Donanim 17 AĞUSTOS 2010 / 06:33

Ne oldu da tablet konuşur olduk?

Teknolojiyle ilgilenenlerin en merak ettiği sorulardan biri bu.

Teknolojiyle ilgilenenlerin en merak ettiği sorulardan biri bu.

Teknoloji konusuna eğilimi olan herkes eminim şu sorunun cevabını merak ediyordur: Ne oldu da bir anda tabletleri konuşur olduk?

Kısacık bir süre içerisinde 400-800 dolar aralığında, 500-600gr ağırlığında, 8-9 inç ekranlı bir tablet pazarı nasıl oluştu? Zaten önceden denenmiş ve tutmamış bir konsept değil miydi?

İlk olarak, teknik bir değerlendirme yapıldığında önceki denemenin neden başarısız olduğu açıkça gözüküyor.

İlk tabletlerde grafikler yetersizdi, yazılımlar zayıftı, WiFi ve GSM veri bağlantı yetenekleri sınırlıydı. En önemlisi mobiliteyi ön planda tutan dizüstü kullanıcılarına farklı bir şey vaat etmiyorlardı.

Teknoloji dünyası akıllı telefonlarla dizüstü bilgisayarlar arasındaki boşluğun bir şekilde dolması gerektiğinin uzun zamandır farkındaydı. Akıllı telefonlar hafifti, telefon fonksiyonları büyük bir artıydı ve son dönemlerde Office dosyalarını açmak ve düzeltmekten tutun her tür video formatını oynatabilmeye kadar pek çok diğer fonksiyona kadar kullanım alanlarını genişletmişlerdi.

Ama kullanıcı tecrübesi yine de tatminkar değildi. Atom işlemcili netbooklar bu kara deliği doldurabilmek için yeni adaylar olsalar bile, notebook'lara pratik ve ucuz bir alternatif olarak konumlandılar. İşletim sistemleri ve kullanıcı tecrübesi temelde aynıydı.

Oysa yeni tablet devrimi boyuttan ve dokunmatik ekranlardan çok daha fazlasını vaat ederek hayatımıza giriyor.

Kullanıcı kolaylığı, zengin içerik, basit ve güçlü yazılım desteği onları geniş kitlelerce kucaklanmasında önemli bir rol oynayacak gibi gözüküyor.

Ama en önemlisi 2 yaşında çocukların bile bir şekilde bunları kullanabiliyor olmaları sanırım (video sitelerinde ufaklıkların iPad ile tanıştıkları ve hemen adapte olduklarını gösteren pek çok video var).

Cep telefonu dünyası iPhone'un kendine oluşturduğu dünyaya karşı sessiz kalmayı tercih etti. "Pazar payı küçük", "Teknik olarak bizden zayıf" söylemleri ile küçümsemeyi seçtiler.

Ancak iPhone, kısa sürede GSM operatörlerinin sevgilisi haline gelmişti. "Ses"teki aşırı rekabetin marjlarını etkilemesi operatörlerin ileri vadeli planlarını veri ve katma değerli servislerin üzerine kurmalarına yol açmıştı. Buradaki anahtar kelime 'veri' kullanımıydı ve iPhone, adetsel olarak düşük olsa da, data kullanımındaki pazar payı ile operatör yöneticilerinin gözlerde ışıltılar yaratmaktaydı.

Aynı film şimdi de tablet dünyasında dönmeye başlıyor. Bu sefer tek farkla: Apple geriden gelmiyor, önden oyunun kurallarını koyuyor.

Öte yandan globalde operatörler ardı ardına iPad için özel data paketleri açıklarken, ülkemizde de mikrosim lansmanları yapılıyor.

Windows 7 tabanlı tabletlerin kısa sürede rekabete gireceği Microsoft tarafından ısrarla söylense de, henüz bir ses yok. Öte yandan Steve Jobs milyonlarca iPad talebiyle nasıl baş edeceğini düşünüyor olmalı.

Bir şirket için en sevimli dert bu olsa gerek.