Donanim 26 KASIM 2010 / 09:57

Twitter mivittır deyip geçmeyin

Başbakan Erdoğan, Twitter mivittırla olmaz diyor ama...

Başbakan Erdoğan, Twitter mivittırla olmaz diyor ama...

Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan geçenlerde yine ilginç bir çıkış yaptı. Siyasiler arasında Twitter'ı en çok kullanan AKP'li vekillere sitemi vardı Erdoğan'ın.

AKP'li milletvekilleriyle toplantı yapan Başbakan Tayyip Erdoğan siyasette dalga dalga yayılan twitter kullanımına değinmiş ve "Twitter mivittır ile olmaz. Tezek kokusunu hissedeceksiniz" demiş. Esasında son dönemde siyasiler arasında bir moda haline geldi Twitter kullanımı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli Twitter'da aktif. Yani kendileri olmasa bile danışman ekipleri en azından aktif. Ben Twitter'da takip ediyorum bir süredir liderleri ve milletvekilleri. Özellikle uzun nutuklar atmaya meraklı vekillerin ve liderlerin 140 karakterde meramlarını anlatmaya çalışmaları keyifli metinler sunuyor bizlere.Ama belli ki Twitter'a Başbakan Erdoğan pek sıcak bakmıyor. "Seçim bölgesine gitmeyen milletvekili olur mu? Ya milletvekili aday adayı olmayacaksın ya da oluyorsan gereğini yapacaksın. Bu iş Twitter mwitterla olmaz. Bizzat gideceksin sarılacaksın, o tezek kokusunu hissedeceksin" diyor. Başbakan'ın karşı çıkışına rağmen, Twitter'ın en aktif siyasetçilerinin ise AKP'den olması ironik.

Başbakan'ın kendi vekillerinden sonra Twitter kullanan gençlere de nükteli mesajlar göndereceğini tahmin etmek zor değil. Çok değil bir yıl önce HES'lere karşı eylem yapan gençleri baba parası yiyen tipler olarak yorumlamıştı Başbakanımız. Çevreci harekete aktif destek veren Tarkan da AKP'li bakanlar tarafından "sen kendi işini yap" tepkisiyle karşılaşmıştı.

Oysa ki, milletvekilleri de liderler de sizin bizim gibi insan. Sadece siyaset değil kendi hayatlarıyla ilgili şeyler de paylaşabilirler sosyal ortamlarda ki bunu yapan milletvekilleri de var. Evet sokaklar, miting alanları da siyaset yapmanın ana ortamı ama yeni dünyada artık büyük bir çoğunluk da sokağı sanal dünyalarına taşımış durumda.

Sen neredeysen protesto da orda

Avrupa'da ise gençler "sen neredeysen protesto orda" felsefesiyle her yeri tabii ki sosyal medya ortamlarını da bir protesto ve eylem alanına dönüştürüyorlar. Apolitik olmakla suçlanan bir kuşak, politikayı sadece internette yapmıyor, interneti de aktif kullanarak, hem sanal dünyada hem sokakta yer alıyor.

Son örnek, Avrupa'da hükümetlerin tasarruf politikaları sonucu gençlerin sokağa dökülmesi. Örgütlenme Twitter ve benzeri ağlar üstünden sürdü. İngiltere'de hükümetin harç zammını artırmasına yönelik tasarısıyla 10 Kasım'da başlayan protestolar iyice hız kazandı. 50 bin öğrenci sokaklarda. 24 bin üyesi olan bir Facebook grubunun 24 Ekim'de ‘Neredeysen orada protesto' mesajıyla fitilini ateşlediği grev, Londra'da Sosyalist İşçiler Partisi (SWP) ve sendikaların da katılımıyla beklenen etkiyi yaratmayı başardı. Öğrenciler internetin gücüyle ülkenin dört yanında aktif bugünlerde. Devletler ve hükümetler ise bu güçle baş edemiyorlar.

İnterneti de aktif kullanan yeni nesil belki devrim gerçekleştirmeyecek ama şu kesin çok şeyi değiştirecek ve değiştiriyor. Twitter mivitır deyip geçmeyin o yüzden, çok işe yarayabilir.