Donanim 03 KASIM 2010 / 15:44

Hukukumuz, her hukukun üstünde olan

YouTube yetkililerinden gelen açıklamada çok önemli bir nokta var

YouTube yetkililerinden gelen açıklamada çok önemli bir nokta var

Hadi gelin önce YouTube konusunda şu ana kadar neler yaşandı, bir üstünden geçelim. Atatürk'e hakaret içeren 4 video yüklenir önce Youtube'a. Sonra 2008'de Türkiye'de savcılık bu videoların siteden tamamen kaldırılmasını talep eder. YouTube videoların Türkiye'den ulaşımını engeller. Ama videoların sadece Türkiye'de engellenmesi değil, tüm dünyada ulaşılmasına engelleme istenir. YouTube ise buna karşı çıkıp bunun yetki alanını aşacağını söyler. Sonrasını ise sizler de biliyorsunuz, YouTube Türkiye'de tamamen engellenir.

Sonra ise bir anda işin başka bir boyutu çıkıverir. Ya da bir kılıf uydurulur, özgürlüklerle ilgili tartışmaların üstüne. Youtube'un Türkiye'de vergi ödeme sorunsalıdır bu.

Geçtiğimiz hafta ise Almanya'da bir Türk girişimci konuyu çözmek için harekete geçiverdi. Almanya'da bu şirket, Atatürk ve Türk bayrağı ile görüntüler konusunda admin yetkisini aldı. Olayın bir boyutu bu noktada öne çıkıyor. "İnternetin demokratikleşmenin önünü açtığının" sürekli savunulduğu bir ortamda, böylesine bir yetki, totaliter bir internet dünyasının giden yolun önüne açıyor mu? Özel bir şirket bir liderin veya bayrağın tüm video telif haklarına sahip olabilir mi? Bu haklar nerede başlar, nerede biter? Ne hakarettir, ne eleştiridir, birine göre hakaret olan diğerine göre olmayabilir. Veya bazılarına göre olamaz mı, "tek millet, tek devletin" tek doğrusu da mı olur, olmalı mıdır?

Bunlar hakkında otoritelerin oluşması iktidarların, hükümetlerin, bağlı olduğu, sevdiği, savunduğu lideri partiyi ideolojiyi tek doğru olarak görenlerin ve tüm ülkeyi kendi doğru ve dünya görüşlerine göre şekillendirmek isteyen demokrasi fakirlerinin ekmeğine yağ sürecektir.

Olayın diğer bir boyutu ise YouTube yetkililerinden gelen açıklamada gizli. Açıklamada benim çok önemli bulduğum bir nokta var. O cümle şu şekilde: "Erişim engelleme kararı, küresel çapta bir hizmetimiz olan YouTube.com'da bulunan, Türk kanunları kapsamında yasalara aykırı sayılan fakat halihazırda Türkiye'deki kullanıcıların erişimine kapatmış olduğumuz bir takım videoların global olarak siteden kaldırılması talebi sonucunda işleme koyulmuştu. Bu talebi, Türkiye kanunlarının Türkiye dışında geçerli kılınma zorunluluğu olmadığına inandığımızdan geri çevirdik."

'Anlayan' için bu açıklamada ülke adına önemli bir çıkarım olabilir. Türkiye devleti, hükümetleri, rejimin askeri kurumlar başta olmak üzere tüm kurumları ve de Türkiye toplumu, Türkiye'de hukuku, Türkiye'deki hassasiyetleri evrensel tüm normların üstünde görme eğiliminde. Tüm dünya bizim hukukumuza uymak zorunda, bizim hassasiyetlerimiz her hassasiyetinin önünde olmalı gibi bir anlayış ülkenin her alanına sızmış durumda. Kendi yaptıklarımızı görmezden gelip, yeri geldiğinde inkar edip, kendimizi mağdur durumuna sokmaya bayılıyoruz. Son Youtube olayında da vaziyet değişmedi. Yine en mağdur biziz. Bizim kendi hukukumuz ve doğrumuz tüm dünyada da geçerli olmalı. Bunun her daim dile getirilen bir argümanı da var: "Türkiye'nin özel koşulları var"

Türkiye'nin özel koşulları yasakçılığın, demokrasinin, özgürlüklerin önünde yıkılmaz bir duvar olmaya devam ediyor.