Donanim 04 AĞUSTOS 2010 / 07:01

Elektrikli bisikletler olsa, ah daha da çok olsa

Şehrin trafik karmaşasına çözüm olmaz mı?

Şehrin trafik karmaşasına çözüm olmaz mı?

Geçtiğimiz haftalarda izin için memlekete gittiğimde, komşunun yeni satın aldığı aldığı elektrikli bisikleti deneme fırsatım oldu. Küçüklüğümden beri bisiklete binmekten ayrı bir keyif alırım, hatta bugün bile fırsat bulduğum hafta sonlarında çıkarıp uzun uzun gezdiğim bir bisikletim vardır. Elektrikli bisikletler konusundaki gelişmeleri de uzun zamandır uzaktan seyrediyordum, ama bir tanesine binip denemek için daha önce hiç fırsatım olmamıştı.

Bisikleti sürmeye başladığım anda içimi kaplayan his, rüyalarımdaki ulaşım aracını bulduğumu söylüyordu sanki bana. Düşünsenize, normalde pedal çevirerek etrafı dolaşırken yorulduğunuzda, veya baş edemeyeceğiniz kadar dik bir yokuşla karşılaştığınızda elektrik motorunu devreye sokmanız yeterli. Veya keyfiniz öyle istiyorsa, pedala bile basmadan şarjınız bitene kadar dilediğiniz gibi gezip dolaşabilirsiniz.

Bunun karşılığında çevreye emisyon adına saldığınız hiçbir şey yok. Duyduğunuz tek gürültü ise arka tekerden gelen ince bir vızıltıdan ibaret.

Elektrikli bisikletler, özellikle kısa mesafe ulaşım için özellikle Çin'de çok yaygın kullanılıyor. Wikipedia verilerine göre ülkede 120 milyondan fazla elektrikli bisiklet bulunuyor. Bazı ülkelerde yaygınlıklarındaki artış yüzde binlerle ifade ediliyor. Üstelik motor desteğiyle saatteki hızı 25 kilometreyi aşmayan ve 250KW altı motor gücüne sahip bu bisikletler plaka, ehliyet, ruhsat ve vergi gerektirmiyor.

Tek bir şarjda 100 kilometrelik menzile ulaşabilen modelleri var. Toplam şarj maliyeti ise şarj başına 50 kuruşla 1 lira arasında bir rakam.

Bütün bunları üst üste koyunca düşündüm de, İstanbul'un bitmeyen trafik çilesi için çok güzel birer alternatif olabilirler aslında. Geçtiğimiz hafta çıkan haberlerde İstanbul'un elektrikli araçlara hazırlık olarak şarj istasyonlarıyla donatılacağını okumuştuk. İşe pekala elektrikli bisikletlerin yola çıkmasını kolaylaştıracak düzenlemelerle başlanabilir.

Örneğin benim için ev ve işyeri arasındaki mesafe yaklaşık 15 kilometre. Uygun bir elektrikli bisikletle, tek şarjda bu mesafeyi en az 2 kez gidip gelmek mümkün. Üstelik püfür püfür boğaz havası alarak, trafiğe takılmadan, havaya duman saçmadan, tek başınıza işe gitmek için 5 kişilik aracınızı garajdan çıkarıp trafiğe sokmadan ve iş yerine vardığınızda üstünüzü değiştirmenize gerek kalmadan.

Neden olmasın?

Başta köprü geçişi olmak üzere bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılması için atılacak somut adımları dört gözle bekliyorum.