Donanim 20 KASIM 2008 / 07:44

Durdurun üretimi, tüketilecek çok şey var!

Üretim, üretim diyoruz ama arz talebi aştıkça sorunlar da büyüyor.

Üretim, üretim diyoruz ama arz talebi aştıkça sorunlar da büyüyor.

Alışveriş merkezleri ve caddelerde vitrinlere bakınır, dükkânları gezinirken hep merak ederim “Bu kadar ürün sonunda ne olacak!” diye. Öyle ya, ister giysi, ister cep telefonu her tür üründe sezonlar, kampanyalar, indirimler birbirini kovalamaya başladı. Aslında indirim dönemlerini düzenleyici bir yasa çıktığını hatırlıyorum. Ama demek ki indirimlerin ekonomiye yadsınamayacak katkıları var ki neredeyse her gün indirim var. Neyse konumuza dönelim.


 


Tüketim çılgınlığı diye bir kavramdan bahsedilir. Peki bu tüketimi karşılamak için yapılan üretim çılgınlığına ne demeli? Açıkçası günlük hayatta tanık olduklarım, sorunu tüketimin değil üretimin uç noktada olmasının yarattığını düşündürüyor bana. Evet, üretim istihdam demek, gelir demek. Ancak yine de belirli plan ve programın dışına çıkıldığında, kontrolsüz ilerlediğinde başımıza iş açtığı da ortada.


 


Mesela; bir cep telefonu dükkânının vitrinine bakın. Kampanyalarda telefonların fiyatlarının 150 YTL civarına indiğini görebilirsiniz. Peki kaç kişi bu telefonlara ilgi gösteriyor. Aldığım bilgilere göre çok fazla değil. Herkes yeni modelin peşinde, ki yeni modelin de kampanyaya düşmesine altı ay gibi bir süre var. Nasılsa taksit seçenekleri bol. Bu durumda elimizde bir sürü cep telefonu iadesi bulunuyor. Dikkat! Bu sadece ve sadece bir ürün kategorisi. Pantolon, cam sileceği, dikenli tel, pinpon topu… Listeyi siz tamamlayın.


 


Diyeceksiniz ki, elde kalan ürünler geri dönüşüme gönderilecek ve malzemeleri reenkarnasyona uğrayıp farklı bir ürün olarak tekrar karşımıza çıkacak. Evet, ben de sizin kadar iyimserim bu konuda. Ancak yine de düşünmeden edemiyorum, bunun sonu nereye varacak?