Donanim 19 ARALIK 2008 / 12:17

Kurbağa

Hayatıma Kermit’ten başka kurbağa girmedi; giremez de…

Hayatıma Kermit’ten başka kurbağa girmedi; giremez de…

Ama yine de çocukluğumda ‘kendini olduğundan büyük görme;
başkası olmaya özenme; işçisin sen işçi kal’ anafikirli masaldaki kendini
şişirip de çayırdaki öküz kadar büyük olmaya uğraşırken patlayan kurbağayı da
unutmam.

Bugünlerin yeni medyası da buna benziyor biraz. Bir yandan
hızla, değerinden daha çok büyüyen yapılar; diğer taraftan bu yeniliğe ayak
uydurmak için 60’ından sonra altına Harley Davidson çekip özünü değil de
makyajını tazeleyen amcalar gibi davranan eski medya devleri.

Yeni medyanın ne olduğuna dair bu ara tonla yazı
okuyorsunuzdur eminim. Okumadıysanız da biraz dolaşın sağda solda; çok sayıda
kaynak bulabilirsiniz. Ancak bu kaynaklarda tarif edilmeyen bir nokta var: Yeni
medyanın etik anlayışı…

Birey ya da kurum fark etmez; ne yapıyorsanız para kazanmak
için yapıyorsunuz. Sosyal sorumluluk projeleri bile statüyü güçlendirip
gelirleri katlamak için. Tamam, bir itirazım yok. Ben de daha çok para istiyorum;
böyle düşünen herkesle de hemfikirim. Ancak bunun için hangi değerlerinizi ne
kadar ezebilirsiniz; bunu iyi düşünmek gerekiyor.

Yeni medyanın temel sorunu da bu sanırım. Şu anda hızla hit
oluşturmak (tarihte hiçbir dönem kimse kendisine bu kadar çok vurulmasını istememişti),
yalandan da olsa bir sosyal kitle üzerinde etkileyici hale gelmek, 3 kontörlük
bedavalarla üye sayısını artırmak üzerine yürüyor iş… Ancak global ekonomik
krizle beraber dipten gelen bazı sesler, bu oyunun bu şekilde çok da uzun
süremeyeceğini ortaya koyuyor. Her an 2000’den sonra ikinci büyük .com
patlamasına şahit olabiliriz.
Anlamadığım ne biliyor musunuz? Hepimiz, bu oyunun içindeki
herkes, büyümeye uğraşıyoruz. En sonunda benzemeye çalıştığımızın ne olduğunu
da unutuyoruz: Bir öküz!