Donanim 23 EYLÜL 2008 / 06:20

İnovasyon dedikleri…

Bu köşede sizlerden gelen şikâyet ve talepleri dile getirmek için yola çıktık. İlk yazımızdan sonra sizleri de cesaretlendirmek adına ilk şikâyet yazısını ben kaleme almak istedim. Aşağıdaki konu tamamen yaşanmış bir hikâyeden alınmıştır. Adı geçen kişi ve kurumlar gerçekle birebir ilintilidir, maalesef.

Bu köşede sizlerden gelen şikâyet ve talepleri dile getirmek için yola çıktık. İlk yazımızdan sonra sizleri de cesaretlendirmek adına ilk şikâyet yazısını ben kaleme almak istedim. Aşağıdaki konu tamamen yaşanmış bir hikâyeden alınmıştır. Adı geçen kişi ve kurumlar gerçekle birebir ilintilidir, maalesef.

İnovasyon ve Ar-Ge kavramları son dönemde iyice içi boşalan terimler olarak karşımıza çıkıyor. Ne zaman üst düzey bir yönetici basına beyanat verecek olsa söze ya inovasyonla ya da Ar-Ge ile başlıyor. Biz de madem bu kadar çok inovasyon yapılıyor bu ülkede, haydi BThaber gazetemizde bir dosya çalışması yapalım dedik. Malum, şirketler hızla Ar-Ge ve inovasyon merkezleri açıyor birbiri ardına. Bakalım buralardan neler çıkıyor dedik. Demez olaydık, çıka çıka karşımıza koca bir sıfır çıktı. Sanırım şirketler o koca koca merkezleri laf olsun diye açıyorlar.


Biz Türklerin tarih sahnesindeki en büyük inovasyonu belki de yoğurt. Başka inovatif bir şey çıkar mı, bu bütçelerle zor tabii. Ancak inovasyon merkezlerinde gerçekten çalışan mobil operatörleri, otomotiv şirketlerini hatta manyetik dalgaları elimine eden kumaş ve bu kumaştan yatak imal eden şirketlerimizin payesini vermek isterim.


 


Yıl 2008…


Yer: İstanbul, Türkiye


Konu: Ar-Ge ve İnovasyon konulu dosya çalışması


Görüş talep edilen şirket sayısı: 150 civarında


Geri dönüş: Sadece yedi.


 


Yıl 2008…


Yer: Torino, İtalya


Konu: Fiat’ın yıllık Ar-Ge yatırımı


Miktar: 1 milyar avro.


 


Başka sorum yok sayın yargıç, söz savunmanındır!