Donanim 11 AĞUSTOS 2010 / 07:43

Teknoloji çocukları

Her konuda fikirleri var ama, derinleşemiyorlar.

Her konuda fikirleri var ama, derinleşemiyorlar.

Son günlerde video sitelerindeki en popüler konulardan biri teknoloji ile haşır neşir olan çocuklar hiç kuşkusuz.

Kamerayla çekim yapan çocuklardan tutun, kucağın iPad ile resimler yapan kardeşlere kadar geniş bir yelpazeye rastlamak mümkün.

Bu videoları seyrettikten sonra hepimizin ağzında benzer bir cümle var: "Yepyeni bir nesil geliyor."

Doğru. Hiç kuşkusuz bizden farklı olacaklar.

Yapılan araştırmalar yeni neslin bazı özeliklerinin daha üstün olacağını müjdelemekle beraber, bazı alanlarda da daha sıkıntılı günler geçireceklerini söylüyor.

Teknolojiyle çok haşır neşir olan çocukların obezite riskinin yükselmesi, sosyalleşme ihtiyacını azaltması, sanal gerçeklik ile gerçeğin birbirine karışması, akla gelen problemlerden birkaçı.

Bütün bu konular içinde ön plana çıkan en büyük farklılık ise 'multi-tasking' konusu.

Multi-tasking, yani aynı anda birden fazla konuyla uğraşabiliyor olmak jeni jenerasyonun göze çarpan ilk özelliği.

"Bisiklete binerken ciklet çiğnemek" bizler için kolay bir şey değildi. Yetiştirilirken buna şartlandırılmıştık. "Önce önündeki yemeği ye" denilen bir devrin çocuklarıydık. Her şarta rağmen tersini yapmayı becerebilen multi-tasker arkadaşlarımız ise kolayca "Konsantrasyon eksiği var" veya "Hiperaktif" damgasını yiyiverirdi.

Peki haksızlar mıydı? Tartışmalı bir konu. Zira, araştırmalar gösteriyor ki, daha kompleks görsel bilgiye maruz kalan çocuklar doğal olarak multi-tasker olsalar da, belirli bir zaman aralığında aynı konuya konsantre olamadıklarından "derinleşemiyorlar".

Pek çok konuda yüzeysel kalıyor olmaları da, belirli konularda daha zor şartları yönetemiyor olmalarını beraberinde getiriyor. Bir konunun uzmanı olabilmek, derinleşebilmek toplumsal önem taşıyor. Her konuda biraz fikri olan bir neslin gelecekte sıkıntılar yaratabileceği de tartışılıyor bilim dünyasında.

Her yönüyle karamsar bir tabloya da bakmıyoruz elbette.

Yeni nesil, el-göz koordinasyonunun yüksek olduğu, problem çözümü konusunda daha hızlı, bilgiye nasıl ulaşabileceğini bilen bir topluluk olarak karşımıza çıkacak. Bütün bunların hayatımıza getireceği yeniliklerin insanoğlunun ilerleyişine mutlaka katkısı olacaktır.

Dünya çapında irili ufaklı pek çok araştırma geleceğin toplumunun nasıl şekilleneceğini bulmaya çalışıyor, ipuçlarını bir araya getiriyor.

Fikirler ve sonuçlar muhtelif. Ama ortak paydada herkesin hemfikir olduğu konu, küresel anlamda şu andaki eğitim sistemimizin yeni nesli ideal noktaya götürebilmekten uzak göründüğü.