Donanim 25 MAYIS 2010 / 06:55

Reklamın da bu kadarı…

Teknoloji dünyası gizli reklama bayılıyor. Ancak film ve dizilerdeki reklamlarınsa bazen dozu kaçıyor.

Teknoloji dünyası gizli reklama bayılıyor. Ancak film ve dizilerdeki reklamlarınsa bazen dozu kaçıyor.

Yıllardır hepimiz alışmışızdır. Film ya da dizilerde mutlaka teknoloji adına gizli reklam uygulamaları kullanılır. Aslında sadece teknoloji için değil her çeşit ürün için bu uygulamalar kullanılıyor ama bizim asıl konumuz teknoloji olduğu için oraya dönelim isterseniz. Özellikle filmlerde kahramanımızın kullandığı bilgisayar veya cep telefonunun markası gözümüze sokulur. Hatta bazı filmlerde daha ileri gidip kahramanın kablosuz modeminin markasını bile görür, "vay" deriz.

Ancak bu günlerde iki farklı konu oldukça ilgimi çekti. Bir tanesi 13 yaşındaki yeğenimin zoruyla izlediğim Iron Man 2 adlı filmdeki Google meselesi. Hepinizin tahmin edeceği üzere Iron Man bir kahraman. Ancak kahramanımızın güçleri doğal değil. Üstün teknoloji kullanılarak üretilen ve eşi benzeri olmayan bir zırh sayesinde normal hayatında sıradan bir insan olan kahramanımız birden süper bir kahramana dönüşüyor. Yani Iron Man ütopik bir film. Ancak filmin bir sahnesinde bir personel hakkında bilgi toplama işlemi Google üzerinden yapılıyor ve şenlik o zaman başlıyor. Gözünüzde canlandırın bir masa, masa üzerinde Microsoft'un Surface'i kullanılarak bir arama işlemi ve arama yapılan kişinin fotoğraflı kimlik bilgilerinden ayakkabı numarasına kadar önümüzde! Türkçe'de güzel bir deyiş vardır. Böylesi durumlarda "bu kadarına da yuh" deriz. Ben dedim, siz katılır mısınız bilmem.

İkinci örneğimiz yine Amerikan eğlence endüstrisinden. Bu defa merakla takip ettiğim ve yine doğaüstü olayların ele alındığı Fringe dizisinden. Bu dizide de paralel iki evren var ve son bölümlerde kahramanlarımız bu evrenler arasında senaryo icabı gidip gelmek zorunda kalıyorlar. Ama ne oluyorsa işte bu sırada oluyor. Bizim evrenimizden diğerine geçen kahramanlar ikiz kulelerin yıkılmadığını görüyor. ABD dolarlarının üzerinde farklı başkan resimleriyle karşılaşıyor, ünlü mimar Gaudi'nin New York'un göbeğine bir otel yapmış olduğuna, Özgürlük Anıtı'nın ise dünya malı olarak ilan edilip ABD dışında bir güç tarafından korunduğuna tanık oluyorlar. En önemlisi ise hava ulaşımı bu paralel evrende Zeplin'lerle sağlanıyor. Bu kadar değişikliğe ve farka rağmen paralel evrende de PC'ler kullanılıyor. Daha ilginci işletim sistemi olarak da Windows 7'yi geliştirmişler. Ne kadar ilginç bir rastlantı değil mi?

Reklama ya da teknolojinin yaygınlaştırılmasına tabii ki karşı değiliz. Ancak her izleyiciyi aptal sanıp bu kadar kötü reklamlar da inanın o markanın değerini düşürüyor. Bir izleyici olarak bizden söylemesi.

İyi bir hafta dileğiyle...