Donanim 08 ARALIK 2008 / 10:31

İçerik bedava: Dükkanları kapatın!

Dijital dünyada içerik bedava olacakmış. Peki nereden para kazanacağız? Sanatçıların, müzisyenlerin, bilimadamlarının, edebiyatçıların, yayıncıların, yapımcıların vs. binbir emekle ürettiği eserlerinin hiçbir kıymeti yok mu? Yoksa her şey bir yanılsama mı? O zaman dükkanları kapatıp gidelim!

Dijital dünyada içerik bedava olacakmış. Peki nereden para kazanacağız? Sanatçıların, müzisyenlerin, bilimadamlarının, edebiyatçıların, yayıncıların, yapımcıların vs. binbir emekle ürettiği eserlerinin hiçbir kıymeti yok mu? Yoksa her şey bir yanılsama mı? O zaman dükkanları kapatıp gidelim!

Bundan sonra ne yapacağız, nasıl varlığımızı sürdüreceğiz? Önce bildiğimiz her şeyi unutacağız. Çünkü dünya düzeni yeniden kuruluyor. Ekonomi, satış, satın alma, paylaşım ve tüketim alışkanlıkları değişiyor. Değerler ve kültürler değişiyor. Artık eski düzen geri gelmeyecek. Bu değişimi iyi özümsemek; panik olmadan sakince yeni düzeni görmek, tanımak,anlamak ve bir parçası haline gelmek gerekiyor. Yeni geleni dışlarsak, reddedersek bu kez biz dışında kalırız.


 


Telekom, Intenet, Medya, Eğlence alanlarına yönelik bu bahsettiğimiz yeni dünya düzenini bize aktaran TIME 2008, geçtiğimiz günlerde beşinci kez yapıldı. Ana teması, ‘Yaşasın İçerik’ idi. Aslında biraz önce yukarıda anlattıklarımla biraz sonra anlatacaklarım arasında akıl almaz bir dilemma var. Bir taraftan tüketici için dijital dünyada içerik bedava oldu diyoruz bir yandan da yaşasın içerik deyip içeriğin ne kadar değerli ve anlamlı hatta ‘olmazsa olmaz’ olduğunu anlatıyoruz. Evet artık tüketiciler içeriğe bedava erişmek istiyorlar ama öte yandan içeriğin olmadığı hiçbir şeye de ilgi göstermiyorlar. Demek ki gelecekte kral ‘İLGİ EKONOMİSİ’ olacak. O bedava olan içerik, ne kadar eşsiz, ne kadar benzersiz, ne kadar gereksinimleri karşılayan, ne kadar eğlenceli vs. olursa o denli çok sayıda tüketici sizin oluşturduğunuz platforma gelecek, bilgisini bırakacak, paylaşacak, alışverişini yapacak, bir ekonomik değer oluşturacak. Alın size ilgi ekonomisi! Ancak burada aslolan bu ilgi ekonomisinin etrafında satacak birşeyler bulmak. İşte yapacağımız iş bu.


 


Medya & müzik fütüristi ve yazar Gerd Leonhard, TIME 2008’in açılış konuşmacısıydı ve bize gelecekte yeni iş ve yaşam koşullarının nasıl şekilleneceğini aktardı. Leonhard, internetin dünyanın en büyük fotokopi makinesi olduğunu ve bu dünyada hiçbirşeyin kopyalanmasını ve paylaşılmasını yasaklayamayacağımızı söyledi. Kendisi, geleneksel tüm modelleri terk edip yeniden yaratmamız gerektiğini belirtiyor. ‘Freemium’ denen yöntem ile dijital dünyada içeriğin bedava verilmesi ve onun etrafında daha değerli birşeyin ücretli olarak satılmasını sağlamamız gerektiğine işaret ediyor. Bu, Leonhard’ın gelecek için önerdiği sadece bir iş modeli. Bir diğer iş modeli de sosyal ağlar etrafında oluşan tüketici kitlesini, fiziksel markaların bir pazarlama ve satış arenası haline getirmek. Gerd Leonhard’ın önerdiği bir başka yöntem ise, içerik yardımıyla hizmet ve deneyim satmak. Bunun yanı sıra dijital dünyada mutlaka bireylerin iletişim kurabilecekleri, paylaşabilecekleri, katkı sağlayabilecekleri bir platform oluşturmanın önemine değiniyor.


 


Dijital dünyada dükkanları kapatmak çare değil. Tam tersine kapıları sonuna kadar açıp dijital kültürün tadına varmak gerekiyor.