Donanim 25 AĞUSTOS 2010 / 08:35

Siyasetin Sınırları ve Yeri

Bir basın toplantısında ya da bir düğünde siyaset yapmak ne derece etiktir?

Bir basın toplantısında ya da bir düğünde siyaset yapmak ne derece etiktir?

Ceren Moral'ın BTNet'teki 23 Ağustos tarihli yazısını okudunuz mu? Geçtiğimiz hafta Avea'nın Ümraniye'deki Ar-Ge merkezinde gerçekleştirdiği etkinliği bir basın mensubu olarak izleyen Moral, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın toplantı sonuna doğru "Gelelim gündem konusuna" deyip, referandum konusunda görüşlerini anlatmaya başlamasını aktarıyor bizlere. Şimdiye kadar konuşmalarını sık sık "Durmak Yok, Yola Devam" sloganıyla bitirmesine alıştığımız Yıldırım, bunun partiler üstü bir konu olduğunu düşünüyor belli, o yüzden gündemin teknoloji ve Ar-Ge olduğu bir etkinlikte referandumun konuşulmasını, referandumdan bahsetmeyi yanlış görmüyor kendince, bu kadar rahatça siyasi bir konuya girebiliyor.

Ama bu görüşleri aktarmanın , "Evet, "Hayır" veya "Boykot" ile ilgili yandaş görüşleri katılımcılara iletmenin yerinin bir basın toplantısı ve Ar-Ge ile ile ilgili bir etkinlik olmadığı kanısındayım ben de. Diyebilirsiniz, ama anayasadaki gerçekleşecek ya da gerçekleşmeyecek değişiklikler teknoloji dünyasını da, Türkiye'nin Ar-Ge ve ekonomisini de etkileyecek veya bilişim sektöründeki çalışanların çalışma koşullarının iyileşmesini etkileyecektir. Evet bu olabilir ama Bakan o zaman görüşlerini aktarırken bu bağlantıları da kurmak durumundadır o zaman.

Bir Ar-Ge etkinliği ve basın toplantısında siyaset yapmak kadar bir düğünde de siyaset yapmak bence etik bir davranış değildir. Nasıl mı? Geçtiğimiz haftalarda Bursa'da katıldığım bir akrabamın düğününde bunu yaşadım. Bursa'nın gerçekten en öne çıkan, en düzenli ilçesinin ilçe halkı tarafından da çok sevilen, bir nevi o ilçenin "Yılmaz Büyükerşen"i diyebileceğimiz belediye başkanı, evliliğe adımını atan çiftlerin çılgınca "Evet" diye haykırışlarıyla hayatları birleştirdiklerini herkese duyurmasından sonra şöyle diyordu: "Bugün evet ama 12 Eylül'de Evet demiyoruz di mi". O an tüm gözler üstünde olan, düğün heyecanı içindeki çiftin şaşkınlığı ve ne cevap vereceklerini bilmedikleri yüzlerinden okunuyordu o an.

İktidar veya muhalefet değişmiyor yani, Genel Başkanlarının boy-sop-soy tartışmasına girerken düzeyin iyice düştüğü, içi boş tartışmaların yaşandığı bir dönemde bakanların, belediye başkanlarının da bu rüzgara tutulmaları çok şaşırtıcı değil.

Peki bir basın toplantısında siyaset yapılırken, gazetecinin tavrı ne olmalı? Gazeteci beğenmediği, savunmadığı fikirler dillendirilirken, ona tepkisini ortaya koymalı mı, ya da bunu sadece soruları ile mi yapmalı? Iraklı gazetecinin yaptığı gibi Bush'a ayakkabısını fırlatmalı mı? Bence hayır.

Bu ikilemi yıllar önce bir toplantıda yaşamıştım. 12 Eylül döneminde darbenin en büyük destekçilerinden biri olan tekstilci işadamı, kürsüde işçilerin hakları, asgari ücret, mesailer..vb hakkında deyim yerindeyse meydanı boş bulup saydırırken kalkıp gitmeyi yanlış görmüştüm kendimce. Beni çok rahatsız etmesine rağmen görüşleri, bir gazeteci kimliğiyle bunu dinlemenin ve okuyucuya aktarmanın doğru olacağını düşünmüştüm.

Gazeteci bir gazetecidir, işini yapmalıdır o an, demokratik haklarını ve tepkilerini yazılarında gösterebilir. O yüzden tüm dünya Iraklı gazetecinin hareketini göklere çıkarırken, ben bundan büyük rahatsızlık duymuştum bir gazeteci olarak. Gazeteci de siyaset yapana karşı tepki verirken bence kendi de siyaset yapma tehlikesine düşmemelidir.

Önemli Not: Sevindirici bir e-posta aldım. Köşemde takip ettiyseniz, sahibinden.com'daki hayvan satışıyla ilgili yazılar yazmıştım, sahibinden.com'un da görüşlerini aktarmıştım. Sahibinden.com'a boykot için blog açan Tolga Akyıldız, şunları söylüyor e-postasında: "20.08.2010 günü yani geçen Cuma günü cep telefonum çaldı. Sahibinden.com' un Genel Müdürü Burak Ertaş' ın asistanı , Burak Bey' in benimle konuşmak istediğini söyledi. Seve seve kabul ettim. Kendisiyle yaklaşık 15 dakika süren bir görüşme yaptık. Kendisi Ekim 2010'dan itibaren Sahibinden.com ' da artık hayvan satışı ilanlarının yayınlanmayacağını iletti. Ne mağazalar bölümlerinde ne de bireysel olarak hayvan satışı ilanlarına kesinlikle sitede yer verilmeyeceğini, sadece ücretsiz hayvan sahiplendirme ilanlarının ve malzeme ilanlarının (mama, tasma vs...) kabul edileceğini belirtti. Kendisi aynı zamanda, bu konunun gündemine geldiği ilk anda bu yönde karar verdiğini ancak, kurumsal süreçler içerisinde değişiklik çalışmalarının zaman aldığını söyledi. Kendisine, hayatı kurtulacak binlerce hayvan ve bu kampanyanın tüm destekçileri adına teşekkür ediyorum. Teşekkürler Burak Ertaş ve Sahibinden.com"

Sevindirici bir gelişme. Bu gelişmede bizim de yazılarımızla bir payımız olduysa ne mutlu.