Eğilimler/Teknolojiler 02 OCAK 2014 / 15:19

E-belediye projeleri yaygınlaşacak, mobil hizmetler artacak

2014 yılında, büyük ölçekli ve orta ölçekli belediyelerde görülen e-belediye projelerinin yaygınlaşması bekleniyor. Akıllı telefon ve tablet bilgisayarların artmasıyla birlikte yerel yönetimlerin vatandaşa yönelik daha birçok hizmeti de mobil ortama taşıyacağı öngörülüyor.



Verdikleri hizmetlerle vatandaşa en yakın noktada olan yerel yönetimlerde, verilen hizmetler için oluşturulan bilişim altyapısı ve teknolojinin getirilerinden faydalanılması kilit bir rol üstleniyor. Çünkü kent yönetiminde azalan kaynaklar ve kalabalıklaşan nüfusa karşı etkin yönetim ihtiyacı ve e-dönüşümle farklılaşan hizmet şekilleri yerel yönetimlerde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımını en önemli unsur haline getiriyor. Gelinen noktada uzmanlara göre de yerel yönetimlerin hizmetlerini daha şeffaf ve vatandaş odaklı sunma isteği, bu hizmetlere kolay erişimin sağlanması, verimliliğin artırılması hedefi, yerel yönetimlerin teknoloji yaklaşımlarını da değiştirmiş durumda. Daha önceki yıllarda sadece donanım alımları teknoloji yatırımı olarak değerlendirilirken şimdi yerel yönetimler, teknolojiyi hedeflerine ulaşmak için kullanılacak en önemli araç olarak görme anlayışını taşıyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında da verimli hizmet ve kaynakların etkin kullanımına yönelik yerel yönetimlerin teknoloji yatırımları her geçen gün artıyor. Yerel yönetimlerin birçoğu her sene kurum içi işleyişlerini adresleyen kamu kurumları ile bütünleştirici otomasyon projelerine yatırım yaparken, bilgi ve doküman yönetimi projeleri yanı sıra e-imza uygulamaları gerçekleştiriyor. Oluşturulan kent bilgi sistemleri ve coğrafi bilgi sistemleri ile afet bilgi sistemleri yapılandırılıyor. Son yıllarda pek çok yerel yönetimin de yaptığı bu çalışma ile bölgelere ait ve jeoloji haritaları görüntülenebilirken, en kısa yol analizleri de yapılabiliyor.
Pek çok yerel yönetim ise son zamanlarda işleyişini iyileştirmenin dışında, daha iyi hizmet verebilmek için oldukça gelişmiş iletişim sistemlerine yatırım yapıyor, çağrı merkezi sistemleri kuruyor. Gelen taleplerin karşılanma düzeylerini bu sistemlerin de yardımıyla izleyebiliyor. Bu anlamda web teknolojileri de belediyelere halkla ilişkiler, katılımcı yönetim, sosyal sorumluluk ve e-iş/hizmet/ticaret alanlarında yeni olanaklar sunuyor. Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarında sayfalar oluşturup yönetmenin yanında, toplu SMS çözümleri ile vatandaşlara gerekli bilgilendirmeleri yapıp, SMS’le vatandaş şikayetlerini topluyorlar.
Yerel yönetimlere hizmet veren sektör yetkilileri tarafından 2014 yılı Mart ayı mahalli seçimleri sonrasında belediye sayısının 2 bin 950’den bin 395’e düşeceğini belirtiyor. Bu sayede hizmetlerde etkinlik, koordinasyon ve kalitenin yükseltilmesinin amaçlanacağı ve nüfusun yüzde 90’ından fazlasının belediye sınırları içerisinde kalmış olacağına dikkat çekiliyor. Bu sürecin de doğal olarak, daha fazla alana ve nüfusa hizmet etmek sorumluluğunda olan belediyelerin bilgiye olan ihtiyaçlarını artıracağı ve bilişim teknolojilerine daha fazla yatırım yapmayı gerektireceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle 2014 yılında uzmanlara göre büyük ölçekli ve orta ölçekli belediyelerde görülen e-belediye projeleri ile tüm ülke nezdinde daha çok karşılaşılması bekleniyor.
Kent bilgi sistemleri için veri toplama ve güncelleme odakta yer alıyor
