Donanim 16 HAZİRAN 2010 / 10:32

Gerçekliğin sahiciliği mi, sanal olanın yapaylığı mı?

Bilgisayar başındaki çocuklar sahadan uzak mı kalacak?

Bilgisayar başındaki çocuklar sahadan uzak mı kalacak?

Madem futbolda Dünya Kupası başladı ve uzun süre günlük gündemlerimizin ilk maddelerinden biri spor olacak, o halde ben de geçen hafta hakemler ve takımlar açısından değindiğim spor ve teknoloji konusuna bu hafta farklı bir açıdan yaklaşayım. Bu kez tüketici tarafında yer alan insanların açısından, en çok da çocukların ve gençlerin.

Soru şu: Teknolojinin gelişmesi, artık 2-3 yaşındaki çocukların bile teknolojiyi, teknolojik aletleri yetişkinler gibi kullanabilmesi, çocukların okul dışında kalan zamanlarını, yaz tatillerini sokaklarda oyun oynayarak, top peşinde koşarak değil de bilgisayar başında oynayarak geçirmesi bu çocukların spor sahalarından uzaklaşmasına, yeteneklerini sahalarda parkelerde sergileyememesine neden oluyor mu?

Bu konuda en çarpıcı açıklamayı iki yıl önce o dönem Efes Pilsen'in koçluğunu yürüten Amerikalı teknik adam David Blatt yapmıştı. Genel olarak dünyada basketbolun düşüşte olduğunu söyleyen Blatt, bunun en önemli nedenlerinden biri olarak teknolojiyi işaret ediyordu. Blatt, şunları söylemişti: "Yeni neslin iyi olmamasının sebepleri MTV, PlayStation ve MP3'tür bence. Gençler bol bol MTV izliyor, PlayStation oynuyor ve MP3 dinliyor. Bunlarla ilgilenmekten sahaya çıkacak zaman bulamıyorlar. Kafaları hep başka şeylerde."

Şöyle bir çevreme bakıyorum da, Blatt'ın eleştirisi haksız demek mümkün değil. Artık çocukların ve gençlerin büyük bölümü sokaklar yerine bilgisayar masasını tercih ediyorlar. Bilgisayarın, bilgisayarların sunduğu sanal dünyanın imkanları, hayallerin sanal dünyada daha kolay gerçekleşebilme ihtimali çocukları da cezbediyor.

Sanal olanın gerçeğin yerini alması tartışması yeni değil aslında. Bu durumun en çok tehdit yarattığı alanlardan biri spor dünyası. Peki gerçeğin sahiciliği, sanal olanın yapaylığının önüne geçebilecek mi? Bu konuda görüşlerini sorduğum Türkiye spor basınının en nitelikli kalemlerinden Radikal Gazetesi yazarı ve NTV Spor program sunucusu Bağış Erten ümitsiz değil. Erten, "Bu konuda çok karamsar olmamak gerektiğini düşünüyorum. Ne olursa olsun gerçeğin sahiciliği, sanal olanın yapaylığının önüne geçecektir. Burada sorun biraz da irade ve bilinç sorunu. Hepimiz bilgisayar oyunu oynuyoruz. Bunda bir sorun yok. Sorun teknolojiyle aramızdaki kontrol meselesi. Eğer oyunlar bizi kontrol ederse işimiz zorlaşır. Gencecik sporcuların durumu da. Ama siz onu kontrol edebilirsiniz bu sefer güçlenen siz oluyorsunuz" diyor.

Ben açıkçası bu konuda Erten kadar ümitli değilim. Çocukluk ve ilk gençlik biraz da hayal dünyasında yaşanan, hayallerin bazen gerçeklerin bile yerini almaya aday olduğu dönemlerdir. Bilgisayar oyunlarının sunduğu başarıya sanal da olsa kolayca ulaşabilme olanağı sadece çocukların ve gençlerin değil, yetişkinlerin bile hoşuna giderken, çocukları bilgisayar başından kaldırmak, onları parkelere, sahalara, pistlere çekmek hiç de kolay olmayacak. Hatta yıllar geçtikçe, oyunlar gerçeğe daha da yaklaştıkça bu iş daha da zorlaşacak.