Donanim 11 AĞUSTOS 2010 / 08:15

Wikileaks ve Taraf

Wikileaks'i göklere çıkaranlar Taraf'ı ise yerin dibine batırıyorlar

Wikileaks'i göklere çıkaranlar Taraf'ı ise yerin dibine batırıyorlar

Gazetecilik dünyasında son dönemlerde adı en öne çıkan isim Wikileaks oldu. Afganistan'daki savaşla ilgili Wikileaks sitesine sızdırılan 92 bin belgenin bugüne kadar savaşla ilgili her yerde dillendirilen iddiaları somut bir şekilde gözler önüne sermesi sadece ABD'nin değil tüm dünyanın gündemini değiştiriverdi bir anda. Belgeler gizli operasyon birliklerinin Afganistan'da yargısız infaz yaptığını, yüzlerce sivilin yanlışlıkla(!) öldürüldüğünü gösteriyordu. Ancak dünyayı asıl etkileyen bu bilgilerden ziyade Wikileaks sitesinin varlığı oldu. Bu yazışmaları Wikileaks ele geçirmişti çünkü. New York Times, The Guardian ve Der Spiegel gibi dünya markalarıysa habere yardım eden konumundaydılar bu kez.

Wikileaks 2006 yılından beri dünyanın dört bir yanından kendisine ulaştırılan belgeleri yayınlayan bir site. Bugüne kadar Kenya'da seçimlerin sonucunu etkilemekten tutun, birçok uluslarlarası şirkette büyük krizlerin yaşanmasına neden olmuşlar. Hadi biraz daha tanıyalım Wikileaks'i. Site bir grup aktivistin hayata geçirdiği bir oluşum esasında. Aktivistlerin amacı insanlara, hükümetlerin, kurumların ve şirketlerin gerçek yüzünü tanıtmak, yaptıkları şeyleri deşifre etmek. Ülkeleri ve halkları sömürdüklerini düşündükleri tüm devlet kurumlarına ve şirketlere karşı mücadele ediyorlar. Liderleri bir Avustralyalı, ismi Julian Assangee. Tehlikeli sulara girdiklerinden dolayı, Assange ile birlikte siteye katkıda bulunan herkes gönüllü avukatlarca korunuyor. Belgeler imha edilme riskine karşı farklı serverlara kopyalanıyor.

Wikileaks Afganistan'dan gelen iç yazışmalar eline ulaştığında hem hukukçuları, hem askeri ve teknik uzmanlarıyla bunların orijinal olup olmadığını incelemiş, sonra yayınlamaya karar vermiş. Ama tabii 92 bin belgenin Wikileaks tarafından sunulması zor olduğundan, New York Times, The Guardian ve Der Spiegel'e belgeleri bir ay önceden vermeyi teklif etmiş. Öyle ki onlarca gazeteci bir ay boyunca 92 bin belgenin içinden anlamlı bulgular çıkarmak için uğraşmış.

Wikileaks'in dikkat çeken bir özelliği var. Arkasında herhangi bir finans grubu görünmüyor. Sitede finans kaynakları şimdiye kadar açıklamış değil. Bu tabii eleştirileri beraberinde getiriyor.

Wikileaks ile ilgili dönen tartışmaları ve yorumları okudukça aklıma ister istemez Taraf Gazetesi geliyor. Taraf da kurulduğu günden bu yana Türkiye'de gündemi değiştiren haberlere, araştırmalara imzasını attı. Üstüne gidilmeyen, gidilmesinden korkulan kurumların üstüne gittiler cesurca. Kimler olduğu bilinmeyen kişiler ve kaynaklar tarafından sızdırılan belgeler Taraf'ta yayınlanıyor. Finans kaynakları tam olarak bilinmiyor, gerçi gazetede reklam namına birşey görmek de zor, çünkü çoğu şirket bu gazeteye ilan vermekten çekiniyor. Evet çok eksiği var, evet eleştirilecek o kadar çok yönü var, ama kimse Taraf'ın Türkiye'de gazetecilik dünyasını kökünden değiştiriyor olduğunu inkar edemez bence.

Son bir ayda Türkiye'de gazetelerde Wikileaks'le ilgili yorumlar yazan köşe yazarlarını şöyle bir okudum da, (bu yazarların çok büyük bir bölümü Taraf'ı eleştirmekten öte onu hainlikle suçlama kolaylığına düşen yazarlar), Wikileaks'e büyük övgüler düzülüyor. Savaşın dili dışında başka dili konuşmayı beceremeyen bu isimler, Wikileaks'i göklere çıkarırken Taraf gazetesinin gazeteciliğini ise görmezden geliyor bile bile.

Oysa ki, Türkiye'de bugün bazı konuları eskiye göre daha korkmadan tartışabiliyorsak, bunu bütün eksiklerine ve yanlışlarına rağmen Taraf'ın gazeteciliğine borçluyuz.