Donanim 06 EYLÜL 2008 / 07:35

Eklentilerim olmadan şurdan şuraya gitmem

Google Chrome tarayıcısı güzel ama, Firefox’a da fena alışmışız...

Google Chrome tarayıcısı güzel ama, Firefox’a da fena alışmışız...

Google, geçtiğimiz Çarşamba günü Chrome web tarayıcısının beta sürümünü kullanıma sundu. Şahsen bunu büyük bir sürpriz olarak karşıladım, zira aylardır takip ettiğim haber kaynaklarında Google’ın böyle bir çaba içinde olduğuna dair hiçbir ipucuna denk gelmemiştim. Firma tarayıcıyı duyurdu ve ertesi gün yayınladı. Böyle büyük bir şeyin hazırlığı içinde olup da bunca zaman çenelerini tutmuş olmayı becerebilmeleri bana hayli ilginç geldi...


Şimdi bütün web bununla çalkalanıyor. İncelemeler, görüşler ardı ardına geliyor. Gelen en ilginç haber de tarayıcının duyurulduktan sonra ilk 24 saat içinde dünya tarayıcı pastasından yüzde 1 pay almayı başardığına dair haberler oldu. Bugün okuduğum bir kaynakta 3 gün içinde bu payın yüzde 3’e ulaştığından bahsediliyordu; siz bunu okurken pay belki yüzde 4’e dayanmış olacak. Açıkçası ben de Chrome’u merak etmedim değil. Fakat zaten Internet Explorer’ın (mecburen) ve Firefox’un (tercihen) yer aldığı bir sisteme üçüncü bir tarayıcı eklemek de içimden gelmedi, bu yüzden üç gün dişimi sıktım. Sonunda http://stadt-bremerhaven.de/2008/09/03/portable-chrome-021510/ adresinden Chrome tarayıcısının kurulum gerektirmeksizin doğrudan USB sürücüler üzerinden çalışan bir sürümünü buldum, belleğe kopyalayıp çalıştırdım.


İlk izlenimlerim gayet olumlu. Tarayıcı hızlı, ekrandaki özellikle üst alanı gayet verimli kullanıyor, Google’ın başından beri alıştığımız o sade yaklaşımı her tarafına işlemiş. Size tam olarak istediğiniz şeyi sunmaya çalışan bir yapısı olduğunu hissediyorsunuz, ne daha azını sunuyor ne de daha fazlasını. Özellikle yeni tab açtığınızda geçmişte neler yaptığınızı ve daha çok hangi adreslerde gezindiğinizi gösteren yönlendirme arayüzünü bir hayli beğendim. Beğendim ama, kapatınca elim yine Firefox’a gitti. Zira Firefox’un eklentilerle bezeli dünyasına öyle bir alışmışım ki... Uzun bağlantı adreslerimi kısaltan TinyURL Creator, sayfaların istendiği an IE motoruyla gösterilmesini sağlayan IETab, web albümleri arasında gelecekten fırlamış gibi görünen bir arabirim eşliğinde gezinmenizi sağlayan PicLens gibi eklentiler hayatıma iyice işlemiş. Yarın bir gün blog sitesine fotoğraf yüklemek istesem, Twitter servisini kullanmaya başlasam, Delicious’a link atma alışkanlığıma devam edecek olsam tüm bu işleri yapacak yüzlerce eklentinin beni bir tık uzakta beklediğini biliyorum. Hatta Chrome çıktıktan hemen sonra, Firefox altında web sayfalarının Chrome motoruyla gösterilmesini sağlayan Chrome View adlı bir eklenti bile yayınlandı.


Firefox’u gönüllü olarak destekleyen ekip gerçekten hızlı çalışıyor. İşte bu nedenle, benim gibi bu işe alışmış kullanıcıları Firefox’tan vazgeçirmek zor olacak gibi görünüyor. Diğer yandan Chrome’un insanın içine işleyecek ölçüde amaca odaklı yalın arabirimi ve yoğun olarak kullandığım Google servisleriyle bütünleşme potansiyeli, düşüncelerimi çelmiyor değil. Şu eklenti işi çözülse, sanki terazinin kefesi o tarafa kayacak gibi. Chrome beta sürecinden çıkıp olgunlaştığında bu konuyu bir kez daha değerlendireceğim.