Donanim 15 MART 2009 / 08:39

Mobil TV’nin geleceği – 2

Mobil TV denince çoğumuzun aklına 3G ile birlikte cep telefonlarından televizyon izlemek geliyor.

Mobil TV denince çoğumuzun aklına 3G ile birlikte cep telefonlarından televizyon izlemek geliyor.

Aslında bu tüm dünyada aynı durumdaydı. Herkes 3G ile birlikte Mobil TV servislerinin patlama yapacağını, bu işten operatörlerin büyük paralar kazanacağını düşünüyordu.Ancak şu anda özellikle Avrupa’da birçok 3G servisi var ve Mobil TV hala emekleme aşamasında, bu servislerden para kazanan operatör ise yok gibi. Peki aslında Mobil TV yayını hangi teknolojiler ile izleyiciye ulaşabilmektedir.Öncelikle tabiki 3G ile birlikte daha elle tutulur hale gelen GPRS hızları üzerinden yapılan yayınlar. Burada yayın altyapısı tamamen operatörlerin data için kullandığı IP ağı. Yayınlar genellikle Unicast yani kişiye özel. Burada en büyük problem aynı anda izleme sayısının mevcut kapasite ile sınırlı olması. Aynı zamanda paylaşımlı bir ağ üzerinden yayın yapıldığı için izleyen sayısı arttıkça yayın kalitesinde düşüşler, hatta kesilmeler olabilmekte. 3G üzerinden yayını aslında İnternet TV ile aynı düşünebiliriz. Tabi dezavantajları yanında piyasadaki birçok telefon ile uyumlu olması, ekstra verici yatırımı gerektirmemesi gibi avantajları da mevcuttur.Diğer en önemli yayın teknolojisi ise DVB-H. DVB-H üzerinden yapılan yayınlar uydu yayınları gibi yapılmakta, yani şu anda izlediğimiz yayın teknolojilerine çok benzemektedir. Yayın kalitesi daha yüksektir, yayınları izleyen sayısının artması herhangi bir sorun yaratmamaktadır ve TV yayınları operatör altyapısını kullanmadığı için mevcut trafiklerden etkilenmemektedir. Buraya kadar herşey güzel ancak malesef herşey toz pembe değil. Öncelikle bu yayınları alabilecek cihazlar daha yaygın değil, standartlar arasında da tam olarak bir uyumluluk sağlanamamış durumda, ayrıca mevcut vericilerin yanına bir de DVB-H vericilieri yatırımının yapılması gerekiyor. Bu yatırım maliyeti bir ülke için ortalama 500 Milyon Avro ile 750 Milyon Avro arasında bir rakama ulaşmaktadır. GSM operatörleri bu kadar büyük bir yatırıma girmeye çok istekli değiller. Özellikle 3G yatırımlarını yeni bitirmişken ve LTE gibi yeni bir teknolojiye de bütçe ayırmaları gerekirken.Bu sorunları çözmüş ve yaygın olarak Mobil TV kullanılan ülkeler de var tabiki. Örneğin Güney Kore üç yıldır T-DMB üzerinden yayın yapıyor. Mobil TV burada çok yaygın bir kullanım alanına sahip. Örneğin; tüm taksilerde müşteriler T-DMB entegre mini ekranlar üzerinden seyahatleri sırasında TV kanallarını seyrediyorlar, Seul metrosunda artık herkes kitap okumak yerine yerin altında seyahat ederken kesintisiz bir şekilde TV kanallarına ulaşabiliyorlar, kafelerde masalara monte edilen ekranlar ve kulaklıklar sayesinde işe gitmeden önce insanlar sabah haberleri göz atarak kahvelerini yudumluyorlar. T-DMB teknolojisi aslında mantık olarak DVB-H teknolojisine benzemektedir. Ancak Avrupa Birliği kendine Mobil TV standartı olarak DVB-H’i seçerken Kore ve Japonya gibi ülkeler T-DMB standardını benimsemiştir. ABD ise her zaman olduğu gibi kendi teknolojisini yaratmış ve MediaFLO üzerinden Mobil TV yayınlamaya karar vermiştir.