2013 yılında yerel yönetimlerin odaklandıkları konuların başında bütünsel yaklaşımla sunulan kent otomasyon sistemleri uygulamaları geliyor. Tüm yerel yönetim birimlerinin bütünleşik bir şekilde çalışmasını ve belediyelerin hedeflediği kurum içi verimlilik ve hizmet kalitesinin artırılmasını sağlayan kent otomasyon sistemleri uygulamaları, birer e-dönüşüm yatırımı olarak ana projeler arasında yer alıyor. Cadde ve sokakların numaralandırıldığı, vatandaşın belediyelere gitmeden tüm ödemelerini yapabildiği, takip edebildiği sistemlerin kurulu olduğu bu otomasyon projelerine pek çok yerel yönetim geçmiş durumda. Yerel yönetimlerin gündeminde yer alan bir başka uygulama da kent bilgi sistemlerinin verisini toplama ve güncel tutma işlemlerinin daha kısa zamanda yapılmasını sağlayan çözümler olarak göze çarpıyor. Burada da uzmanlara göre daha önce ölçüm cihazları ve insan gücü kullanılarak elde edilen verilerin yerine “360 Derece Görüntü Alım Teknolojisi” yeni veri toplama metodu olarak karşımıza çıkıyor. Araç üzerine monte edilmiş gelişmiş bir kamera ve konumlandırma düzeneği, 60 km/h hızla yol alırken dahi veri toplanabiliyor. Klasik metotlara göre onlarca kat daha hızlı veri toplanabiliyor. Sektör yetkililerine göre artık veriyi topla, yarı işlenmiş olarak depola, gerektiğinde değerlendir ve kullan sistematiğine geçiliyor.
2013’te mekansal adres kayıt sistemi bütünleştirmesi önemli bir başlık oldu
2013 yılında yerel yönetimlerde gündeme gelen bir başka konu ise “Mekânsal Adres Kayıt Sistemi” bütünleştirmesi olarak karşımıza çıkıyor. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü (NVİ)’nin yürütmüş olduğu Mekansal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) ile bütünleştirme çözümleri yerel yönetimlerin kullandığı güncel uygulamalar arasında yer buluyor. Önümüzdeki yıl yerel yönetimlerin bu konuya daha büyük bir kararlılıkla eğileceği de öngörüler arasında yer alıyor.
Önümüzdeki süreçte birçok hizmet mobil ortama taşınacak
Uzmanlara göre akıllı telefon ve tablet bilgisayarların artmasıyla birlikte önümüzdeki süreçte yerel yönetimlerin vatandaşa yönelik daha birçok hizmeti de mobil ortama taşıyacağı öngörülüyor. İmar durumu sorgulama, kent rehberi, ruhsat başvurusu, istek - şikayet bildirimi gibi. Özellikle IOS ve Android cihazların hızla çoğalması ve GSM operatörlerinin 3G altyapısına yaptığı yatırımlarla bu cihazlar da sahada verimli bir şekilde kullanılıyor. Nitekim bu yıl da birçok belediye de sınırları içindeki vatandaşlar için mobil uygulamalarını aktif olarak hizmete sokmuş durumda.

2013’te İlk ‘Living-Lab’ projesİ gerçekleşti
2013’te yerel yönetimlerde gerçekleşen farklı projelerden biri de; dünyada da örnekleri bulunan “Living-Lab” projesi oldu. İstanbul Başakşehir Belediyesi, dünya çapında bilgi ve iletişim teknolojileriyle ilişkili ürün ve hizmetlerin geliştirildiği, gerçek ortamda denendiği ve görücüye çıktığı Türkiye’nin ilk “Living Lab” Yaşam Laboratuvarı’nın ev sahibi oldu. Başakşehir Belediyesi’nin altyapı çalışmalarını uzun süredir devam ettirdiği ve birçok alanlarda inovasyon ve uygulama ortamı sağlayacak olan merkezden Dünyada 318, Avrupa’da ise 269 tane bulunuyor. Merkezde vatandaşlar gelen ürünleri inceleyip deneyebiliyor. Ürün ve hizmetin toplumda gerçek katma değerinin görülmesini sağlayan farklı bir araştırma ve inovasyon yöntemi ve tekrarlanabilir bir model olma özelliğiyle “Living-Lab”, bir gerçek ortam laboratuvarı oluşturuyor.
ETİKETLER : e-belediye projeleri