Donanim 03 OCAK 2009 / 22:15

Taş Plaklara mı dönsek?

Geçen yazımda bahsettiğim izleyici profillerine tekrar döneceğim ancak uzun zamandır kafama takılan bir konuyu paylaşmak istiyorum.

Geçen yazımda bahsettiğim izleyici profillerine tekrar döneceğim ancak uzun zamandır kafama takılan bir konuyu paylaşmak istiyorum.

Neden içerik üretenler dijital dünyadan korkuyorlar? Neden internet veya Mobil
ile ilgili projelere öcü gibi yaklaşıyorlar?

Bir örnek vermek istiyorum. Şu anda amazon.com benzeri
sitelerden kitap, DVD ve Müzik CD’si satın
alıp Türkiye’ye getirtebiliyorum. Ancak bu gelen CD ve DVD’lerin
kopyalanmasını, çoğaltılmasını ve başka formatlara çevirilmesini engelleyen
herhangi bir önlem yok.
iTunes benzeri mecralar üzerinden ise müzik ve film
içeriklerini sadece o bölge içerisindeyseniz satın alabiliyorsunuz. Örneğin;
İngiltere’de yaşıyorsam sadece o ülkeye açık olan servisleri kullanabiliyorum.
Türkiye’den hem bu sitelere erişip içerik alamıyoruz, hem de burada bu
içeriklerin alınması için kurulacak platformlar içerik haklarını almakda
inanılmaz zorlanıyorlar.

Ancak şu bir gerçek Internet ve Mobil üzerinden dağıtılan
içerikler DRM ile korunuyorsa %100 güvenli olmasa bile DVD’den, CD’den yüzlerce
kat daha güvenli. İnternet üzerinden satın aldığınız bir müzik parçasını sadece
izin verilen cihazlarda kullanabiliyorsunuz, sadece izin verilen süre
içerisinde dinleyebiliyorsunuz.

Görüldüğü gibi bir yandan herhangi bir güvencesi olmayan
mecralardan her yere satış yapılabiliyor, diğer yandan fazlasıyla sıkı
tedbirler alınmış mecralarda her türlü kısıtlama yapılıyor. Ben Amerika’dan
aldığım bir CD’yi evimde, iş yerimde, arabamda, MP3 çalarımda dinleme özgürlüğüne
sahibim, hatta arkadaşıma verebilirim ve o da istediği kadar dinleyebilir. İnternet üzerinden aldığım içeriği ise sadece izin verilen ülkede
dinleyebilirim, başka bir yere kopyalayamam, başkasına veremem.

Benim tüm bu kurgudan çıkardığım sonuç aslında yapımcıların
yeni teknolojilerin yaygınlaşmasına sıcak bakmadıkları. Keşke hep Taş Plaklar
olsaydı diye düşünenler de vardır. Keşke, o zaman ne bölge kısıtı olurdu, ne
kopyalama derdi.