Donanim 01 MART 2010 / 07:18

Kime göre, neye göre yeni?

Bilişim devlerinin ortak noktası, yüksek katma değerli hizmetler veren yazılım şirketleri olmaları.

Bilişim devlerinin ortak noktası, yüksek katma değerli hizmetler veren yazılım şirketleri olmaları.

300 milyar doları aşan piyasa değeriyle Google, on yıllardır süren pazar liderliği ile Microsoft, krizleri dayanıklı yapısı ile Oracle. Bütün bu devlerin ortak noktası yüksek katma değerli hizmetler veren yazılım şirketi olmaları. Hatta Google, geleneksel sanayiler için "Bebek" bile sayılamayacak bir yaşta nerdeyse Türkiye'nin ISO 100 toplamı kadar değer yaratıyor.

Yazılım temelli hizmetlerin satışına dayanan bu yüksek katma değer kazanımı, yazılım projelerinin sahip olduğu doğal avantajda yatıyor. "Dot Com" fırtınasındaki balonu saymazsak yazılım sanayinin uzun süredir ciddi bir büyüme içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu eğilim içerisinde birçok kaliteli Ar-Ge projesi de hayata geçiyor, ulusal ve uluslararası kurumlar tarafından destekleniyor. Ancak yazılım sektörünün hızlı büyümesi ve benzer projelerdeki logaritmik artış, projelerdeki yenilikçi yanların tespitini giderek zorlaştırıyor.

Yazılım projelerinde yeniliğin anlatılmasında karşılaşılan temel sıkıntı; yaratılan yeniliğin teknik anlamda değil süreç ve/veya iş modeli olarak gerçekleştirilmesinde yatıyor. Elbette yen iş modelleri ve hizmetler oldukça önemli katma değerli projeler. Ancak konuya kamu fonları gözüyle baktığımızda iş modelinde yaratılan yenilik tek başına yeterli olmuyor.

Katma değeri yüksek bir sektör olarak yazılım sanayi uzun zamandır Tübitak (TEYDEB), TTGV, Teknokentler gibi kurumlar tarafında öncelikli alan içerinde destekleniyor. 3 yıl öncesine kadar etrafından biraz haberdar olan bütün yazılım şirketleri bu alanda boşluğu fırsat olarak kullanıp bir şekilde Ar-Ge fonlarından faydalandılar. Altına hücum artarak devam etmekle birlikte artık altın damarına rastlamak için daha çok ve derin kazmak gerekiyor.

Önceliklendirme olarak yazılım sanayisinin yeri değişmemiş olsa da kamu fonlarının değerlendirme kriterlerinde mühendislik tabanlı yenilik yaratma beklentisi oldukça yukarıya taşındı. Bu nedenle birçok proje değerlendirme görüşmesinde "Bizden yeni işletim sistemi geliştirmemiz mi isteniyor? Veritabanlarını yeniden mi keşfedelim?" şeklinde haklılığı bulunan fakat konuya karşı tarafın gözünden bakmayan serzenişler duyuyorum.

Belki yeni bir işletim sistemi geliştirmeniz istenmiyor ama yeniliğin mühendislik tarafını çok iyi anlatmanız gerekiyor. Bir yazılım projesi yenilik açısından sınıflandırılırsa yüzde 90 oranında aşağıdakilerden biri olacaktır;

Gerçekten yeni projeler: Kavramsal tarafı bulunan, literatüre katkı sağlayabilecek projeleri bu başlıkta değerlendirebiliriz. Bu tür projeler de genellikle üniversite katkısı yoğun olur. Yinede birçok Türk yazılım şirketi yakaladıkları niş alanlarda tek başlarına bu tür yazılımlar geliştirebiliyorlar. Yaklaşık iki sene önce projesi tamamlanan ve oldukça başarılı bir şekilde ticaretleşen,"mobil tabanlı bankacılık projesi" Türk firmalarının niş alanlarda yarattıkları başarılara güzel bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz gibi internet tabanlı bankacılık işlemleri uzun bir süredir giderek artan bir yaygınlıkla kullanılıyor. Bununla birlikte yeni nesil cep telefonlarının hayatımıza girmeleri ve sahip oldukları pc benzeri yapıları ile önceden mümkün olmayan birçok işlem cep telefonları ile yapılabiliyor. Proje bu iki kümenin kesişim noktası olan mobil cihazlar üzerinden güvenli bankacılık işlemleri yapılmasını hedeflemektedir. Proje başlatıldığı zaman yapılan pazar ve literatür araştırmalarının sonuçlarına göre proje alanın da literatüre katkı sağlayacak teknik yenilikler içermektedir. Sonuç gerçekten etkileyiciydi! Proje Tübitak tarafından yüksek öncelikle desteklenmiş, proje ürünü ticarileşmiş ve proje Harward Business School tarafından 2008 yılı girişim projesi seçilmiştir.

İthal ikamesi kapsamındaki projeler: Potansiyeller ülkesi olarak Türkiye yazılım konusundaki potansiyelini de kinetiğe dönüştürememiş, hemen hemen her alanda ithal yazılımların istilası altında kalmıştır. Yazılım projelerinde başka bir yenilik konusu olarak ithal edilen yüksek lisans bedelli ve özelleştirilmiş yazılımların yerelleştirilmesi sayılabilir. Ancak kurumsal kaynak planlaması, muhasebe gibi artık pazarı kökleşmiş ve harcıalem hale gelmiş yazılımlar yerine rekabetin az olduğu niş yazılımların yerelleştirilmesi destek alma şansını arttırır. Türkiye'nin ikamesi yapılacak yazılımdaki dışa bağımlılığı ve yapılacak yerleştirmenin kapsamı kritik önemdedir.

Mevcut teknolojilerin özel alanlarda uygulanması: Bu tip projeler gri bölgelerin en fazla olduğu projelerdir. Bu alanda projeleri kabul ettirebilmek için mevcut bilinen teknoloji imkanları ile özel bir alanda uygulama geliştirileceğinin vurgulanması gerekiyor. Yazılım projelerin de en sık karşılaşılan tür olan mevcut teknoloji uygulamalarına örnek olarak mobil oyun geliştiren müşterilerimizin projesi; "oyun geliştirme platformu'nu" verebilirim. Proje kapsamındaki mevcut yazılım araçları kullanılarak özellikle Iphone'u hedefleyen pratik ve kararlı oyun geliştirme platformu geliştiriliyor. Yurtdışında benzer yazılımlar olmasına karşın hedeflenen özellikler bu projeye özgünlük sağlıyor.

Özetle çok büyük fırsatlar içermesine karşılık yazılım projelerinde teknik yeniliğin belirlenmesi ve fonlanması diğer sektörlere göre daha zordur. Bu noktada önemli olan projenizi bir destek programına sunmadan önce doğru soruları kendimize sorup ikna edici ve objektif cevapları, kanıtları ile birlikte kendinizin vermesidir. Projeleri, pazarlama bakış açısı ile çeşitli kılıflara sokmaktansa, güçlü ve zayıf yanlarını değerlendirerek eksik noktaları başvuru yapmadan güçlendirmek, uzun vadede şirketinizin yararına olacağına eminim.