Donanim 08 ŞUBAT 2009 / 07:15

Müzik sektörü nereye gidiyor?

Aslında 2000 yılından beri müzik sektörü büyük bir değişim içerisinde.

Aslında 2000 yılından beri müzik sektörü büyük bir değişim içerisinde.



Özellikle MP3 kavramının ortaya çıkması, MP3 çalarların özellikle
Apple’ın iPod’undan sonra yaygınlaşması sektörün önde gelenlerinin
silkelenmesine sebep oldu.

Her zaman olduğu gibi pazar önce yasal olmayan platformlarda
gelişti ve yaygınlaştı. Tabi burada CD satışlarındaki düşüşü gören yapımcılar
ve sanatçılar çok geç olmadan önlemlerini almaya ve yasal olarak çevirimiçi
mecraya giriş yapmaya başladılar.

Özellikle iTunes’un bu sektöre katkısı yadsınamaz. Yine
Nokia’nın birçok ülkede açtığı Nokia Music Store’lar da ciddi anlamda yeni bir pazar yaratmaya başladı.

Gelelim Türkiye’ye. 2008 yılı ülkemizde müzik sektörü için
gerçekten bir devrim oldu. TürkTelekom ve Avea’nın pazara sürdüğü iki önemli
servis ile pazarda ciddi bir hareketlenme yaşandı. Uzun yıllardır Powerclub’ın
oluşturmaya çalıştığı bu sektöre çok önemli iki oyuncu daha girmiş oldu.

Türk Telekom’un TTNET Müzik servisi’nin ardından Avea’nın
Müzik İndir servisi sayesinde kullanıcılar yasal yollardan ücretsiz içeriğe
ulaşmaya başladılar. Son hamleyi de Nokia geçtiğimiz Cumartesi gerçekleştirdiği lansman
ile yaptı. Yeni ürünleri 5800 XpressMusic alanlara 6 ay boyunca www.dokundinlepaylas.com üzerinden
ücretsiz içerik hediye ediyorlar.

Aslında tüm bunları alt alta toplayınca geleceğin nasıl
şekilleneceğini yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Müzik sektörü teknolojinin görmezden gelinemeyeceğini artık farketti ve
nasıl uyum sağlayacağını da yavaş yavaş öğreniyor. Sırasıyla plaklar yerlerini
kasetlere ve CD’lere bıraktı, artık yavaş yavaş CD’ler de yerini çevirimiçi
mecralara bırakmaya başladı. Dinleyiciler sadece dinlemek istedikleri çarkıları
satın almak ve dinlemeyecekleri tüm şarkıları içeren bir CD’ye para vermek
istemiyorlar. Bu nedenle iki önemli gelişmeye hazır olmalıyız.

1. Artık 15 – 16 şarkıdan oluşan albümlere çok
fazla rastlamayacağız.

2. İçeriğe son kullanıcıların değil, sponsorların
para verdiği modellere daha fazla rastlayacağız.

İnşallah film sektörü de doğruları çabuk görür ve şimdiden
teknolojiye uyum sağlar.