletlerin hangi koşullarda verileceği henüz belli değil. Tablet kullanım senaryoları önem kazanıyor. Ne kadar açık kalacak, her gün şarj edilecek mi gibi. MEB ve TÜBİTAK’ın yol göstermesi önemli.

• Tabletlerin zarar görmemesi ve doğru kullanımı için aile ve çocuğun bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bunun da sistematik olarak konuya üniversitelerin de dahil edilerek yapılması gerekli.

• Tabletlerde 3G erişimi olması kampüs dışında eğitim ve tabletlerin kullanımının sadece sınıfa mahkum edilmemesi açısından önemli. İnternet erişiminin düşük olduğu farklı bölgeler için fırsat eşitliği açısından da 3G erişimi önemli.

• Projenin bölge ülkelere model olması açısından da tabletlerde 3G kullanımı önemli.

Güvenlik önemli bir diğer başlık olarak düşünülmeli.