Donanim 20 ŞUBAT 2009 / 10:12

İnternet bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor

İtiraf ediyorum. Ben iflah olmaz bir amfibiğim.

İtiraf ediyorum. Ben iflah olmaz bir amfibiğim.

Evet doktor. Kabul ediyorum. Ben bir amfibiğim. Neyse tedavisi başlayın…Bir yanım Viyana’da bir sokak kahvesinde klasik müzik üzerine saatlerce sohbet etmek istiyor. Öbür yanım gördüğü her kutuyu üzerindeki numaradan sıfıra kadar geri sayarak açmak.Monte Carlo’da, Botanik Müzesi’nde sabah koşumu yapmak istiyorum. Bir yandan da en yakındaki iddaa bayisine maçlar başlamadan yetişmeyi…Hiç çalışmadan üretmek, hiç üretmeden tüketmek, hiç tüketmeden her şeye sahip olmak, hiçbir şeyim olmadan yaşamak istiyorum.Pazar günü çarşıya çıkmak, çarşıda fiyatlara karşı olmak istiyorum.Tüm özel görüşmelerimde özel iletişim vergisi indirimden yararlanmak istiyorum. Kamusal görüşmelerimi kamuya açık alanlarda yapmak, at üzerinde yaptığım görüşmelerde özel iletişim vergisi bindirimine maruz kalır mıyım diye sormak istiyorum önüme gelene…O kadar çevreci olmak istiyorum ki içime karbon monoksit çekip dışarı oksijen üfürmek için çalışıyorum, doktor. Rakı şişesinde balık beslemek, yem olarak beyaz peynir vermek istiyorum.Ah doktor, canım doktor…AB’ye giremedim doktor, bari MR’a sokun beni…Çağın adamı olmak istiyorum doktor. Mesela bankalar borçlarımı silsin ben de bir yıl boyunca telefonlarımı “ÖküzBank iyi günler diler” diye açayım. Olmaz mı?Öyle bir telefon istiyorum ki benden akıllı olsun; üzerinde hem iPhone hem BlackBerry, hem Windows Mobile hem de Android işletim sistemi olsun. Bir de ince belli olsun, Altobelli kadar gol atsın, alto sesiyle şarkılar söylesin, Palo Alto’da ikamet etsin, muhtardan ikametgah getirsin istiyorum.Doktor, hemen başlayalım tedaviye doktor. Var mı bir ilaç olan biteni anlamamı sağlayacak?