Donanim 15 ARALIK 2008 / 08:06

Vatandaş Rıza’ya Pulitzer ödülü

Bayramların bana göre en iyi tarafı, gazeteleri biraz daha ayrıntılı okuma fırsatı bulmam. Bu bayram da öyle oldu.

Bayramların bana göre en iyi tarafı, gazeteleri biraz daha ayrıntılı okuma fırsatı bulmam. Bu bayram da öyle oldu.

Okuduklarım arasında öyle iki haber vardı ki etkisi diğer haberleri solladı geçti. Tesadüf bu ya; birazdan bu satırlarda okuyacağınız her iki haberin içeriği de gazetede altalta verilmişti. İlk haber, küresel krizin ABD medyasını da vurduğunu anlatıyor. Habere göre medyanın devleri New York Times, NBC ve Tribune şirketleri finansal açıdan kötü durumda olduklarını duyurmuşlar. Los Angeles Times ve Chicago Tribune’ün sahibi Tribune şirketi, 13 milyar dolar borcundan dolayı iflasını istemiş. Reklamlarında çok ciddi bir düşüş yaşayan gazete şimdi bu iflastan kendini koruyacak ortak arayışına girmiş. New York Times da mali sıkıntısını çözebilmek için 225 milyon dolara kadar borçlanmayı planladığını duyurmuş. Karlarının düşmesi ve kredi almadaki zorluğu, şirketi zora sokan sebepler arasında gösteriliyor.


 


Bu haberin hemen altında da diğer bir haber; ABD’nin prestijli gazetecilik ödülü Pulitzer, bundan böyle internet üzerinden yayın yapan basın kuruluşlarına da verilecek. Haberde, Nisan 2009’da internet üzerinden yayın yapan basılı gazete veya basın kuruluşlarının da bu dalların tamamında ödül alabileceği duyurulmuş. Gazetecilerin hayallerini süsleyen, onların kariyer adımlarını hızla çıkabilmelerini sağlacak bir dönüm noktası olarak görülen Pulitzer ödülünün yeni medya açılımı bana göre takdiri hak ediyor.


 


Aynı sektörü anlatan iki ayrı haberin ilk etapta birbiriyle ilişkisi yok gibi görünse de aslında neden-sonuç ilişkisi kurarak derinlere indiğinizde önemli bir birleştirici yanı var. Tüm dünyada teknolojinin medya sektörünü köklü değişikliğe sürüklediği hepimizin bildiği bir konu. Medya sektöründe TV ve basılı yayınlar dışında teknolojinin ittirdiği alternatif mecralar gelişiyor. Bizi neler bekliyor diye baktığımızda kesin olarak dijital medyanın yükselişini görüyoruz. Okurların haber okuma alışkanlıkları önlenemez bir şekilde basılı yayın ortamından yeni medya ortamına kayıyor.


 


2010 yılında Internet haber siteleri basılı gazetelerden daha fazla takip edilecek ve neredeyse TV lerle yarışacak düzeye gelecek. Kişilerin ortalama haber tüketme süreleri, mecralarına göre değişim gösterecek. Basılı medyada üçte bire düşecek, yeni medyada iki katına çıkacak, TV ve radyoda yüzde 10 azalacak. Yayıncılık, merkezi yapıdan genele yayın şeklinden, çoklu noktadan, çoklu katılımlı, herkesin üretebildiği, herkesin katılımcı olup paylaşımda bulunabildiği, tanımlanmış hedef kitlelerine yönelik tematik yayınlar yapan bir yapıya dönüşecek.


 


İşte tam da bu noktada şu saptamayı yapmak uygun olacak. Medya şirketlerinin gelirlerindeki düşüş sadece içinde bulunduğumuz krizle ilişkilendirilemez. Geleneksel ve dev medya şirketleri uzun süredir dijital medyanın rüzgârından nezle oluyor, hatta yataklara düşüyordu. Kriz ise bunların üzerine gelen bir ikinci darbe oldu. Ancak öyle görünüyor ki medyanın çıkışı yine dijital medyaya yatırım ile olacak. Nitekim ikinci haber de bunu doğrular nitelikte. Gelelim Pulitzer ödülüne. Demiştik ya; ‘yakın gelecekte yayıncılık, merkezi yapıdan genele yayın şeklinden, çoklu noktadan, çoklu katılımlı, herkesin üretebildiği, herkesin katılımcı olup paylaşımda bulunabileceği, tanımlanmış hedef kitlelerine yönelik tematik yayınlar yapan bir yapıya dönüşecek’ diye... Bu durum medyada yeni bir kavramı gündeme getirecek. ‘Citizen Journalizm’. Yani vatandaş gazeteciliği. Artık vatandaş da internette haber, fotoğraf, video vb. üretip yayınlayabilecek. O zaman vatandaş Rıza da internette ürettiği haberlerden dolayı Pulitzer ödülü alabilecek demektir. Varın seyreyleyin o zaman siz medyayı...