Genel 01 ŞUBAT 2010 / 08:44

CEO'lar kendini iyi hissetmeye başladı

Küresel CEO Araştırması'na göre ekonomi canlandıkça CEO'ların iyimserlikleri artıyor.

Küresel CEO Araştırması'na göre ekonomi canlandıkça CEO'ların iyimserlikleri artıyor.


PricewaterhouseCoopers'ın her yıl Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Davos Toplantısı'nda açıkladığı Küresel CEO Araştırması'na göre, geçen yılki karamsarlığın ardından ekonomideki canlanmayla birlikte CEO'ların geleceğe dönük iyimserliği artmaya başladı. Gelişmiş ülkelerdeki CEO'lar temkinli bir iyimserlik gösterirken, gelişmekte olan ülkelerde daha hızlı bir iyileşme görülüyor.

Küresel düzeyde artan iyimserlik işe alımlara da doğru orantılı yansıyor. CEO'ların yaklaşık yüzde 40'ı 2010'da işgücünü artırmayı planlıyor. Geçtiğimiz yıl çalışan sayısını azaltmak zorunda kalan CEO'ların oranı yüzde 50 iken, araştırmada önümüzdeki yıl çalışan sayısını azaltmayı planlayan CEO'ların oranı yüzde 25 olarak ortaya çıktı.

52 ülkeden 1198 CEO'nun katıldığı araştırmaya göre, dünyadaki CEO'ların yüzde 81'i önümüzdeki 12 ay için beklentileri konusunda iyimser olduklarını söylerken, yalnızca yüzde 18'i karamsar olduklarını belirtti. Geçtiğimiz yılki araştırmada iyimser olduğunu söyleyen CEO'ların oranı yüzde 64, kötümser olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 35 olmuştu.

Küresel kriz etkisinin uzaması ve ülkeleri farklı düzeylerde etkilemesi nedeniyle gelişmekte olan ekonomilerle gelişmekte olan ülkelerdeki CEO'ların iyimserlik düzeylerindeki fark araştırmada göze çarpan noktalardan biri. Örneğin Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'da, CEO'ların yaklaşık yüzde 80'i gelecek seneki büyüme konusunda iyimser olduklarını söylerken, bu oran Latin Amerika ve Çin/Hong Kong'da yüzde 91 ve Hindistan'da yüzde 97 düzeyinde.

Aşırı mevzuat endişe veriyor

Endişe edilen konularda CEO'ların yüzde 65'i uzun süren küresel krizi gösterirken, bunu yüzde 60 ile aşırı düzenleme takip ediyor. Şirketlerin büyümesine yönelik tehditler arasında CEO'ların yüzde 27'si "en endişeli" oldukları konuyu aşırı mevzuat olarak dile getiriyor. Bunların yanı sıra sermaye piyasalarındaki istikrarsızlık ve döviz kuru dalgalanmaları şirketlerin önündeki tehditler olarak sıralanıyor. Terörizm ve altyapıya ilişkin endişeler, CEO'ların üçte birinden daha azı tarafından büyümeye yönelik tehdit olarak değerlendiriliyor.

Hükümet söz konusu olunca iş değişiyor

Aşırı mevzuat tehdidi konusunda görüşlerini açıkça dile getiren CEO'ların üçte ikisinden fazlası, hükümetlerin genel düzenleme yükünü hafiflettiği yönündeki düşünceye katılmıyor.

CEO'ların önemli bir kısmı en kötü zamanlarda dahi şirketlerin devletleştirilmesine karşı olduklarını söylerken, CEO'ların neredeyse yarısı ise kriz sürecinde bazı şirketlerin devletleştirilmesinin sektörü istikrara kavuşturabileceğini dile getirdi. Kriz zamanlarında devletleştirmeye en olumlu yaklaşan CEO'ların başında, kriz süresince en fazla devlet desteği alan otomotiv ve bankacılık sektörü CEO'ları geliyor.

CEO'lar, hükümetlerin "ekonomik kriz" gibi sisteme ilişkin riskleri ele alma çabaları konusunda da iyimserler. CEO'ların yüzde 65'i düzenleyici kuruluşlarla işbirliğinin sisteme ilişkin risklerin azaltılmasında yararlı olacağını düşünüyor.