Donanim 24 TEMMUZ 2009 / 05:58

Ericsson ve 2020 vizyonu

Geçtiğimiz hafta Çeşme'de Ericsson Teknoloji Tırı'nda gördüklerimiz ve konuşulanlar bazı soruları da akılda bırakıyor.

Geçtiğimiz hafta Çeşme'de Ericsson Teknoloji Tırı'nda gördüklerimiz ve konuşulanlar bazı soruları da akılda bırakıyor.

Ericsson, tüm Avrupa'yı dolaştırdığı TIR'ıyla gerçekten çok güzel bir iş çıkarmış. Gerek ileri teknoloji olarak gerekse de sosyal hayat olarak önümüzdeki yıllarda nelere sahip olunabileceğinin 30'a yakın örneği TIR'ın içerisinde sergileniyor.


Hatta sergilenemeyen daha da fütüristik konseptler için de kısa video klipler hazırlanmış. 2020 yılı fikirleri heyecan uyandırıyor.3G, LTE ve henüz adı bile konmamış gelecek genişbant teknolojileri gerçekten bireylerin ve şirketlerin önüne sınırsız olanaklar sunuyor. Ancak öte yandan bu ‘hızlı' ve ‘hiç durmadan iletişim'li gelecek vizyonu bir çok soruyu da beraberinde getiriyor.


Çünkü bu gelecek bulmacasında eksik kalan bir şeyler var. En önemlisi de operatör kim, altyapı sağlayıcısı kim ve tüketici kim belli değil... Bu geleceğin ticari ve etik olarak nasıl modelleneceği de...


Örneklemeye çalışayım:


Mobil ağlar üzerinden veri transferi hızının gittikçe artması ve gelişen bulut bilgi işlem (cloud computing) altyapıları aslında ek bir şeyi gösteriyor. Yakında tüm verilerimizi, her yerden erişebilmek için lokalde değil de sonsuz depolama çiftliklerinden yer kiralayarak orada tutacağız. İşin güvenlik tarafında girmeyeceğim ancak şu sorunun yanıtını bulamıyorum. Diyelim ki siz bir bulut bilgi işlem servisinden yararlanarak tüm dokümanlarınızı ağın üzerine taşıdınız ama hayat bu ya, o ay cebinizdeki para servisin faturasını ödemeye yetmedi. Servis sağlayıcılar nasıl bir tutum sergileyecek bu durumda? Faturayı ödememiş olmanıza rağmen verinize erişmenize izin mi verecek yoksa fatura tarihini üç gün geçirirseniz dokümanlarınıza erişemeyecek misiniz? Bugünkü örneklere bakarsak erişemeyeceksiniz... Hatta devamında da ödeyemezseniz o dokümanları bir daha görüp göremeyeceğiniz de şüpheli...


Aslında bu örnekler çoğaltılabilir ama şimdi uzatmamak adına, o ‘hızlı' geleceğin aynı zamanda içerisinde ne kadar ‘lezzetli' sürprizler barındırabileceğini göstermek için bu örneği paylaştım.


Önümüzdeki dönemdeki yazılarımda da geleceğin ticari ve etik olarak nasıl şekillenebileceğine dair birtakım örnek ve modellemeler yapmaya devam edeceğim.


Bitirmeden, Ericsson Tırı'nda aklıma takılan bir şeyi daha söyleyeyim:


TV yayıncılığı başladığından beri bir anten almak en azından karasal yayınların hepsini izlemeniz için yeterli olurdu. Havadaki sinyale ekstradan bir bedel ödemezdiniz. Bunu mobile uyarlarsak nasıl olacak peki? O sürekli ödediğimiz işletim bedellerini, ekstra vergileri, altyapı giderlerini filan düşününce hayatımda ilk defa televizyon kanallarına acıyasım geliyor...