Donanim 18 ŞUBAT 2009 / 15:18

İster inan, ister inanma…

Hızlı ve esnek değilsen akibetinin ne olacağını söylemeye dilim varmıyor…

Hızlı ve esnek değilsen akibetinin ne olacağını söylemeye dilim varmıyor…

Ekonomik kriz dönemlerinde “Krizi fırsata çevirin”, “Krizin çaresi BT” gibi cümleleri sık sık duyarız ve bunlar artık birçok kişiye klişeleşmiş ya da öylesine söylenmiş laflar gibi gelir. Birçok yöneticiyi şu an duyar gibiyim, “Bu dönemde ayakta kalmaya çalışıyoruz, BT’yi sonra düşünürüz”. İşte kritik nokta da burası. Bilişim teknolojileri hala birçok kurumda “maliyet kalemi” olarak görülüyor. Krizden sağlam çıkabilmek için ne yapacaksın? Maliyetlerini düşüreceksin, daha verimli olacaksın. Peki bunu nasıl becereceksin, işçi mi çıkartacaksın? Evet çoğu şirketimizin yaptığı bu. Giderleri düşürmek için BT yatırımlarını kesmek ve işçi çıkarmak. Bugünü kurtuldu, peki ya yarın ne olacak? Başka bir kalemi keseceksin, biraz daha işçi çıkartacaksın. Bu döngü böyle gidecek. Sonra bir bakacaksın ki ne teknolojin kalmış ne de bir tane işçin. Küçüle küçüle yok olmuş gitmişsin. Birincisi artık BT bir maliyet kalemi değil. Bunu anlamadığın zaman zaten kriz olmasa da yok olup gideceksin. Doğru BT yatırımı, verimliliği yakalayabileceğin en önemli araç haline geldi. Bunu sen kullanmazsan, emin ol ki, rakibin mutlaka kullanacaktır. Geçtiğimiz günlerde Anadolu’da üretim yapan bir şirketin BT yöneticisi ile sohbet ediyorduk. Ürettikleri ürünün akibetini ancak 1,5 ay sonra öğrenebiliyorlarmış. Çünkü bu ürünü takip edebilecek bir teknoloji altyapıları bulunmuyor. Günümüzde 1,5 ay uzun bir süre. O zaman yüksek stoklarla çalışmak durumda kalıyorsun, hangi ürününün hangi bölgede ilgi gördüğünü bilemiyorsun, esnek olamıyorsun, müşterinin isteğine anında yanıt veremiyorsun. Bu tip üretim tarzı artık geçerliliğini kaybediyor. Bunu kaybettiren etken de bilişim teknolojileri. Eğer rakibin, bu yatırımı yaptıysa ve ürününü her an takip edip, ne zaman satıldığı, kimler tarafından satın alındığı gibi bilgilere sahip olabiliyorsa, o zaman müşterinin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebiliyor. Artık günümüz hız ve esneklik devri. Müşteriye ne verirsen satın almıyor. Ürünün kendisine hitap etmesini istiyor. İnanın, bu durumun kriz ile hiçbir ilgisi yok. Kriz olmasa bile rekabet ortamında hızlı ve esnek değilsen bir bakmışsın yok olmuş gitmişsin.