Genel 20 AĞUSTOS 2008 / 09:11

Elektronik Haberleşme Kanunu'na veto

5803 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, Cumhurbaşkanlığı'ndan geri döndü. Kanunun 59, 60, 66 ve 67`nci maddelerinin bir kez daha görüşülmesi talep edildi.

5803 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, Cumhurbaşkanlığı'ndan geri döndü. Kanunun 59, 60, 66 ve 67`nci maddelerinin bir kez daha görüşülmesi talep edildi.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 5803 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nu TBMM'ye iade etti. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada “Yayımlanması uygun bulunmayan 5803 sayılı `Elektronik Haberleşme Kanunu`, 59, 60, 66 ve 67`nci maddelerinin bir kez daha görüşülmesi için Anayasa`nın değişik 89 ve 104`üncü maddeleri uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına geri gönderilmiştir” denildi.


Konuyla ilgili görüş bildiren Telkoder Genel Sekreteri Rıdvan Uğurlu gelişmeyi üzücü olarak değerlendirdi. Uğurlu, "Kanunun geri dönme gerekçeleri şekilsel, esasa göre bir durum yok. Ancak burada önemli olan kanunun tümünün iade edilmesidir. Kanunun tamamı iade edilmesi yerine, bir kez daha görüşülmesi istenen 59, 60, 66 ve 67`nci maddeler iade edilse ve kanun yürürlüğe konsa daha iyi olurdu. Kanunun tekrar çıkması için, meclisin açılacağı 1 Ekim tarihinin beklenmesi, hükümetin bu konuyu ilk sıraya alması, tekrar komisyona gitmesi ve genel kurulda sıra beklemesi en az 2 aylık bir gecikme olacaktır” şeklinde konuştu. TBMM Ulaştırma Komisyonu Üyesi CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu ise “Telekomünikasyon sektörü için kötü oldu. Temmuz ayında Telekomünikasyon Kurumu’nun kuruluş yasası sona erdi ve bu kurum şuan yasası olmayan bir kurum. 67. Madde ile bu durum düzenlenmek isteniyordu" şeklinde değerlendirme yaptı. 


