Donanim 17 AĞUSTOS 2010 / 11:02

Türkiye'nin libidosu en yüksek bakanlığı...

Bilin bakalım hangisi ve neden?

Bilin bakalım hangisi ve neden?

Türkiye'nin libidosu en yüksek bakanlığı hangisidir diye çevirip size sorsalar, muhtemelen şöyle bir afallayıp kalırsınız. Oysa bu sorunun cevabı oldukça basit. Efendim, Türkiye'nin libidosu en yüksek bakanlığı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'dır. Kendileri bunu kabul eder mi bilinmez ama şu yazdıklarımı okuyunca, bu sıfatı hak etmedeki sorumluluklarını sanırım göz ardı edemezler.

Şimdi soracaksınız bu da nereden çıktı diye. Son zamanlarda, özellikle de son birkaç yıldır dikkat ettiyseniz özellikle internet üzerinde, yerel televizyon kanallarında ve gece yarısından sonra birbirinden tuhaf işlere yarayan binbir çeşit hapın şurubun tozun reklamını görmeye başladık. İsimleri ve içerikleri değişmekle birlikte vaatleri aynı: Kadınsanız sizi vazoya, erkekseniz çaydanlığa dönüştürmek istiyorlar. Tabir biraz amiyane oldu ama üç aşağı beş yukarı dertleri bu.

Peki bunun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile ilgisi ne?

Bu mucizeler yaratan ilaç benzeri şeylerin topu aslında yurda ilaç olarak giriş yapmıyor. Bunlar doğal gıda takviyesi olarak işlem görüyor ve bu sebeple de üretim ve ithalatları Sağlık Bakanlığı tarafından değil, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından denetleniyor. İçlerinde ne var derseniz genellikle pek bir yararı olmayan, hani nane limon kaynatıp içseniz daha fazla faydasını göreceğiniz türden şeyler.Vücut tarafından zaten yeterli miktarda üretilen ve dışarıdan alınınca hiçbir ek faydası olmayan aminoasitlerden kocakarı ilaçlarında yer alan bilindik bitki özlerine kadar akıllarına ne gelirse dolduruyorlar.

Fayda göstermeyi bir kenara bırakın, ciddi zararlara yol açanları da var. Örneğin geçtiğimiz haftalarda zayıflatacağız diye içine kırmızı biber doldurulan bir kapsülün ciddi alerjik yan etkilere yol açtığı, hatta bir kişinin ölümünden sorumlu olduğu şüphesiyle Sağlık Bakanlığı tarafından toplatılması gibi.

Hiçbirinin arkasında ciddi bir bilimsel araştırma, yayınlanmış bir literatür, istatistiksel olarak kanıtlanmış etkinliğe işaret eden bir bulgu yok. Var diyene hodri meydan. Elmadan lahanaya ne bulurlarsa kapsüle doldurup salıyorlar (halbuki biraz da lityum koysalar hiç olmazsa etki göremediği için üzülenlere teselli olur). Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da bakıyor bunların içeriği doğal, ilaç sınıfına girmez bu, onayı veriyor.

Sorun da işte tam burada. Zayıflatma vadiyle satılan haplardan gece boyu sizi dimdik ayakta tutacağını iddia eden preperatlara, iki günde sigarayı bıraktıranlardan iki haftada göğüslerinizin iki adım önden gitmeye başlayacağını iddia edenlere kadar bu ürünleri pazarlayanların hemen hepsi, pazarlama mesajlarına "Bakanlık onaylı" diye koca koca damgalar basmaya başladılar. Halbuki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın bu konuda bir iddiası olmadığı gibi, bu vaatlerin arkasında durduğu da yok. Tek yaptığı ithalat veya üretim onayı basmak. Markalar da bunu alıp "Bakanlık onaylı"diyerek pazarlama argümanında kullanıyor. Sanki bakanlık bu işi onaylıyormuş, verilen vaatlerin arkasındaymış gibi.

Sonuç? Türkiye Devleti'ni temsil eden köklü bir bakanlık bu hallere düşüyor işte. Sigarayı bırakıyorsunuz bakanlık onaylı, 2 saatte 3 beden inceliyorsunuz bakanlık onaylı, 2 haftada 6 santim uzuyorsunuz o da bakanlık onaylı.

Sayın ülkemin saygıdeğer bürokratları...

Sizce de bu yanlışlara bir dur demenin zamanı gelmedi mi?