Donanim 29 EYLÜL 2010 / 09:16

No Youtube Land ve Yiğit Bulut

No Youtube Land'e de böyle bir öneri yakışırdı

No Youtube Land'e de böyle bir öneri yakışırdı

Yiğit Bulut'u ilk kez birkaç yıl önce televizyonda bir tartışma programında görmüştüm. Hemen dikkati çekiyordu, özellikle jöleli saçlarıyla konuklar arasında algıda farklılık yaratıveriyordu hemen. Sadece saçları değil tabii, konuşma ve tartışma tarzı ayrıyeten fikirleri de dikkatlerin üstünde toplanmasına neden oluyordu.

Sonraları ise Vatan Gazetesi'nde yazılarını ve en son olarak da Habertürk TV'deki programında onu takip ettim. Her zaman gündemde olmaya, hatta gündemi sarsacak şeyler söylemeye, fikirler ortaya koyma çabasında bir gazeteci ve köşe yazarı olduğunu düşündüm hep. Bunu şimdiye kadar ne derece başardı, bazı kesimlerin ne derece kahramanı olabildi bilmiyorum ama son önerisiyle ciddi şekilde gündeme geldi o kesin.

Başbakan medya temsilcileriyle geçtiğimiz hafta Dolmabahçe'de bir kahvaltı gerçekleştirdi. Son dönemin medyanın parlayan yıldızı Yiğit Bulut kahvaltının da yıldızı oldu. Bulut, öyle bir öneri getirdi ki, gerçekten de "No Youtube Land" Türkiye'de böyle bir öneri ne zaman gelecekti, bu merak ediliyordu zaten. Belki de çoğu kişinin kafasında dolaşan bu fikrin sözcüsü Bulut oldu, birçoklarının hislerine tercüman oluverdi Bulut. Ben Bulut önerisi ortaya koyduğundan günden beri Türkiye basınının, medyasının ve internet dünyasının geleceğiyle ilgili daha da çok endişeleniyorum.

Peki Bulut ne diyordu? Kısaca şunu diyordu: "Gazete ve internet için de RTÜK gibi bir denetim unsuru oluşturulsun". Bu üst kurul, televizyonları düzenleyen RTÜK'ün tüm medyayı kapsayan şekli olacak. Kendi gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'nın bu öneriye itiraz ettiği söyleniyor, ne derece doğru şimdilik bilinmez. Tepkiler olsa da bu öneri bir kere ortaya atılmış oldu, mutlaka bu fikri devam ettirenler, öneriyi sık sık dillendirilenler olacaktır.

Bu fikirden en büyük zararlardan biri de internet dünyası görür. İnternette sanki yeterince sansür yokmuş gibi, bu öneri interneti ve Türkiye'yi ‘no youtube land'den artık ‘no freedom land'e doğru evriltir. Bulut, internetin kurallarla düzenlenmesini istiyor. Eleştirilere cevap verirken ‘ sansürden bahsetmiyorum' diyor ama biz Türkiye'yi, Türkiye'deki anti-demokratik ortamı, iktidar baskılarını, iktidar olup da aynı baskıları kendileri de uygulamak isteyenleri, darbe heveslilerini biliyoruz. Bu tarz bir kurulun ve içeriği muğlak kuralların işi nereye götüreceği çok açık di mi?

Tehlikenin farkında mısınız?