Donanim 24 KASIM 2009 / 05:41

Hacı sen ne ayaksın?

Geçtiğimiz haftaya TEDxBosphorus damga vurdu, güzide köşe yazarlarımız kapıda kuyruk oldu!

Geçtiğimiz haftaya TEDxBosphorus damga vurdu, güzide köşe yazarlarımız kapıda kuyruk oldu!

İstanbul Digital Kültür ve Sanat Vakfı tarafından TED lisansıyla 23 Kasım'da İstanbul Modern Kültür ve Sanat Müzesi'nde düzenlenen TEDxBosphorus Konferansı'nda dinleyiciler için ayrılan 250 kişilik kontenjan, etkinliğe bir hafta kala tükenmişti. Yoğun ilginin yaşandığı etkinlikte katılımcılar birbirinden ilginç konuları da merakla takip etti.

Ancak bizim konumuz TEDxBosphorus Konferansı'nın detayları değil. O detayları ilgili haberlerimizden okuyabilirsiniz. Bizim derdimiz medya ve özellikle yazılı medyamızda köşe tutmuş yazar takımı. TED; dünyada eşi benzeri olmayan, ele aldığı konularla fark yaratan, katılımcılarını yeniliğe, ileriye dönük bakış açılarına belki de icatlara doyuran bir etkinlik. Böylesi bir etkinlik lisansıyla Türkiye'de yapılıyor ve 17 yaşında bir Lise öğrencisi bu etkinliğe katılabilmek adına TEDxBosphorus Kuratörü Zafer Kurdakul'a ulaşarak ona inanılmaz keyifli bir e-posta gönderiyor.

Koç Lisesi'ne giden bu kardeşimizin gördüğünü köşe yazarlarımızın hiçbirisi göremiyor maalesef. Aylar önceden duyuruları başlayan bu ülkenin gazetelerinde köşeleri, televizyonlarında programları olan yani gündemi belirleyen kişilere giden davetiyelerden ise bir tane bile olumlu dönen yok! Bırakın olumluyu "dönen" yok, "ya hacı bu TED ne ola ki" diyen de yok maalesef.

Kimse kusura bakmayacak, kimse alınmayacak. Eğer sen bu ülkede köşe yazıyor ve TED'in ne olduğunu dahi bilmiyorsan ya şarap tatmaktan beynin uyuşmuştur ya da gerçekten mevcut politikaların esiri olmuş, esen rüzgârla birlikte bir sağa bir sola sallanıyorsundur. Bu iş, GDO ile ilgili atıp tutmaya, yanında ya da karşısında olmaya benzemez. Adama sorarlar, "hacı sen ne ayaksın?"

İyi haftalar.