Donanim 27 KASIM 2008 / 09:18

Gelecek fütursuzca gelecek

Kimimiz gelecekten çok umutluyken, kimimiz de çekiniyoruz. Ancak kaçımız geleceğimizi yönlendirebileceğimizi idrak ediyoruz.

Kimimiz gelecekten çok umutluyken, kimimiz de çekiniyoruz. Ancak kaçımız geleceğimizi yönlendirebileceğimizi idrak ediyoruz.

Geçen hafta İstanbul ilk Fütüristler Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Birbirinden değerli konuşmacılar yoğun bir katılımcı topluluğunun ufkunu açtı, zihinlerini tazeledi. Pek çok kişinin kristal küreli falcı zannettiği fütüristlerin pek de öyle olmadıkları, kendilerine kulak verildiğinde, çalışmaları incelendiğinde bireylerin, kurumların ve hatta dünyanın neler kazanabileceği anlaşıldı. Sanırım.


 


Zirvenin onur konuğu ise yaşayan en deneyimli, en saygın fütüristlerden bir olarak kabul edilen Jacque Fresco idi. 92 yaşındaki Fresco fütüristliğinin yanı sıra endüstri mühendisi, mimari tasarımcı, toplum mühendisi ve düşünür kimliklerine de sahip. Aslında tüm bu yetenekleri onu başarılı bir fütürist yapıyor diyebiliriz. İnsanlık kültürünü yeniden tasarlamayı amaç edinen Venüs Projesi’ni hazırlayan kişi olan Fresco’nun günümüz insanına bile hayal gibi görünecek varsayımları, tasarımları ve öngörüleri var.


 


Bilişim Zirvesi ’08 kapsamında Gençlik Zirvesi’nde Doruktan ile gerçekleştirdiğimiz “Geleceğin Neresindeyiz?” sunumumuzda özellikle 2000’li yıllar için Jules Verne, Arthur C. Clarke gibi bilimkurgu ustalarının öngörülerini izleyenlerle paylaşmış, yarı şaka yarı ciddi günümüzü sorgulamıştık. Sunumu http://www.btnet.com.tr/wps/portal/btnet-tv/detay?wcm.haberId=btnethaber_1223984022931 adresinden izleyebilirsiniz.


 


Tabii, “Geleceğin Neresindeyiz?” sorusunu Jacque Fresco’ya sorduğunuzda aldığınız cevap sunumumuzun sonunda bizim vardığımız sonuçtan daha karamsar çıkıyor. Fresco iç çektikten sonra “İkinci Dünya savaşı’na harcanan para dünyanın gelişmesi için harcansaydı ne olurdu?” sorusuyla zaten aklımıza düşmüş olanı daha da canlandırıyor.


 


Fresco ile görüşme fırsatı bulduğumuz kısa süre içinde anlattığı kıssadan hisseyi sizinle paylaşayım: “Dünyada bir nükleer savaş çıkar veya bir doğa afeti meydana gelir. Her şey yok olur. Yıllar sonra uzaydan ziyaretçiler gelir. Bu gezegene ne olmuş böyle, bir kanıt bulalım diye başlarlar araştırmaya. Sonunda dev bir kasaya ulaşırlar. Kalın, çelikten kasa zar zor açılır ve uzaydan gelen canlıların beklediğinin tersine, içinden dünya tarihini anlatan belgeler yerine tomar tomar para çıkar”. Bence yine de tarihten parçalar bulmuşlar diyebiliriz. Öyle ya. Amerikan Başkanları’ndan bir kaçını tanımış olacaklar.


 


www.thevenusproject.com


 

www.futurizm.org