Donanim 18 HAZİRAN 2010 / 08:57

Ölümsüz bir kadının hikayesi

Siz olsanız ölümsüzlüğün böylesini ister miydiniz?

Siz olsanız ölümsüzlüğün böylesini ister miydiniz?

Ölümsüzlük... Çoğu insanın öyle veya böyle hayalini kurduğu, kimbilir nicelerinin uğruna hayatını adadığı, bir o kadarının da bu yolda ölümle tanıştığı bir yolculuk. İlerleyen bilimin, gelişen teknolojinin, kusursuz tekniklerin üstesinden gelemediği bir bilmece...

Oysa siz farkında olmasanız da bu bilmeceyi çözen biri var: Henrietta Lacks. Ya da yaygın bilinen adıyla HeLa.

Tesadüfen denk geldiğim Henrietta'nın aslında oldukça hüzünlü bir hikayesi var. 1 Ağustos'ta Amerika'nın Virginia eyaletinde doğan Henrietta, 1 Şubat 1951'de karnındaki ağrı veren yumruyla ilgili olarak gittiği Johns Hopkins hastanesinde rahim kanseri olduğunu öğrenir. Kanser hızla ilerler ve teşhisten 8 ay kadar sonra, 4 Ekim 1951'de Henrietta hayata gözlerini yumar.

Fakat Henrietta'nın ölümünden sonra Doktor George Otto Grey son derece ilginç bir durumu keşfeder: Tedavi sırasında Henrietta'nın tümöründen alınan kanserli hücreler, vücut dışında uygun besin ortamında bölünerek çoğalmaya devam etmektedir. Bu, insan hücreleri üzerinde ilk kez gözlenen bir davranış olarak bilim camiasında büyük yankı oluşturur ve kanser tedavisinden insan gen haritasının çıkarılmasına kadar birçok sırrı bu hücrelerin aydınlatacağına araştırmacılar iyiden iyiye inanmaya başlar.

Henrietta'nın hücreleri, içi besin dolu petri kutuları içinde dünyanın dört bir yanındaki laboratuarlara dağılır. Grey, Henrietta'nın bu hücrelerle olan ilişkisini gizlemek için hücrelere HeLa hücreleri adını verir fakat birkaç yıl sonra Henrietta'nın adı ortaya çıkar.

Uygun şartlar sağlandığı sürece vücut dışında durmaksızın çoğalabilen bu hücreler, aynı kaynaktan gelmelerine rağmen zaman içinde hücre kültürleri arasında varyasyonlar ortaya çıkar. Yeni 'Henrietta'lar oluşur. HeLa hücreleri yaşama konusunda öylesine inatçıdırlar ki, bilim insanlarından sık sık diğer hücre kültürlerine HeLa hücrelerinin karıştığına dair şikayetler gelir.

Bugüne kadar bu hücrelerin kullanıldığı bilimsel araştırma sayısı 60 bin civarında. Her ay buna 300 civarında yenisinin eklendiği söyleniyor.

Olayın ortaya çıkmasının ardından Henrietta'nın ailesinin yürüttüğü hukuk mücadelesi de bir o kadar ilginç bir konu.

Bugün HeLa hücreleri araştırma laboratuarlarında en az deney fareleri kadar yaygın.

Laboratuar koşullarında üretilen HeLa hücrelerinin toplam kütlesi, Henrietta'nın gerçek kütlesinin defalarca üstüne çıkmış vaziyette.

***

Tüm bu bilgiler, öğrendiğim andan beri derin derin düşündürüyor beni.

Bir felaketin ölümsüzlüğe dönüşmesi... Acaba Henrietta bunu bilse ne düşünürdü?

Belki yakında kaldırıp sorarız...

---------------------------------------

Konu hakkında detaylı bir şeyler okumak isteyenler için:

http://en.wikipedia.org/wiki/Henrietta_Lacks

http://en.wikipedia.org/wiki/HeLa

http://biyorss.blogspot.com/2010/02/olumsuz-kadn-henrietta-lacks-nam-diger.html