Donanim 01 EYLÜL 2010 / 07:36

Yunusların Esareti

Yunus parklarına verilen her kuruş, bu korkunç sektörü biraz daha büyütüyor.

Yunus parklarına verilen her kuruş, bu korkunç sektörü biraz daha büyütüyor.

Bu yazıyı okuyan yaşı 30 ve üstünde olan herkes bir şekilde hatırlayacaktır. Eskiden ülkemizin sokaklarında ayı oynatılırdı. Bir adam, bir elinde tef, diğer elinde ayıyı tutmak için bir zincir olurdu. Etrafına genellikle çocuklardan ve olgunlaşamamış erkeklerden oluşan eğlenen bir kalabalık toplanırdı. Ama hiçbiri farkında olmazdı ayının çektiği acının. Onun göbek attığını zannederlerdi. Farketseler bile acı çektiğinin, bu umurlarında olmazdı zaten.

Artık neyse ki sokaklarımızda yok bu vahşet. Ama hayvanlara karşı zulüm her daim devam ediyor dünyada ve ülke topraklarında. Yıllar önce insanları eğlendirmek için çekmedikleri işkence kalmayan ayıların yerini artık yunuslar aldı. Hani her daim güldüklerini sandığımız, insana en yakın canlı olduğu söyleyen yunuslar.

Oysa unutulan birşey var. İnsanın 'insani' gelişimin nasıl da yavaş evrildiği. Bu yavaş evriliş, yunuslara büyük işkenceler çektiriyor. İnsanların eğlenmesi adına hem de.

Çok değil, bundan birkaç yıl öncesine kadar yunus parkları çocuklara ve gençlere hayvan sevgisinin aşılanabileceği en güzel mekanlar olarak görülürdü. Öyle ki okullar çocuklarını akın akın bu parklardaki yunusları görmeye götürürlerdi. Bu halen sürüyor ama farkındalık da artıyor. "Yunus Parkları Kapatılsın" kampanyası tüm hızıyla sürüyor. Bu kampanya için örgütlenme özellikle sosyal paylaşım ortamlarından da büyük güç alıyor.

Karşılığında alacağı iki üç balık için burnunda top sektiren, bunu öğrenmesi için aylarca insanlık dışı eğitimlerden geçirilen bu canlıları sakın çok mutlular sanmayın. Bu canlıların intihar ettiklerini öğrendiğinizde çok şaşırmayın. Cove belgeselini internette bulup veya TV'de tekrar yayınlandığında izlemenizi öneririm.

Yunus parklarına ve gösterilerine verilen her kuruş, bu korkunç sektörü biraz daha büyütüyor. Bu parklar yüzünden yunusları ve de tüm canlıları sev(meye çalışan veya sevdiğini sanan) pekçok insan, paralarını yunuslara işkence eden insanlara kendi elleriyle veriyor. Birçok büyük şirket de bu işe destek veriyor. Buradan teknoloji ve bilişim şirketlerine de açık çağrı yapıyorum, bu işkenceye ortak olmayın. Yunus parklarında gülümsediği sandığınız hayvanlar, denizlerde travmatik şekillerde yakalanan, tırların, tankerlerin taşınan, günlerce bekleyen, bir parça balık için taklalar atmaya zorlanan, top zıplatmak gibi maskaralıklar uğruna fiziksel işkence gören, zihinsel işkenceye uğrayan, gösteri havuzlarındaki yüksek sesli müzikten zarar gören tutsaklardır. Yunus havuzları, tutsak edilmiş okyanus canlılarına yapılan bir işkence, ayı oynatmaktan farksız çağdışı bir eğlence ve büyük bir insanlık suçudur.