Donanim 10 EYLÜL 2008 / 06:38

Verimliliği yakalamak şart ama nasıl?

Dünyaya kapalı olarak yıllarca yüksek enflasyonist ortamda yaşayan Türk şirketleri artık rekabetin soluğunu her an enselerinde hissediyorlar.

Dünyaya kapalı olarak yıllarca yüksek enflasyonist ortamda yaşayan Türk şirketleri artık rekabetin soluğunu her an enselerinde hissediyorlar.

Değişime çok çabuk ayak uyduran ve kendini geliştirip, dünyaya açılan şirketler daha rahat hareket edebilirken, değişime ayak uyduramayanlar ise paradan para kazanıldığı günleri yad ederek, rekabetin acımasız çarkları arasında eriyip gidiyorlar. Son dönemlerde yaşanan küresel durgunluk şirketleri daha verimli bir hale gelmeye zorluyor. Daha az insan, daha az enerji, daha az mekan yani daha düşük maliyet ile daha çok iş yapmak zorunda kalınıyor. Sadece ucuz fiyata değil, katma değerli hizmete dayalı rekabetin hüküm sürdüğü günümüz ekonomisinde, artık maliyetleri düşürmek, iş gücünü etkin kullanmak, stok seviyesini dengede tutmak ve müşteriye onun istediği çözüm önerileriyle gitmek olmazsa olmazlar haline geldi. Bu noktada verimliliğe giden yolun ilk adımı iş süreçlerini yeniden gözden geçirmek ve gerekli noktalarda iş süreçlerini kısaltabilecek şekilde düzenlemeler yapmak olabilir. Türkiye’de birçok işletme rekabet etmek için verimli olmaları gerektiğinin bilincinde. Bu verimliliğin nasıl yakalanacağı konusunda ise zorluklar yaşanıyor. Aynı durum teknoloji yatırımları için de geçerli. İşletmeler teknoloji yatırımı yapmanın önemine inanıyor fakat yapacakları yatırımın nasıl olacağı ve geri dönüşü konusunda ikilemler yaşıyorlar. Tabii bunu aşmanın yolu, işin uzmanlarından yani danışmanlardan yardım almaktan geçiyor ama danışmanlık parası vermek ya da bir başkasının kendisine gelip işini öğretmeye kalkması birçok yöneticiye ters geliyor. Özellikle KOBİ yöneticilerinin alınganlıklar yapmadan, ikilemler yaşamadan, net kararlar verebilme ve uygulayabilme yetisine sahip olması gerekiyor.