Genel 11 EYLÜL 2012 / 17:45

Dominic Thurbon: "Değişime direnerek yorulmayın"

Dominic Thurbon: "Değişime direnerek yorulmayın"

ICT Summit Eurasia-Bilişim Zirvesi '12'nin ilk günündeki konuşmacılar arasında uluslararası davranış değişikliği kuruluşu ChangeLab'in kurucu ortağı Dominic Thurbon da vardı. 



Thurbon, konuşmasında markalardan örnekler vererek davranış farklılıklarını, bu farklılıkların barındırdığı hataları, insan yapısını ve bu yapının değişim mekanizmasını anlattı. İnsan davranışlarını değiştirmenin işin sırrı olduğunu söyleyen Thurbon, değer zinciri, bulut bilişim gibi başlıkların BT'nin işi olduğunu söyledi ve "Asıl önemli olanın kişilere neler olduğudur" dedi.

6 yıl önce bu işe başladığını ve değişim davranışlarıyla ilgili programlar yazdığını söyleyen Thurbon, şöyle devam etti:

"Değişimi yönetmek düşünüş şeklini değiştirmekle alakalı. İnsan davranışlarının 4 itici gücü, yani 4 katmanı var. En tepede rasyonel itici güçler var. Değişimi asıl zor yer burası. Duygusal katman, davranışsal ve yapısal katmanlar da bunu izliyor. Ama duygusal katman, tüm yapının da temelidir."

Davranışsal değişim işin temelini oluşturuyor

Konuşmasında bazı önerilerde bulunan Thurbon, öncelikle kişilerin teşvikleri nasıl kullandığına çok dikkat etmesi gerektiğini söyledi. İnsanlar rasyonel olduğu için kalıcı etki yaratmayı düşünerek ilerlemek gerektiğini söyleyen Thurbon, "Hyundai ABD'de kriz zamanı işten çıkartılan insanlara arabalarını geri getirip paralarını geri alma imkanı verdi. Ama aynı stratejiyi HP de hizmet kanadında kullanınca aynı etkiyi yapmadı" diyerek sektörel farklılıklara özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Ardından, 'güvenli sürüş teknikleri' başlığına gelen Thurbon, şunları söyledi

"Bu teknikler çok önemli, çünkü İstanbul'daki ilk günümde çok şey yaşadım (gülüyor). Avustralya'da bir okulda çalışan öğretmenlere bilgisayar dersleriyle ilgili eğitim vermeleri istendiğinde ''Teknik bir insan değilim' derler. Ama zaten öyle doğmazsın, bu 'kimlik' odaklı bir yorumdur. BT'nin dünyayı değiştirme gücü var. Davranışsal değişimin nasıl sağlanabileceğini bulmak daha önemli."

Yapılar oluşturmanın da önemine işaret eden Thurbon, "Sosyal medya gazete gibi etkili olacak" dedi. Kimsenin kimseye zorla sosyal medya kullandırmadığını, bunu insanların tercih ettiğini söyleyen Thurbon bir de örneği hatırlattı:

"Depremin ardından bir Türk gazeteci 'Benim Evin Senin Evin' uygulamasını hayata geçirdi, insanlar bu yapıda bağlantı kurdu. Değişimlere karşı çok dikkatli olun. Birileri bunu yaşıyor, bunu bilin."