Genel 20 OCAK 2009 / 10:04

"Dijital ve analog fotoğrafçılık arasında zıtlık yok"

Arjantinli fotoğrafçı Miguel Carminati ile hayatı ve fotoğrafçılık sanatı ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Arjantinli fotoğrafçı Miguel Carminati ile hayatı ve fotoğrafçılık sanatı ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.


Miguel; bize biraz kendinden bahseder misin?


34 yaşındayım. Arjantin’de doğdum. Şarap ve dansın ülkesi...Orada büyüdüm ve üniversiteden sonra İtalya’ya gittim. 6 ay İtalya’da kaldım. Daha sonra İspanya’ya; Madrid’e taşındım. Toplam beş yıl kadar Madrid ve Barselona’da yaşadım. Bir sonraki durağım Türkiye oldu. Şubatta, Türkiye’deki ikinci yılımı tamamlayacağım. İşletme ve iletişim eğitimi gördüm. Ayrıca İspanya’da gazetecilik üzerine yüksek lisans eğitimi aldım. Arjantin’de fotoğrafçılık da okudum ve bir gazetede çalıştım. Şu an İspanyolca öğretmenliği yapıyorum ve imagebank web sitesi için çalışıyorum.


 


Fotoğraf çekmeye nasıl başladın? Başlarda sadece bir hobi miydi?


Fotoğraf çekmeye başladığımda 17 yaşındaydım. Bir cep kameram vardı ve sürekli fotoğraf çekiyordum. Sonra üniversitede fotoğrafçılık dersi alınca işin teknik yanı da ilgimi çekmeye başladı. Manuel bir kamera satın aldım. Önce temel fotoğrafçılık dersleri aldım, sonra Arjantin Fotoğrafçılık Okulu’na gittim. Karanlık odada çalışmalar yapıyordum. Siyah beyaz resimler çekiyordum. Üniversiteyi bitirince Floransa’da yine fotoğrafçılık eğitimi için bir görsel sanatlar okuluna devam ettim. Benim sevdiğim şey fotoğraf gazeteciliği. Ben bu açıdan bakmayı ve insanları gerçek hayatın içinde yakalamayı seviyorum.


  


Fotoğrafçılık şu an hayatında ne kadar yer kaplıyor?


Bugünlerde çok değil, çünkü İspanyolca öğretmeni olarak çalışıyorum. Vaktimin çoğunu bu işe ayırıyorum. İkisini birden yürütmek zor oluyor. Ama işimden vakit buldukça seyahat ediyorum ve o zamanlarda fotoğraf çekebiliyorum.


 


Fotoğraf çekerken odak noktan nedir? Ne tür fotoğraflar çekmeyi seviyorsun? İnsan fotoğrafları mı, manzara fotoğrafları mı?


Ben fotoğraflarımda gerçek hayatı göstermeye çalışıyorum. Konum genelde insanlar ve hayatın akışı. Fotoğraflarımla bir belge yaratmaya çalışıyorum. Ama manzara fotoğrafları da çekiyorum. Yakın plan doğa fotoğrafları gibi.


 


Dijital ve analog fotografçılık hakkında ne düşünüyorsun? Artıları eksileri neler sence?


Fotoğrafçılığa klasik analog fotoğraf çekimiyle başladım. Siyah beyaz ve filmli çekim yapıyordum. Çok sanatsal çalışmalar yapmama olanak tanıyordu bu. Analogtan dijitale geçemeyeceğimi savunanlar oldu ama şu an hep dijital kullanıyorum. Dijital çekim bir çok değişik şey yapmanıza izin veriyor. Analogda yaptığınız herşeyi dijitalde de yapabiliyorsunuz. Dijitalin iyi yanı, bundan daha da fazlasını sunuyor olması. Eskiden Photoshop konusunda çok daha katıydım. Şu an kullanıyorum. Renkleri, tonları istediğim hale getirebiliyorum. Bu çok da eğlenceli oluyor. Dijitalden çok memnunum. Aslına bakarsanız analogla dijital arasında çok da kıyas yapmak istemiyorum. Aralarında zıtlık yok, sadece analogda daha iyi ton kalitesi var.


 


Fotoğraf çekerken nelere dikkat ediyorsun, bize ipucu verirmisin?


En temel şey, çekeceğiniz fotoğrafla bir kompozisyon oluşturmak. Ayrıca bana göre fotoğrafçılık, ışıkla yazmaktır. Işık fazlasıyla önemli. Çekmek istediğiniz sahneyi vurgulamak için ışığa ihtiyacınız olacaktır. Flaşsız çekimlerde de ışığın yönünü çok dikkatli ayarlamak gerekiyor. Eğer bir ipucu, bir tavsiye vermem gerekirse, bu “sabır” olacaktır. Fotoğrafı çekmek için doğru anı bekleyin. Ayrıca mutlaka okuyun, araştırın. İnatçı ve ısrarcı olun.


 


Bugüne kadar dünyanın dört bir yanında fotoğraf çektin. Seni en çok etkileyen fotoğraf hangisiydi?


2001’de  kriz döneminde, Arjantin’de insanlar ellerinde ateşlerle sokaklara çıkıp protesto yapıyordu. O zaman gördüklerimden ve çektiklerimden çok etkilenmiştim. Bu biraz da psikolojinizle ilgili bir şey. O anki modunuz, neyi görüp neyi çekeceğinizi belirliyor. Mesela Londra’da bir seri fotoğraf çektim. O günlerde çok mutlyudum ve sanırım bu fotoğraflarıma da yansıdı. Ama hiç bir zaman “bu en sevdiğim, bu da diğer favorim” dediğim fotoğraflar olmadı. Öyle bir ayırım yapmıyorum.


 


Verdiğin bilgiler için çok teşekkürler Miguel.


Rice ederim. Ben de teşekkür ederim.