Donanim 23 EKİM 2008 / 21:01

Zor zamanlarda ‘iyi satan’ başarı hikâyeleri

Birisi hasbelkader bir başarı yakalamasın... Hikâyeleri iyi para ediyor.

Birisi hasbelkader bir başarı yakalamasın... Hikâyeleri iyi para ediyor.

Şimdilerde moda, bir başarı yakalayıp bu başarıyı olağanüstü iş dehası gibi anlatanların kitaplarını okumak, seminerlerine gitmek. Sanki onları dinleyince onlarla tanışınca biz de aynısı olacağız. Bu kişiler bir süre sonra öyle bir işin havasına giriyor ki başarı elde ettiği ana işini bırakıyor; bir yazar, bir hatip, bir pazarlama dehası hatta bir seyyah olup çıkıyor. Öyle ya, hikayesini dinlemek için dünyanın dört bir yanından gelen talepleri karşılıyor, böylece de bol bol seyahat ediyor, yeni yerler görüp yeni insanlar tanıyor. Bu arada yazdığı kitaplardan ve katıldığı konuşmalardan astronomik rakamlar da alıyor. Kim böyle bir  hayat arzulamaz ki?


 


Son yılların ‘in’ başarı öyküleri de bilişim sektöründen çıkıyor. Ülkemizi bu amaçla ziyaret edenleri bir hatırlayalım isterseniz. Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Wikipedia ve Wikia Search'ün kurucusu Jimmy Wales, Apple’ın kurucularından ve kişisel bilgisayarı icat eden Steve Wozniak, Google’ın CIO’su Douglas Merrill, Apple markasının yaratıcılarından Guy Kawasaki ve 4 Kasım’da Türkiye’ye gelecek olan Xing firmasının 32 yaşındaki kurucu ve CEO’su Lars Hinrichs sadece hatırlayabildiklerim.


 


Bilgisi çok taze olduğu için biraz Guy Kawasaki’nin Perakende Günleri kapsamında yaptığı konuşmadan bahsedeceğim. Kawasaki, rekabet gücünü artırmak isteyen ve işinde devrim yapmak isteyenlere 11 tane ipucu verdi. Bu fikirleri sıralayacak olursak: Yaptığınız işte anlam yaratın, bir mantranız (işinizin ya da şirketinizin özünü anlatan net birkaç kelime) olsun, her zaman rakiplerinizin yaptığının bir adım ilerisini yapın, rakiplerinizi yok etmeye değil müşterilerinizi kazanmaya odaklanın, hiç kimsenin o alanda olmadığı dikey bir iş yapın, müşterilerinizi inançlı hale getirin ki sizin markanızın savunucusu olsunlar, kendi gücünüzü yaratın, başkalarıyla değil kendinizle rekabet edin, rakiplerinizi müttefiklerinize dönüştürün, zihinleriyle oynayın, ‘bozo’ların sizi başarısız kılmasına izin vermeyin. Bozo dediği ise, bir iş ya da yatırım yapmak isteyenlere ‘bunu yapma, sen bunu yapamazsın, bu imkansız bir iş’ gibi yorumlar yaparak o işten uzaklaşmasını sağlayan kişileri kastediyor. Kawasaki, kendi kendinin bozosu olduğu bir de anekdot aktardı. Yahoo’nun kurulduğu ilk yıllarda profesyonel biriyle çalışmak isyeten Yahoo kurucuları Kawasaki’ye şirketin başına geçmesini öneriyor. Kawasaki düşünüp taşınıyor, anlamadığı ve geleceğinden emin olamadığı bir iş, üstelik gideceği yer ailesinden uzak ve reddediyor. Yahoo kısa sürede büyük bir şirket oluyor ve Kawasaki’ye teklif edilen ücretin değeri iki yılda 2 milyon dolara çıkıyor. Kawasaki, yaşadığı pişmanlığı ve verdiği yanlış kararı böyle anlatırken insanların hayatta başarılı olduğu kadar başarısızlıklar da yaşadığı gerçeği ortaya çıkıveriyor.


 


Gördüğünüz gibi hiçbirimizin bilmediği yepyeni şeyler anlatmadı. Ama zaten ondan beklediğimiz yepyeni şeyler değil, kendimizi onun yerine koyma isteğidir. Zor zamanlarda hepimiz bu tür başarı hikâyelerinden medet umarız. Onları dinler ve bir gün bu mucizenin kahramanı olmayı hayal ederiz. Halbuki hepimiz birer başarı hikayesiyiz. Kendi başarı hikâyenizi ortaya çıkarmaya var mısınız?