Enerji 22 OCAK 2015 / 14:39

Işık yoksulluğu ile HIV virüsünden eşit sayıda insan hayatını kaybediyor

Philips, Birleşmiş Milletler Uluslararası Işık Yılı 2015 toplantısında ışık yoksulluğu sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısının HIV virüsü sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısına eşit olduğuna dikkat çekiyor ve ışık yoksulluğuna son vererek milyonlarca kişinin ölümünü engellemek için harekete geçmeye çağırıyor.



Philips,  Birleşmiş Milletler Uluslararası Işık Yılı toplantısında karanlıktan kaynaklanan ölümlere dikkat çekti. Philips’in toplantıda yaptığı açıklama nezdinde dünya nüfusunun beşte birinin ışığa erişimi olmaması sebebiyle, her yıl milyonlarca kişi hayatını kaybediyor.  1.3 milyardan fazla kişi ise, elektriğe erişimi olmaması sebebiyle ışık yoksulluğuna sahio oluyor. Bu durumdan etkilenenlerin çoğu, evlerini ve işyerlerini aydınlatmak için gaz lambaları ve mumlara başvuruyor. Ancak, bu ilkel ışık kaynakları da, solunum yolu rahatsızlıkları ve yangınlar yoluyla, her yıl 1.5 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Bu rakam, her yıl HIV ile ilişkili hastalıklardan ölen kişilerin sayısına eşit olarak betimleniyor.
Philips Aydınlatma CEO’su, Eric Rondolat, 21. yüzyılda, insanların bu boyutta acı çekmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi ve sözlerini şu şekilde sürdürdü : “Güneş enerjisiyle çalışan LED aydınlatma sistemleri, kırsal alanda yaşayan topluluklar için bir dönüşüm sağlayıp, milyonlarca hayat kurtarabilir. Ayrıca söz konusu teknolojinin yeniden icat edilmesi gerekmiyor; şu anda elimizde var ve etkinliği ispat edilmiş durumda. Bu konuda birlikte bir tutum almaları ve 2030’a kadar ışık yoksulluğunu sona erdirmeleri için, ilgili herkese buradan çağrıda bulunuyorum. Aksiyon almak için sunulan ekonomik argümanlar son derece güçlü – insanların refahı için ışık şart. 1.3 milyar kişiyi, ışık yoksulluğundan kurtarmak, sadece ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimin önündeki engelleri ortadan kaldırmakla kalmayacak, aynı zamanda global GSYH’yi da artıracaktır.”

Işık yoksulluğu, Afrika, Asya ve Güney Amerika’da çok geniş bölgeleri etkiliyor. Örneğin Güney Sudan’da yaşayanların sadece yüzde 1.5’i elektrik ışığına ulaşabiliyor. Pek çok gelişmekte olan ülkede, coğrafi ve finansal sıkıntılar nedeniyle yüzlerce uzak bölgeyi birbirine bağlamak mümkün olmadığı için elektrik şebekesi kurulamıyor. Bu durumun ise güneş enerjisiyle çalışan LED teknolojisi ile önlemenin mümkün olabileceği belirtiliyor. Çözüm ile, herhangi bir sağlık, güvenlik, çevre tehlikesi yaratmadan veya önemli bir altyapı yatırımı gerekmeden, gaz lambası kullanım maliyetinin çok altında bir maliyetle ışık elde edilebiliyor.

Ölümler nasıl önlenebilir?

Günümüzde bir güneş enerjili LED lamba sıfır enerji kullanıyor ve bir kereye mahsus 10-20 dolarlık bir maliyetle, bir odayı temiz elektrik ışığıyla doldurabiliyor. Buna karşılık, bir gaz lambası kullanmanın yıllık yakıt faturası ise 50 dolar olabiliyor.

Philips’e göre, toplumlara ışık sağlanması, yüksek maliyetli altyapıya gerek olmadan, halka açık yerlerde sürdürülebilir aydınlatma sağlamak amacıyla enerji tasarruflu LED aydınlatma armatürleri ile güneş panellerini bir araya getirerek ışık merkezleri oluşturarak mümkün olabiliyor.

Söz konusu Toplum Işık Merkezleri (CLC’ler), gün batımından sonra spor aktivitelerini ve diğer sosyal aktivitelere ek olarak, sağlık hizmetleri ve işyerlerinin de faaliyet göstermesine imkân sağlıyor. Philips, şu anda, 500 milyon kişinin elektrik ışığına erişiminin olmadığı 12 Afrika ülkesinde, bu merkezlerden 100 adet kurmak için çalışmalarına devam ediyor.

Philips Işık Hediyesi projesinin, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde insanlara nasıl fayda sağladığını anlatan İngilizce video için:
http://youtu.be/44fKNyIu0hQ
ETİKETLER : philips