Donanim 12 OCAK 2010 / 07:03

Sosyal medya, yazarlar ve tehlikeler…

Sosyal medya çıktı ya, şirketler dört elle sarıldı bu yeni mecraya. Karşılığında ne mi aldılar, anladınız siz onu!

Sosyal medya çıktı ya, şirketler dört elle sarıldı bu yeni mecraya. Karşılığında ne mi aldılar, anladınız siz onu!

Gelişen internet teknolojileri, sürekli çalışan beyinler ve bizim gibi teknoloji yazarlarının medya desteğiyle hayatımıza girdi sosyal medya denilen konu. Girdi de iyi oldu, klasik medya kendine çeki düzen verdi. Kendisini bu dünyaya adapte etti ve ilk sarsıntıyı başarıyla atlattı. Ancak bir de sosyal medyaya denize düşen yılana sarılır misali hazırlıksız, B planı olmadan saldıran şirketler oldu ki onların durumları içler açısı, düşündükleri tek şey "ne yaparız da bunları sustururuz" cümlesi.

Sosyal medyayı en iyi şekilde kullanmaya çalışan Turkcel ve Türk Telekom'un başına gelmedik kalmadı sosyal medya ortamlarında. İlk örneğimizde bir "yazar" hareket çeken Recep İvedik karakteriyle Turkcell CEO'su sevgili Süreyya Ciliv'i aynı kareye koydu, Photoshop'la altına da "Süleyman" Ciliv yazdı. İlginçtir yazının içeriğine de kendileri böyle bohem hayat yaşıyor reklamda da bize bu kıllı abiyi (Recep İvedik) uygun görüyorlar yazdı. Sanki Süreyya Ciliv'in yaşadığı hayatla Turkcell hedef kitlesinin bir alakası varmış ya da olmalıymış gibi.

Gazetecilik mesleği dışında uzun sayılabilecek bir süre basın ve iletişim danışmanlığı da yaptım. Karşınızda bir kurum olsa bir kriz iletişim planı hazırlar ve uygularsınız. Ancak böylesi bir durumda Turkcell'deki iletişimci arkadaşlarımın yaptığı gibi ilgili yazının olduğu bloga girip "Adsız" kullanıcı adıyla durumun yanlışını ve vahametini anlatan aklı başında cümlelerle konuyu düzeltmek en doğrusu olurdu ki sanırım ben de aynısını yapardım. Ama durumun bu hale gelmemesi için de önlemimi çok ama çok önceden alırdım. Neyse testi kırıldıktan sonra yol gösterenlerden olmayalım en iyisi.

İkinci örneğimiz de Türk Telekom ve grup şirketleriyle ilgili. Grup şirketi TTNET'in FriendFeed'de kullanıcı sayfası açması, birilerinin Türk Telekom'un uygulamalarını beğenmeyip argo bir cümleden oluşan eleştiri sitesi açması ve şirketin yasal hakkını kullanıp siteyi kapattırma girişimi ilk aklıma gelen sorunlar.

Siz, kullanıcı temelli bir iş yapıyorsanız seveniniz de olur, sevmeyeniniz de. Hatta size tapanlar olacağı gibi nefret edenlerinizin olmasına da şaşırmamalısınız. Bu insanlar tepkilerini de dile getirmekte özgür. Ancak iş, içi boş, bilgi eksikliğiyle dolu sadece popüler olmak için yapılan eleştiriye geldiğinde karşısında yer almamak ve yasal hakkını arayana saldırmak da doğru değil.

Neyse çok uzatmayalım. Onun genel müdürü, bunun reklam yıldızı diye uğraşacağımıza bu şirketlere şunları sorsak nasıl olur gelin birlikte kafa yoralım. Mesela cep telefonundan alınan vergilerin ıslah edilmesi için operatörlerden kamuya baskı yapmasını isteyelim, bunun için yazılar yazalım. Ya da sabit tarafta ara bağlantı ücretlerinin neden AB ülkelerine göre ülkemizde bilmem kaç kat daha fazla olduğu sorusunu yöneltelim dostlarımıza. Ya da diyelim ki bu vergiler yüzünden neden biz dünyanın en pahalı internet erişimini kullanıyoruz, neden yalın ADSL hayallerimizi aldığınız saçma sapan kararlarla daha başlamadan yok ediyorsunuz diyelim.

Bunları sorarsak eminim nedenlerini mantıklı bir şekilde açıklamaya çalışacaktır dostlarımız. Yoksa Recep İvedik'in bize de hareket çekmesi an meselesi!

İyi bir hafta dileğiyle...