İade edilen kanun maddelerinin gerekçeleri: 59. MADDE: Maddenin iadesiyle ilgili olarak Kanun’un 6. maddesi ile çelişmesi gerekçe gösterildi. Buna göre, bağımsız denetim müessesine bağlı olarak 6. maddede personelin niteliklerini belirleme hususunda kuruma yetki verilirke, 59. maddede ise bu denetçilerin kurumda denetçi olarak görev yapanlardan karşılanması ifadesi yer aldı. Bu durumda 6. maddenin yetkisinin anlamsız kılındığı ifade edildi. 60, MADDE: Maddenin birinci fıkrasında idari para cezaları ile ilgili `ilgili hizmetin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde beşine kadar idarî para cezası` şeklinde belirlenmesinin aynı maddenin altıncı fıkrasıyla yapılan düzenleme ile çeliştiği belirtildi. “Bu değişikliğin, uygulanacak idarî para cezalarını önemli ölçüde düşüreceği gibi, işletmecilerin birçok hizmeti birlikte sunmaları, hizmetler arasındaki yakın ve yoğun ilişki karşısında `ilgili hizmet`in ne şekilde tespit edileceği, `ilgili hizmet`le bağlantılı net satışların tespitinin nasıl yapılacağı hususlarında incelenen Kanunun düzenleme içermemesi sebebiyle ihtilaflara yol açacak niteliktedir. Bu itibarla, aykırılıkları ve ihlalleri önlemek amacıyla uygulanacak idarî yaptırımların etkinliği hususunda tereddüt uyandıran, ayrıca içerdiği muğlaklık sebebiyle Anayasanın 38 inci maddesini ihlal eden mezkûr birinci fıkra hükmü uygun bulunmamıştır. ” denildi. 66. MADDE: Maddenin birinci ve ikinci fıkralarıyla 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile 2813 sayılı Telsiz Kanununun, bazı hükümleri dışında yürürlükten kaldırılması öngörüldü. Ancak, yürürlükte kalması öngörülen hükümler arasında adları geçen Kanunların yürürlük ve yürütme maddelerinin de bulunmaması, yürürlükte kalmaya devam eden hükümlerin uygulanmasında sakıncalar doğuracağından, usule uygun bulunmadığı belirtildi. 67. MADDE: Telekomünikasyon Kurumu ile ilgili hükümlerin yer aldığı bu maddenin iptal gerekçeleri ise şöyle sıralandı: - Taşra teşkilatının bölge müdürlüğü şeklinde hizmet birimi olduğunu ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikle hizmet birimlerinin belirleneceğini kurala bağlayan dördüncü fıkra hükmü ile bölge müdürlüğünün Kurul kararıyla kurulmasını öngören ondördüncü fıkra hükmü arasında çelişki doğmuştur. Bu sebeple, ondördüncü fıkra hükmü uygun bulunmamıştır. - 67 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi ile 2813 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası değiştirilerek, meslek personeli olarak belirli alanlarda uzmanlığa atanabilmek için, uzman yardımcılığında en az üç yıl çalışmak, olumlu sicil almak ve hazırlanacak tezin kabul edilmesi şartları getirilmiş, dolayısıyla yeterlik sınavında başarılı olmak gibi bir şarta yer verilmemiştir. Ancak bu fıkranın sonunda Kuruma düzenleme yetkisi verilirken, `Uzman ve uzman yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavları ... Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir` denilmiştir. Bu çelişkinin de uygulamada sorunlara yol açacağı düşünüldüğünden, fıkra uygun bulunmamıştır. - 67 nci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi ile 2813 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının son cümlesi değiştirilerek, Kurul Başkan ve üyelerinin görev sürelerinin sona ermesi veya görevden ayrılma isteğinde bulunmaları halinde; kamu görevlisi iken üyeliğe atananların, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri kaydıyla, önceki kurumlarında kadro şartı aranmaksızın mükteseplerine uygun bir göreve mevcut özlük haklarıyla atanacağı, bir kamu kurumunda çalışmayanlardan Kurul Başkan ve üyeliğine atanıp yukarıda belirtilen şekilde görevi sona erenlere herhangi bir göreve veya işe başlayıncaya kadar, yukarıda sayılan her türlü ödemelerin iki yıl süreyle Kurum tarafından yapılmasına devam olunacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenleme görevden ayrılan Kurul Başkan ve üyelerinden kamu görevlisi olanların mevcut özlük haklarının yeni atandıkları kadroya ait her türlü ödeme ile eşitleninceye kadar ödeneceği konusunda bir hükme yer vermemesi sebebiyle, bu kişilerin emekli oluncaya ve memuriyetten ayrılıncaya kadar, kamu görevlisi olmayanların da iki yıl süreyle, gelen zamlardan da yararlanarak Kurul başkan ve üyelerinin özlük haklarını almaya devam etmeleri söz konusu olabileceğinden, yapılan düzenleme kamu yararına uygun bulunmamıştır. - 67 nci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendiyle 2813 sayılı Kanunun 8 inci maddesine eklenen onbeşinci fıkrada, `Başkanın ve II. Başkanın bulunmadığı durumlarda kurum başkan yardımcılarından birisi Kuruma ilişkin görevlerinde Başkana vekâlet edebilir` kuralı yer almıştır. Kurum, Kurul ve Başkanlık teşkilatından oluşmaktadır. Düzenleme bu şekliyle, Kurul üyesi olmayan Başkan yardımcılarının Başkana vekalet ederken, üyesi olmadıkları halde Kurul toplantılarını da idare etmelerine imkan verecek genişliktedir. Bu sebeple, fıkra metninde `Başkanlığa ilişkin` ibaresinin kullanılması gerekirken `Kuruma ilişkin` ibaresinin kullanılması uygun görülmemiştir. 10) 67 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendiyle 2813 sayılı Kanuna eklenen geçici 8 inci maddenin ikinci fıkrasında, `1/5/2008 tarihi itibariyle Kurumda; kurum başkan yardımcısı, daire başkanı, hukuk müşaviri, bölge müdürü kadrolarında bulunanlar ve bunların dışındaki birim amirleri görevden alınmaları halinde, kadro şartı aranmaksızın başkanlık müşaviri olarak atanmış sayılırlar. Bunlar, eski kadroları için öngörülen, mali, sosyal ve emekliliğe dönük her türlü özlük haklarını, daha sonra ortaya çıkabilecek artışlar dahil, almaya devam ederler` hükmüne yer verilmiştir. Takdir yetkisi çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden bulundukları görevlerden alınmaları gerekiyor ise, bu durumdaki bir kısım Kurum personeline, 1/5/2008 tarihi itibariyle belli görevlerde bulunmaları gözetilerek, istisnai düzenleme yapılması kanun önünde eşitlik ilkesini zedelemektedir. İtibariyle belli görevlerde bulunmaları gözetilerek, istisnai düzenleme yapılması kanun önünde eşitlik ilkesini zedelemektedir.