Donanim 21 ARALIK 2009 / 12:19

"Şimdi"

Yeni dünyanın bize getirdiği en şımarık sözcük bu sanırım.

Yeni dünyanın bize getirdiği en şımarık sözcük bu sanırım.

"Şimdi"nin müptelası oluverdik. Etrafımızda, her yerde, bunun sinyallerini görüyoruz. Bir hastalık gibi etrafımızı sarmış durumda.

Örnekler muhtelif. En basit ve en yaygınlarından biri şu ünlü "Blackberry kırmızı ışık hastalığı". Akşam yatağına girmiş, Blackberry'sini başucuna koymuş. O da ne? Kırmızı bir ışık yanıp sönüyor. Tanrım mail gelmiş. Ne diyor acaba? Off, acaba şu Singapur'daki çatlak herif bir mail mi attı? Acaba acil bir şey mi? Bi baksam??

Cep telefonunuza ulaşamayan bir dostunuz, bir sonraki konuşmanızda serzenişte bulunuyor. "Abi neredesin ya, açsana şu telefonunu ?". Tuvalette bile olsak, mazeret belirteceğiz neredeyse.

Mail atıyoruz. Sonra dönüp bir başka iş yapıyoruz, ama gözümüz Inbox'ta. "E hadi yahu. Nerede kaldı cevabım? Ohooo.. "

Haberleri okuduğumuz portalleri eleştiriyoruz kimi zaman. "Aman, o site kötü, haberleri çok sık yenileyemiyorlar, çok yavaşlar."Eh, iyi de 5 sene önce sabahtan sabaha 20 sayfalık bir kağıt parçasının verdiği 24 saat öncesinin haberlerini bayıla bayıla okuyorduk?? Ne zamandır bu kadar talepkâr olduk?

Düşündükçe aklına bin türlü örnek geliyor insanın.Bilgi şımarığı ya da başka bir deyimle teknoloji arsızı mı olduk acaba?

Haberleri "şimdi" istiyoruz, bilgiye "şimdi" ulaşmak istiyoruz, insanlara "şimdi" biz istediğimizde ulaşmak istiyoruz. İşi gücü bırakıp hemen bizimle ilgilensinler istiyoruz. Her şey "şimdi" artık. Ve üstüne üstlük her şey bizim istediğimiz gibi ve istediğimiz şekilde olmalı!

1 dakika bile gecikmelere tahammülümüz azalıyor her geçen gün. Reha Muhtar'ın "azz sonra"sına bile tahammülümüz kalmayacak yakında.

Daha da vahimi, 2010 ve ötesi için kritik cümle "şimdi'nin gücü". Hemen her uzman, hemen her fütürist bunu söylüyor. Kısacası durumun daha da vahimleşeceğinin sinyalleri her taraftan duyuluyor. Google'ın gerçek zamanlı aramayı devreye alması bunun sadece küçük bir örneği.

"Şimdi'nin gücü arttıkça, "şimdi"yi daha çok talep ediyor olacağız ve her geçen gün "şimdi"nin sarhoşluğu bizi daha da saracak.İnsanlık, yeni dünyanın itici gücü ile tam gaz ilerlerken, her geçen gün bireyselleşerek ve bencilleşerek insanı insan yapan değerlerinin bir kısmını da kaybediyor olabilir mi?