Donanim 11 ŞUBAT 2010 / 11:52

Yeni silahınız Ar-Ge

İflas eden fabrikaları, kapanan kepenkleri her görüşümde engellemenin bir yolu yok muydu diye düşünüyorum.

İflas eden fabrikaları, kapanan kepenkleri her görüşümde engellemenin bir yolu yok muydu diye düşünüyorum.

İflas eden fabrikaları, kapanan kepenkleri her görüşümde keder doluyorum. Acaba bu kötü sonu engellemenin bir yolu yok muydu diye düşünüyorum. Elbette çoğu zaman birden çok önlem alınabilecekken hep olaylar akışına bırakılmış oluyor.

Bu bize has bir durum değil. Çok değil, bundan 10-15 yıl kadar önce Japon otomotiv üreticileri Amerikan pazarına girdiklerinde başta GM olmak üzere kimse tarafından ciddiye alınmamışlardı. Bunda Amerikalıların büyük otomobil takıntısı ve Japonların donanım eksiklikleri büyük rol oynamış, uzun bir süre Amerikalı üreticiler karlılığın tadını çıkarmıştı.

Bugün geldiğimiz noktada Toyota dünyanın en çok araç satan şirketi olmuş, kendi pazarında Amerikalıları satışta ezmiş ve GM'nin bir anlamda sonunu getirmiştir. Toyota, tüketicilerinin kullanım alışkanlıklarını küçük ve verimli araçlara çevirebilmiş, GM ise büyük motorlu verimsiz araçlar üretmeye devam ederek kendi ipinin çekilmesine yardımcı olmuştur.

Amerika'da GM'yi kurtarmak için devlet kasanın ağzını açarken, ülkemizde düşenin dostu olmuyor. Türkiye'de şirketleri kepenk kapama sürecine götüren faktörden en önemlileri, yenilikçilik ve Ar-Ge den uzak durmak, hatta korkmak oluyor.

Kurumsallaşma, kaynak planlaması, çevrecilik, enerji verimliliği, yenilikçilik ve Ar-Ge hemen hemen her firma tarafından kullanılan süslü, ama içi genelde boş terimler haline geliyor. Oysa içi boş terimler şirketlere ağır bedeller ödetebilir.

Nasıl olur da son yıllarda üzerine kitaplar yazılan, dergilere, gazetelere sürmanşet konu olan yenilikçilik ve Ar-Ge'yi umursanmıyor diye nitelendirdiğimi düşünebilirsiniz. Konuya sektörel olarak baktığımızda ilaç, kimya, yazılım gibi Ar-Ge ile ayakta duran sektörlere karşılık, ufak yenilikler hariç ilerleme kaydedemeyen onlarca sektör bulunuyor.

Yabancı kuruluşları da Ar-Ge yapan şirketler listesinden çıkardığımızda geriye kalan birçok Türk şirketi, kurulu düzeniyle kendini tekrar ederek ve kârsız fiyat rekabetini koruyarak yola devam etmeye çalışıyor.

İş hayatında en önemli kanunun kârlılık ve sürdürülebilir büyüme olduğu yadsınamaz. Bu nedenle mazisi kaç yıllık olursa olsun yelkenlerini yenilikçilik ve Ar-Ge ile şişirmeyen şirketlerin denizin ortasında rüzgârsız kalması kaçınılmaz. Yapılması gereken ise her şirketin kapasitesi ölçüsünde Ar-Ge stratejisi hazırlayarak yola devam etmesidir.

Kapısında geliştirme bölümü yazan bir departmanınızın olması, planlı ve stratejik hareket etme yeteneğiniz olduğu anlamına gelmez. Geçerli bir yapılanma için ortalama 3 yıllık bir strateji belirlenmeli ve buna uygun başarı hedefleri koymalısınız. Bunu yapmak nakit akışı düzgün firmalarda daha kolayken, ölçeği küçülttüğümüzde veya yeni çağın gereksinimlerini anlayamamış firmalara baktığımızda işler zorlaşıyor. Bu noktada büyük şirketler tarafından milyon dolarlar mertebesinde faydalanılan Ar-Ge fonlarının, planlı çalışan küçük şirketler için de büyük bir fırsat olduğunu unutmamak lazım .

Ulusal ve uluslararası fonların sağladığı parasal destekler ve diğer teşviklerle proje maliyetleri, mali yükümlülükler ve doğru proje yönetimi konusunda destek almak mümkün. Ancak yine de bazı şirketlerin "Bizim devletten para almaya ihtiyacımız yok" bakışı oldukça düşündürücü. Bu noktada dikkat edilmesi gereken, aldığınız desteğin bir "Avanta" değil yabancı dev şirketler tarafından da sıklıkla kullanılan yasal bir teşvik olduğu. Ayrıca Ar-Ge konusunda "Acemi" şirketlerin paradan çok, projelerini doğru ve verimli yürütme konusunda destek almaları gerektiğini anlamaları, uzun vadede çok daha kazançlı çıkmalarını sağlayacaktır.

Şans ve fırsatlar sadece hazır olanlar için vardır. Zamanın doğru kullanılmasıyla başarı getiren Ar-Ge konusunda verimli bir yapılanmaya gitmemek, kendinizi liderlikten merdivenaltı çalışmaya giden yolun başlangıcında bulmanıza yol açabilir. Zaten hakkınız olan teşviklerden faydalanarak, Ar-Ge'niz yoksa sıfırdan kurmanız, varsa zayıf yönlerini güçlendirmeniz gerekiyor.

Kendinize şunu sorun: Şirketim GE yada Toyota'dan daha mı büyük? Eğer cevabınız "Hayır" ise, daha büyük olmak için bir silahınız da Ar-Ge yapmak olmalı.